"KÖYDEYİM, ŞANSLIYIM, FARKINDAYIM!" Gençlik Projesi Tamamlandı PDF Yazdır e-Posta

HABİTAT DERNEĞİ tarafından hazırlanan ve Gençlik ve Spor Bakanlığı Gençlik Projeleri Destek Programı kapsamında desteklenen "KÖYDEYİM, ŞANSLIYIM, FARKINDAYIM!" adlı gençlik projesi başarıyla tamamlanmıştır. Bakanlık yetkililerine, proje koordinatörü Ayşenur Bülbül hanıma, desteklerini esirgemeyen hocalarımıza, dostlarımıza, katılımcılara teşekkür ederiz.

 
Ongözlü Köprü Kurtuldu PDF Yazdır e-Posta

Enerjimagazin-Orman ve Su İşleri Bakanlığı, Diyarbakır'da Dicle Nehri üzerinde yapılacak olan 3 hidroelektrik santral (HES) projesinden biri olan ve Dicle Vadisi ile tarihi Ongözlü Köprü'yü sular altında bırakacak olan Dicle-II Regülatörünü ve HES projesini iptal etti.

DHA'nın haberine göre, Diyarbakır'da, Orman ve Su İşleri Bakanlığı tarafından, Dicle Nehri üzerinde yapılacak olan ve Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (EPDK) tarafından onaylanan 3 HES projesinden biri, kentteki sivil toplum örgütlerinin tepkisi ve projenin tarihi Diyarbakır surlarının UNESCO Dünya Kültür Mirası listesi adaylık sürecini etkileyeceği gerekçesiyle iptal edildi. İptal nedeniyle ilgili kurumlara bilgilendirme yazısı gönderen Orman ve Su İşleri Bakanlığı, DSİ Hidroelektrik Enerji Dairesi Başkanlığı, Dicle-II Regülatörü ve HES Projesine ilişkin olarak Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanlığı yazısının, projenin alan yönetimi sınırları içinde olduğu, bunun da UNESCO sürecini ve bu kapsamda dünya mirası olarak sunulacak olan Hevsel Bahçelerini ve Dicle Vadisi'ni olumsuz etkileyeceğinin belirtildiği ifade edildi.

Yazıda, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü'nün de projenin adaylık dosyasının önemli bileşenlerinden olan Hevsel Bahçeleri Kültürel Peyzaj Alanı ile Ongözlü Köprü'nün özgünlük ve bütünlüğüne zarar verebileceğinin anlaşıldığının ifade edilmesi nedeniyle projenin iptal edildiği belirtildi.


 
18. IFOAM DÜNYA ORGANİK KONGRESİ PDF Yazdır e-Posta

18. IFOAM DÜNYA ORGANİK KONGRESİ

İstanbul Kongre Merkezi (ICC), 13-15 Ekim 2014, İstanbul
Dünya Organik Kongresi’nin Ana ve Bilimsel Bölüm Programları Hazır!

Kongrenin ana bölümünde, organik dünyayı etkileyen ekonomik ve sosyal konular, konusunda uluslararası saygınlığa sahip konuşmacılar tarafından masaya yatırılacak.Katılımcı bir ortamda güncel durum, güçlü ve zayıf noktalar değerlendirilecek ve organik dünyanın geleceği için projeksiyonlar yapılacak.

Bilimsel bölümde ise son üç yıl içerisinde organik üretim, işleme ve pazarlama yöntemleriyle ilgili yapılmış en etkin bilimsel çalışmalar, katılımcılarla paylaşılacak.

Programlarla ilgili detaylı bilgiye ulaşmak için;
http://bit.ly/1q07Czb

Kongrenin diğer iki bölümü olan Uygulayıcı Bölümü ve Atölye Çalışmaları’nın programları da çok yakında kongrenin web sitesinde duyurulacak. (http://bit.ly/1od318F)

Tüm konuşmacı ve katılımcıları heyecanla bekliyoruz!

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 
Şehirler, Efsaneler, Arkeolojik Astronomi PDF Yazdır e-Posta

 

EVVEL ZAMAN İÇİNDE
Şehirler, Efsaneler, Arkeolojik Astronomi
Alev Alatlı

Ben, İstanbul’luyum. Anadolu şehirlerinin hemen hepsi gibi, çocukluğumun İstanbul’u da Rus dilinde “regulyarnaya” kelimesi ile ifade edilen “nizami mimari”den hemen hiç nasibini almamış bir şehirdi. Bugün bile almış olduğu söylenemez.

Bizim düzine tankın yanyana geçebileceği cetvelle çizilmiş büyük bulvarlarımız, dört köşe “rayon”larımız, geometrik meydanlarımız, bize tepeden bakan dev binalarımız hemen hiç olmamıştı.* Topkapı, Çırağan gibi imparatorluk sarayları bile, daha sonraki yıllarda ziyaret etmek fırsatını bulduğum West Minister, Versailles gibi yapıların, Alman şatolarının yanında hayli mütevazıdırlar. Zarif Beylerbeyi kasrı, St.Petersburg’daki o nefes kesici Çarskoye Selo ile kıyaslandığında, Çariçe Elizabeta’nın giyinme odasından daha büyük yada daha görkemli değildir. Bizde Kazan Üniversitesinin muhteşem bloğunun bir eşi de yok.** Dar, dolambaçlı, hatta eğribüğrü sokaklar, kâh birbirlerine abanan, kâh uzaklaşan ahşap yapılar, küçük meydanların ortasında küçük camiler, mescitler, sebiller, çitlembikler, fıstık çamları, ıhlamurlar ve erguvanlar.*** İstanbul, buydu. Şurası muhakkak ki, hiç bir zaman bugün gördüğüm görkemli Kazan olmadı. Ve ben hep merak ettim, “Neden?”

devamını oku>>>

 
Termal zenginliğe sahip Afyon, enerjide kendi kendine yeten ilk kent oldu PDF Yazdır e-Posta

Yenilikçi jeotermal projelerle dikkat çeken Afyon, enerjide kendi kendine yeten ilk kent oldu. Termal zenginliğe sahip şehirde, 15 bin konut, 50 otel ve yüzlerce sera yer altından ısıtılıyor. Doğalgaz ve kömür kullanılmıyor. Yıllık 210 milyon cepte kalıyor.

Afyon jeotermal enerji yatırımları ve bu alanda dünyada örnek gösterilen buluşlarıyla dikkat çekiyor. Sabah Gazetesi’nden Metin Can’ın haberine göre, Özellikle jeotermal ve güneş enerjisi alanında uzmanlaşan Afyon’da inovatif projelerin bütçesi 1 milyar doları buldu. Türkiye’nin en büyük termal ısıtma sistemine sahip olan şehirde 15 bin konut jeotermal enerji kaynaklarıyla yüzde 60′a varan oranda daha ucuza ısınıyor. Bu da yılda 300 bin ton kömüre denk geliyor. İlde bu sayede yıllık 210 milyon dolar cepte kalıyor. Valilik, bu parayı da yeni jeotermal buluşlara kaynak olarak aktarıyor.

2013′te alternatif ve yenilenebilir projelere 75 milyon dolarlık kaynak ayıran Afyon, patent ve faydalı model etiketi alınan 12 buluşu hayata geçirdi. Son yatırımlarla birlikte ilde yaklaşık 1.5 milyon metrekarelik kapalı alan yer altından gelen doğal suyla ısıtılmaya başlandı. Buna evlerin yanı sıra 50 otel de dahil. Ayrıca ildeki sera alanlarının ısınması da yine termal sistemlerle yapılıyor.

http://enerjienstitusu.com/2014/01/07/termal-zenginlige-sahip-afyon-enerjide-kendi-kendine-yeten-ilk-kent-oldu/

 
Kayseri'de %100 Ekolojik Pazar PDF Yazdır e-Posta

Buğday Derneği’nin %100 Ekolojik Pazar Projesine bir halka da Kayseri’de eklendi 

Kayseri Kocasinan %100 Ekolojik Pazardan çok başarılı açılış! 

Kayseri Kocasinan %100 Ekolojik Pazarı, 21 Temmuz Pazar günü açıldı. Ürünlerin üç saat içinde tükendiği pazarın fiyatları “organik ürün pahalıdır” yargısını sona erdirdi. Buğday Derneği, “yerel üretim ve yerel tüketim”in ve  “üreticiden tüketiciye pazarlamanın” önemine bir kez daha dikkat çekiyor. 

Kayseri Kocasinan %100 Ekolojik Pazar, Kocasinan Belediyesi, Kayseri İl Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü işbirliği, Kapadokya Organik Tarım Üreticileri Birliği Derneği ve Buğday Ekolojik Yaşamı Destekleme Derneği destek ve danışmanlığıyla 21 Temmuz Pazar günü açıldı. Böylece yerel yönetimler işbirliği ile Buğday Derneği destek ve danışmanlığında kurulan %100 Ekolojik Pazarların sayısı 8 oldu. 

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, Kayseri Valisi Orhan Düzgün ve Kocasinan Belediye Başkanı Bekir Yıldız'ın katılımıyla açılan Kocasinan %100 Ekolojik Pazar, Buğday Derneği’nin bugüne kadar savunduğu yerel üretip yerel tüketmek anlayışı ışığında, “organik ürünün pahalı” olmayabileceğini kanıtladı.

Devamını oku...
 
ŞEYH HASAN ONAR (ONER) PDF Yazdır e-Posta


ŞEYH HASAN, BÖLGESİNİN ULU EVLİYASIDIR
Dr. İsmail KAYGUSUZ

23 Mayıs l983 yılında İstanbul Atatük Kültür Merkezi’nde yapılan Uluslararası Anadolu Uygarlıkları Araştırma Sempozyumu’nda Şeyh Hasan (Oner) Onar’ı, bir Doğu Anadolu köyünün kültürel geçmişi üzerinde araştırma çerçevesinde, “Adı bilinmeyen bir Türk kolonizatörü” başlığı altında bir bildiriyle bilim dünyasına sunmuştum. Onar Köyü’ndeydi Şeyh Hasan’ın türbesi. Soyundan geldiğimiz atamıza saygımızı, onu evliyalaştırarak sürdürüp bugüne getirmiştik. Sığınağımızdı, ziyaretgahımızdı Onar Dede türbesi; mutlu günlerimizde üzerinde kurban keser lokma dağıtır, acılı günlerimizde yardım diler ve onun kutsallığına sığınırdık.

Şeyh Hasan’ın gerçek kişiliğini ne biliyor ne de merak ediyorduk. Sadece o bizim atamız, kerametleriyle tanıdığımız evliyamızdı; kuru bastonunu toprağa sokunca yeşerip “Sakız Baba” oluşmuş, bir tekme vurunca su çıkmış “Pınar” olmuş, tekkesini kurarken ağaç aramaya çıkmış bir koca kiraz ağacı, köküyle göçeğiyle kendiliğinden düşüp peşine gelmiş. Bir tas çorba ve bir torba arpayla padişahın üç bin atlı ve üç bin yaya askerini atlarıyla birlikte doyurmuş...

Şeyh Hasan Onar’ın kimliği masalsı anlatımlar biçiminde geldiği gibi, halk ozanlarının şiir diliyle de günümüze ulaşmıştı. Üç yüz yıl sonra Pir Sultan Abdal O’nun için bir nefes yazıp, “yetiş Onar Dede sen imdat eyle” diye yalvarıyorsa oldukça önemliydi. Elbetteki bu söylenceler gözardı edilemezdi. Ancak keramet söylenceleri, içlerinde gerçeğe ışık tutan özü taşımakla birlikte, gerçekliğin, gerçek bilginin kendisi değildir, olamaz. Somut gerçeği yakalamak için maddi kanıtlara gereksinim vardı. Bunun üzerine türbenin bulunduğu Onar Dede mezarlığındaki taşları tek tek inceledik; tipik Selçuklu Dönemi mezar taşlarıydı. Bu taşlardan biri üzerine kazınmış, mezarlık sakinlerinin mensup oldukları Türk boyunun damgasını bulmuştuk. Bir de Şeyh Hasan Onar’e ait vakıf belgesinin 17. yy. kopyası ortaya çıkınca çalışma kolaylaşıyordu. Şeyh Hasan’ın yaşadığı tarihsel dönemi tam aydınlatan ve kişiliği üzerinde doğru tanıların ipuçlarını veren bu maddi kanıtlarla, söylencelerde olağanüstülükler, yani kerametler olarak verilmiş olayların yorumu daha nesnelleşir ve gerçeğe ulaşılabilirdi.

Devamını oku...
 
<< Başlangıç < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Son >>

Sayfa 1 / 57
www.ozelgeceler.com instagram beğeni hilesi