Seymenlik Nedir?

 

Seymenlik

Adı Oğuz, Soyu Oğuz,
Boyu Oğuz, Töresi Oğuz,
Kendi Beyini kendi seçer,
Çağ kapatıp çağ açar.
Vatan için serden geçer.
Doğrularla hemhal olan,
Yiğitlikte aslana emsal olan,
Sadakatta dünyaya timsal olan onlar,
Anadolu’yu yurt yapan
Selçuklu’nun temelinde onlar vardı.
3 kıtada at koşturan,
Osmanlı’nın özünde de onlar vardı.
27 Aralık 1919'da
Dikmen sırtlarında
Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk'e
"Paşam seni Görmeye Geldik, bu Vatan Uğruna ölmeye Geldik"
diyerek  Cumhuriyet’in Temelinde onlar vardı.
Onlar Bir Gerçek,
Onlar Bir Tarih,
Onlar! ANKARALI SEYMENLER
Ümit Arslan YILMAZ

 

Seymenlik geleneğinin kökeni oğuz Türklerine dayanır. Oğuzlarda sivil inisiyatifle oluşmuş, insanların hiçbir lider veya askeri otorite olmaksızın düşmana karşı bir araya gelmeleri ve kıyafetleri, kılıcı, atıyla Seymen Alayı (Seymen düzülmesi) oluşturmaları ile başlamıştır. İkinci Mahmud'un kurduğu "Sekban" teşkilâtı "Seymen" kelimesinden alındığını iddia edilmektedir. Seymen düzülmeyi yalnız Ankara Efeleri anane olarak saklamıştır.

Çünkü bütün Ankara civar köyleri; Çubuk'ta Kınık, Elmadağ eteğinde Bayındır. Ayaş'ta Kayı, Hüseyin Gazi dağı eteğinde Peçenek, Yazır, Dodurga, Bâlâ'da Avşar, Çubuk'ta Kargın, Çavundur, Eymir, Bökdüz köyleriyle Ankara'yı çevrelemiştir. Bütün bu köy adları Oğuzların yirmi dört boyunun adlarıdır. Köylerin pek çoğu Oğuzların Beydili aşiretine mensuptur.

Seymen alayı, daima kızılca günlerde kurulurdu. Yani millî felâket günlerinde, bir beyliğin ve devletin yıkılış sıralarında, halk yeni bir devlet kurmak ve baslarına yeni bir reis seçmek için Seymen Alayı kurardı. Bu alay yeni devleti kurar, yeni reisi seçerdi. Kuvvetle muhtemeldir ki Selçuk İmparatorluğu yıkılırken (Anadolu Selçukluları) yine böyle bir galeyan olmuş, Osman Bey aynı şekilde Kayı Aşiretinin başına bey seçmiştir.

Seymenlik Anadolu'ya özgü bir gelenek olup Ege yöresinde Efelik, İçanadolu'da ise Seymenlik olarak adlandırılmıştır. Önemli günlerde sinsin ateşi yakılması ve bu ateş etrafında sohbet edilmesi Seymenlik geleneğindendir. Maşatama denilen demirden yapılmış büyük bir çanağın içine yağlı çıra koyarlar bu ateşin etrafında davul ve zurna çalarak Zeybek oynarlar sohbet eder, bağlama çalarlardı. Bu ateşin üstünden atlayarak bir nevi tura oyunu oynayarak sabahı ederlerdi. Tarihte gündüz savaşan Seymenler akşam ateş etrafında sohbet eder bağlama çalarlardı.

Seymenlik geleneği muhabbeti bilmedir, töredir, adaptır. Bu gelenek Oğuzlardan, Selçuklulardan, Osmanlıdan günümüze kadar gelmiştir.

kaynak: ankaraseymenlerkulubu.org