KULAYI SİMGELEYEN DEĞERLER - Kula Yarenleri


Yaren kelimesi yar, dost, sevgili, tanıdık anlamındadır. Dolayısıyla yaren; dostlukları, sevgiyi ve saygıyı ifade etmektedir. Yaren sohbetleri yarenlik, yar etmek için yapılan, yani dostlar arasında yapılan eğlenceli toplantılardır. Yarenlik ayrıca toplumsal bir kurum olarakta karşımıza çıkar. Tarihte bir amaç çevresinde toplanmış ya da aynı amacı paylaştıkları için bir araya gelmiş olanlara "yaren" denilmektedir. Yaren sohbetleri geleneksel teşkilatlanma biçimi ile toplumsal hayatta önemli roller üstlenmiştir. Yarenliğin kişinin hayatında önemli bir rolü vardır. Özelllikle yaren örgütlerinde bulunanlara güzel huylar kazandırır.

  • Oturup Kalkma

  • Yemek Yeme

  • İltifat Etme

  • Musiki

  • Oyun

  • Atışma

  • Dikkatli ve uyanık olma

  • Temizlik

  • Kötü Alışkanlıklardan Korunma

Bireye kazandırılmak istenen özelliklerin tamamı Ahilik müessesi ilkeleri arasında yer alır. Yarende bulunan gençler, öğrendiklerini görerek dinleyerek ve yaşayarak öğrenirler. Yaren teşkilatı bu sebeple dostlardan, tanıdıklardan, arkadaşlardan oluşan ortak amaçlı ve düzenli çalışan bir kuruluştur. Teşkilatı yönetenler yarenler tarafından oy birliğiyle seçilir. Yaren yöneticisine Yarenbaşı, Yiğitbaşı ya da Kızanbaşı denilir. Yarendeki her bireye Kızan, ekipte oyun oynayanlara da Efe denir. Yarenbaşı ekibin her hareketinden sorumludur. Bir şikayet olursa Yarenbaşına söylenir ve Yarenbaşı gereken cezayı verir.

Yaren teşkilatının görev üstlendiği en önemli organizasyon düğünlerdir. Düğünün başladığı gün olan Perşembe günü; içerisinde keşkeklik buğday, çerez, kına bulunan tepsiler ile yapılacak yemekler için kesilecek olan bir canlı hayvan yaren kızanları tarafından oğlan evinden kız evine götürülür. Buna seysana denir. Seysana beş altı kişilik yaren kızanı tarafından bayrak eşliğinde davul, klarnet ile gider ancak oyun oynanmaz.seysana kız evine götürüldükten sonra yaren teşkilatı’nın bayrağına bir hediye asılır. Eskiden basma kumaş bağlanırken günümüzde para takılmaktadır. Ayrıca bir tane gömlek bağlanır. Gömlek, düğün sırasında yaren için verilen diğer malzemelerle satılır ve yaren teşkilatı hesabına geçilirilir. Seysana kız evine götürüldükten sonra bayrak yaren kızanları tarafından oğlan evine getirilerek asılır.

Perşembe günü seysana götürüldükten sonra akşam saatlerine kadar yaren teşkilatı’nın bir görevi kalmaz. Cuma günü düğün için gerekli malzemeler toplanır. Cumartesi akşamı kız evinde kına gecesi olur. Yemekler yendikten sonra yaren kızanı davet edilen evlerden davul eşliğinde misafirleri toplar ve kız evinin önündeki meydana götürür. Buna oturmaya gitmek denir. Erkekler de bu meydan da kendi aralarında halk oyunları ve seyirlik oyunlar oynarlar. Kadınlar bu oyunlara katılmaz, sadece seyrederler. Meydan da eğlence faslı bitince kız evi kına yakmak için kendi evine çekilir, misafirler konaklarına dağılır, yaren kızanı da oturak muhabbeti yapmak için oğlan evine gider. Pazar günü öğlen saatlerinde yarenler oğlan evinde toparlanır.Türkü söyleyerek kız evine giderler. Daha önce kadınlar tarafından hazırlanmış çeyizleri sererler. İplere serilmiş çeyizlerin altında oynarlar. Bir süre sonra erkekler oradan ayrılır. Oğlan evine gelin almaya gidecek at süslenir. Bir at gelin için diğerleri çeyizleri yüklemek için hazırlanır. Düğün alayına yaren kızanları arasından seçilen koruyucu adı verilen iki kişi eşlik eder. Yaren kızanları yolda, yöreye özgü olan bıçak oyunu oynarlar. Kız evinin önünde yaren kızanları halk arasında değişleme denilen maniler söyleyerek selamlar. Oğlan evine gelindiği zaman gelin hemen içeriye sokulmaz. Atın üzerinde kapıda bekletilir. Yarenler maniler söyleyerek oğlan evine girer ve onrada bulunanları da selamlar. Yaren kızanları ellerindeki bıçakları dayayıp avluya çökerler. Yine maniler eşliğinde yaren kızanına oğlan evinin akrabaları tarafından bahşiş verilir. Yarenler bahşişlerini aldığı zaman gelini avluya katar ama attan indirmezler. Mani eşliğinde gelin için, damadın babasından bir mal bağışlamasını isterler. Bu ritüel de tamamlandıktan sonra gelinin oğlan evinden içeri girmesi ile yarenin düğündeki işi bitmiş olur.

1960 yılına kadar Kula merkezinde Taş Mahalle Yareni, Arabacılar Yareni, Tabaklar Yareni, Eskiciler Yareni adlarıla anılan birden fazla yaren teşkilatının bulunduğu ve her teşkilatın 20 ile 30 kişi arasında değişen yareni olduğu göze çarpmaktadır. Yarenlerin meslek grubları ile adlandırılması ahilik teşkilatının günümüze uzantısı olduğunu söyleyebiliriz. 1960 yılından daha eski tarihlere gidildiğinde Kula’da varlıklı ailelerin de yaren teşkilatı oluşturdukları görülmektedir. Göldediler Yareni , Bekir Beyler Yareni, Keleşler Yareni, Serdar Ağa Yareni, Hilmi Ağa Yareni, Adil Ağa Yareni gibi ağa ismiyle anılmaktadır.Yarenlik kendi kuralları içinde belli kuralları olan, temelde terbiye disiplin ve hizmet anlayışına bağlı, yardımlaşma, birlikte olma, birlikte eğlenme, gereksiniminden ortaya çıkmış bir yapılanmadır. Yaren kızanı olmak beraber hareket etme, yalnızlıktan kurtulma, bir gurubun parçası olma, acıyı ve sevinci paylaşma duygularını da beraberinde getirerek kişiler üzerinde psikolojik bir rahatlık sağlar. Yaren teşkilatları terbiyeli, ahlaklı ve saygılı olma konusunda gurup içinde verdikleri eğitim ile topluma iyi insan kazandırma konusunda önemli bir görev üstlenir. Gerek teşkilat içinde gerekse düğünlerde uyguladıkları ritüellerle geleneklerin devamını sağlamış olurlar.

Toplum olarak kabul görmeyen kötü hal ve hareketlerin sakıncaları öğretilir. Birey ve çevre için gerekli olan temizlik kurallarını din ve gelenek yaptırımlarına göre anlatır ve öğretir. Başkaları tarafından kandırılmama, iyi niyetli olmak ve kendine güveni, deyim ve özlü söz söylemeyi, mahalli oyunlar yarenler içinde vakit geçirmek için oynanan, dayanıklılık gerektiren oyunlar öğretilir. Toplu halde türkü söylemeyi, iç ve dış güzellikler karşısında insanları mutlu etmek için güzel sözcükler söylemeyi öğretir. Toplu halde yemek yeme kuralları, büyükler ve küçüklerle birlikte iken nasıl oturulup kalkılır, oturma düzeni nasıl olur,öğretilir.