Dünyada Bir İlk: Kanı Durduran Türk İlacı PDF Yazdır e-Posta

 

Prof. Dr. Haznedaroğlu, ürünün diyabet, hemofili gibi hastalıklarda etkili olabileceğini söyledi.
Türk bilim adamları, her türlü kanamayı birkaç dakika içinde durduracak bir ilaç geliştirdi. İlaç, ayrıca Cumhuriyet tarihinde ilk kez Sağlık Bakanlığı'ndan ruhsat alan yerli ürün oldu..

Her türlü kanamayı kapsül yaparak birkaç dakika içinde durduran maddeyi dünyada ilk kez Türk bilim adamları geliştirdi. Kan kaybından ölümleri durdurması hedeflenen ilaç, Cumhuriyet tarihinde ilk kez Sağlık Bakanlığı'ndan ruhsat alan yerli ürün oldu.

'KANAMA ANINDA DURDU'
İlacın, kanamayı hızla durduran etkisi Hacettepe Tıp Fakültesi Hematoloji Bölümü tarafından araştırılarak kanıtlandı. Her türlü kanama için üretimine başlanan ürün, ilk olarak Van Yüzüncü Yıl Tıp Fakültesi'nde sünnet olan ve kanaması 15 gün boyunca hiçbir şekilde durdurulamayan hemofili hastası Hakan Yargı için kullanıldı. Hastanın kanaması hemen durduruldu. Stratejik olarak da büyük önemi bulunan ürün, özellikle sınır bölgesine ilk yardım malzemesi olarak gönderiliyor. Klinik deneylerini yürüten Hacettepe Üniversitesi Hematoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. İbrahim Haznedaroğlu, "Bu ürün bugüne kadar kanama durdurma mekanizmasıyla ilgili bildiğimiz verileri alt üst etti. Kanama durdurma mekanizması tamamen farklı. Her türlü kanamayı birkaç dakika içinde durdurabiliyor. Tüm dünyada kan kaybından ölümleri bu sayede önlemeyi amaçlıyoruz" dedi.

BRITISH JOURNAL'DE
Çalışmanın, dünya literatürüne sunulması için dünyanın en saygın bilim dergilerinden International British Journal'de yayınlanmak üzere kabul edildiği öğrenildi.

İlacın tamamı bitkisel karışım

Pıhtılaşma sorunu olan hastaların bile kanamalarını anında durdurabilen madde tamamen bitkisel karışımlardan yapılıyor.

Isırgan otu, asma yaprağı, havlıca, meyan kökü ve kekik bileşiminden hazırlanıyor. Cahit Fırat isimli bir kişinin ailesinden kalma formülle yaraları iyileştirmek için kullandığı halk arasındaki tabiriyle kocakarı ilacı olan bu ürün, dünyada büyük yankı uyandıracak ilaç haline geldi.

 
Türk Doktorlar Irak'ta Hastane Açtı PDF Yazdır e-Posta

 

Ortadoğu'da kendi alanında teknik donanımıyla ilk ve tek hastane olma özelliğine sahip olan SEMA Hastanesi ve Lazer Göz Merkezi, Irak'ın kuzeyindeki Erbil kentinde Türk müteşebbisler tarafından açıldı. Türk doktorlarının Irak'ta bir ilke imza atmasını sağlayan bu hastane, ülkede yapılamayan göz tedavilerini en son teknolojik cihazlarla Iraklı vatandaşların ayağına götürecek.  

 

Erbil Doktorlar Caddesinde törenle hizmete açılan 5 katlı hastanenin açılışına Erbil Valisi Nevzat Hadi, Irak Kürdistan Demokrat Parti (IKDP) Erbil İl Başkanı Piştivan Sadık, Erbil Belediye Başkanı Sıtkı Süleyman, hastanenin Yönetim Kurulu Üyesi Yasin Bezzaz, Hastane Başhekimi Dr. Ali Çolak ve çok sayıda davetli katıldı.

Düzenlenen törende konuşan Erbil Valisi Nevzat Hadi, hastanenin açılmasında duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Vali Hadi, Erbil kentinin tedavi başkenti olmasını ümit ettiğini belirterek şunları söyledi: "Erbil Valisi olarak bugün böyle bir merkezin açılışını yaptığımız için çok onurluyum. Göz ve lazer üzerine yeni sistem burada tam kurulmuş. Bu da ülkemiz için güzel olacak. Bu hastanede emeği geçenleri canı gönülden kutluyorum. Irak'ta ilk defa böyle bir göz lazer merkezi kuruluyor. Aynı zamanda hastalarımız bundan böyle Irak'ta göz tedavileri için Ankara, Tahran ve Amman gibi diğer başka ülkelerde bulunan sağlık merkezlerine gitmek zorunda kalmayacaklar. Çünkü burada artık böyle bir tesis var ve kolaylıkla burada tedavi olabilecekler."

Devamını oku...
 
Ayvalık'ta Harvard vardı da biz mi gitmedik! PDF Yazdır e-Posta


Ayvalık CundaHARVARD
Üniversitesi'nde 30 küsur seneden beri hocalık yapan Profesör Şinasi Tekin'den daha önce birkaç defa bahsetmiştim. Dünyanın önde gelen türkologlarındandı ve bundan birkaç sene önce Ayvalık'taki Cunda Adası'nda Harvard Üniversitesi'ne bağlı bir "Osmanlıca Yaz Okulu" açmıştı.

Şinasi Bey'in bu okulu açabilmek için neler çektiğini, işin taaa başından itibaren takip ettim. Amerika'daki malını-mülkünü ipotek ederek aldığı parayla bir vakıf kurdu, Ayvalık'taki küçük yazlığını bu vakfa verip okul haline getirdi, sonra Harvard Üniversitesi'nden de okulun açılması iznini elde etti ve burada verilecek dersleri Harvard'ın "resmi eğitim" statüsüne aldırdı.

Harvard'ın Ayvalık'taki bu küçük uzantısında Koç Üniversitesi'nin sağladığı burslarla her yıl bir düzine kadar Harvardlı öğrenci şimdi bir buçuk aylığına Türkiye'ye gelip burada ders görüyor ve Türk kültürünü "dilinden yemeğine kadar" yerinde öğreniyorlar.

Ama, yaz okulunun bir "yer" sıkıntısı vardı, öğrenci sayısı arttığı için Cunda'daki küçük eve artık sığmıyorlardı ve bu sıkıntı bu hafta, hoş bir jestle çözüldü: Koç Holding İdare Meclisi Üyesi ve yazarımız olan Sevgi Gönül, okulun hemen yanındaki tarihi binayı küçük bir servet ödeyerek satın aldı ve Osmanlıca Yaz Okulu'na tahsis etti. Binanın restorasyonunu Türkiye'nin en zevkli mimarlarından olan Dr. Sinan Genim yapacak.

Geçen perşembe günü Sevgi Hanım, Dr. Sina Genim ve bendeniz, helikopterle bir günlüğüne Ayvalık'a gittik. Öğle yemeğimizi Alev ve Halis Komili'nin eskiden manastır, şimdilerde ise artık pek rastlanmayan bir birlikteliğin, "zevkle servetin ortak eseri" olan nefis evlerinde yedik. Sonra Harvard'ın yaz okulunu ziyaret ettik ve hem okulu, hem de okula dahil edilecek olan yeni alınan binayı gezdik. Sinan Genim restorasyonu nasıl yapacağına karar verdikten sonra Sevgi Hanım evin anahtarlarını Şinasi Bey'e teslim etti.

Sahip olunan servetin bir kısmının böyle işlere sarfedildiğini görmek, insana büyük keyif veriyor.

Kaynak: Murat Bardakçı, http://webarsiv.hurriyet.com.tr/2002/07/14/152359.asp

 
MİM (HABİTAT) ÇİFTLİĞİ'DEN HABERLER PDF Yazdır e-Posta

 

Merhaba,

Çiftliğimizde elde ettiğimiz keçi sütünün bu yıl için süt olarak satımı konusunda bir pastahaneler grubu ile anlaşmış bulunuyoruz. Bu sebeple keçi peyniri üretimine ara verdik.

Çiftliğimizde yapmayı düşündüğümüz ağıllar, sağımhane ve bakıcı evinden oluşan projenin ruhsatı için yaptığımız başvuruyu inceleyen resmi makamlar ve Kütahya Valiliği, bölgede saanen keçisinin yetiştirilmesinin yaygınlaştırılması ve desteklenmesi konusunda bir proje geliştirilmesine karar vermişlerdir. Bu amaçla konu hakkında bilgilenmek üzere Kütahya Valisi sayın Şükrü Kocatepe çiftliğimizde incelemelerde bulunmak ve bilgi almak istemiş ve 26.03.2009 tarihinde Tarım İl müdürü Sayın Bekir Gencer ile birlikte çiftliğimizi ziyaret etmişlerdir. Kendilerine çiftliğimiz, saaen keçileri, yetiştirme ve kazanç imkanları ile sorunlar konusunda bilgiler verilmiştir.


  


Kütahya Valisi Sayın Şükrü Kocatepe ile Kütahya Tarım İl Müdürü Sayın Bekir Gencer'in çiftliğimizde yaptıkları incelemelerle ilgili fotoğraflar http://www.mimsut.com/ isimli sitemizde Foto Galeri sayfamıza eklenmiştir.

Muhabbetle

M. Nadi Taşçıoğlu
(Çiftlik Yöneticisi)


          ÇİFTLİĞİMİZ                                     KÜTAHYA - ÇUBUKİÇİ KÖYÜ
 


 
Nuri Demirağ Havaalanı ve Gök Okulu PDF Yazdır e-Posta

 

Resmi Büyük Görmek İçin Tıklayın Resmi Büyük Görmek İçin Tıklayın
Nuri Demirağ, Nu.D 38 ile Yeşilköy, Nuri Demirağ Havaalanına inmiş durumda. Gök Okulu öğrencileri ve Kayı Alp Demirağ.
Resmi Büyük Görmek İçin Tıklayın Resmi Büyük Görmek İçin Tıklayın
Saatte 325 KM yapabilen 5000 fite kadar yükselebilen 1000 KM uçabilen çift pilot kumandası bulunan Nu.D 38 havalanıyor. Galip Demirağ, Ömer İnönü, Nuri Demirağ, Erdal İnönü, Mehmet Kum.
Devamını oku...
 
TÜRK UÇAKLARI PDF Yazdır e-Posta

 

NURİ DEMİRAĞ'ın NUD38 ve NUD36 TAYYARELERİ

Günümüzde Uluslararası İstanbul Atatürk Havalimanı olarak kullanılan Yeşilköy Havalimanı Nuri Demirağ'ın çiftliğiydi. Orada pistler, hangarlar yaptırdı ve pilot yetiştirmek için uçuş okulu açtı. 150 yataklı öğrenci yurdu yaptırdı. Erdal İnönü'nün dahil olduğu pek çok öğrenci yetiştirdi. Burada 38 adet uçak yapıldı ve uçuruldu. Testleri tamamlandı. En son uçak N.D. 38 yolcu uçağıydı.

NUD 36 TAYYARESİ

Katkılarından dolayı Sayın Mehmet KUM ve Sayın Tuncay DENİZ'e teşekkür ederiz.


http://www.tayyareci.com/bagisucak/nuridemirag38.asp

 
Türk bilim kadını Doç.Dr. Neva Çiftçioğlu vatan hasretine dayanamayıp 18 yıl sonra Türkiye'ye döndü PDF Yazdır e-Posta

 

NASA'da Mars'ı keşfetti bizde işsiz kaldı

Türk bilim kadını Doç.Dr. Neva Çiftçioğlu NASA'nın fırlattığı uydularla Mars'ta hayat izlerini aradı. Vatan hasretine dayanamayıp 18 yıl sonra Türkiye'ye dönen Çiftçioğlu mükemmel CV'siyle yaptığı tüm başvurulara karşın iş bulamadı.

NASA tarihinin en önemli projesinde Mars'ta hayat arayan ekibin başında bulunan Türk bilim kadını Doç.Dr. Neva Çiftçioğlu vatan hasretine dayanamayıp 18 yıl sonra Türkiye'ye döndü. Elinde nanoteknoloji alanında büyük başarılarla dolu bir CV ve kendisine ait patentlerle iş aramaya başladı. Yaptığı her iş başvurusundan ret cevabı aldı. Son çareyi sıkıntısını medyaya anlatmakta buldu. Anadolu Ajansı muhabirine konuşan Çiftçioğlu "Dönüşüm tamamen manevi duygularla. Türkiye'de nanoteknolojiyle ilgili çalışmalar yapmaya geldim" dedi. Üniversitelere yaptığı başvurulardan "Sizi alacak bölümümüz yok" yanıtını alan Çiftçioğlu, teknolojinin kalbi NASA'daki deneyim ve tecrübelerini Türkiye için harcayacağını kaydetti.

Çiftçioğlu şunları söyledi: "Birçok ülkede bu çark şöyle işliyor; ülkenin yurtdışındaki büyükelçilikleri, özellikle belli projelerde çalışmış Vatandaşlarını ülkelerine bildiriyor. Bu kişiler ülkelerine döndükten sonra onları bir kurum karşılıyor. İşte bizde de böyle bir kurum olsa ve ben de oraya gidip; şunları yapabilirim diyebilsem. Oysa ben, samanlıkta iğne arıyorum. Gidiyorum üniversitelere... Tek tek görüşüyorum ve kişisel inisiyatiflerle karşı karşıya kalıyorum."

İNŞALLAH GERİ GİTMEM

ÇİFTÇİOĞLU, Türkiye'de aradığını bulamazsa ABD "ye yeniden dönüp dönmeyeceği sorusuna ise şu yanıtı verdi: "İşte zaten gerçek beyin göçü o zaman olur. İnsanlar ilk çıkışta ‘bir şeyler öğreneyim de geleyim" der. Gider ve döner ülkesine. Ama karşılık bulamaz, kalbi kırılıp geri döner. İnşAllah hiçbir zaman o aşamaya gelmem."

TAEK : Amerikan futbolu Türkiye'de anlaşılmaz

BİLİM insanı Doç. Dr. Neva Çiftçioğlu'nun durumunu öğrenen yetkililer, Çiftçioğlu'nun doğru yere başvurmamış olabileceğine dikkat çekiyor. Türkiye Atom Enerjisi Kurumu (TAEK) Başkanı Okay Çakıroğlu Neva Çiftçioğlu'nun yakınmasında haklılık payı yok diyemeyeceğim. Bu yaygın bir problem. Mesela biz TAEK'iz. NASA'da çalışanların çoğu bizim yaptığımız işlerle iştigal etmiyor. Bu biraz da ülkenin istihdam yapısıyla, bilimsel alt yapısıyla ilgili. Şuna benziyor: çok iyi Amerikan futbolu oynayabilirsiniz ama ülkemizde Amerikan futbolu popüler değilse, ilgili bir alt yapı yoksa, bizim ilgimiz diğer futbol türüyse, sizin değeriniz bizim ülkemizde pek anlaşılmayabilir." dedi. Çakıroğlu "Neva Çiftçioğlu, TAEK'e bir gelsin, tanışalım. Yardımımız olursa, edelim" diye konuştu.

TÜBİTAK : BİZE BAŞVURSUN

TÜBİTAK yetkilileri ise 2004'ten bu yana yaptıkları çalışmalarla tersine beyin göçüne hız kazandırdıklarını, ABD , Kanada ve Japonya gibi ülkelerde yaşayan 25"e yakın Türk bilim insanının Avrupa Birliği (AB) 7. Çerçeve Programı destekleriyle Türkiye'ye döndüklerini bildirdiler. Doç.Dr. Neva Çiftçioğlu'nun Türkiye'ye geldiğinde doğru yere başvurmamış olabileceğini belirten TÜBİTAK yetkilileri, TÜBİTAK'a başvuru yapmasını istediler. Yetkililer, AB 7. Çerçeve Programı Ulusal Koordinatörlüğü'nün kendisiyle ilgileneceğini ifade ettiler.

Gelmek isteyen çok kişi var

BOYDEN Türkiye Genel Müdürü Özlem Ergün "Bu tip örnekler Türkiye'de çok fazla görünüyor. Örneğin portföyümüzde 30-40 kadar genetik ve biyoteknoloji alanında dünya çapında faaliyet gösteren ancak Türkiye'ye gelmek isteyen profesörler var. Ancak onlara iş bulamıyoruz" dedi. Ergün "Önemli sayıda Türk bilimadamı var. Bunların büyük kısmı Türkiye'ye dönmek istiyor. Bunun için devletin bu alanlara yatırım yapması gerekiyor" diye konuştu.

Teknolojiye bütçe ayrılmalı

Türkiye'den beyin göçünü engellemek için "Beyin Göçüne Karşı Beyin Gücünü Teşvik" kampanyaları düzenleyen Dizayn Group Başkanı İbrahim Mirmahmutoğulları da yurtdışında yetişen beyinlerin Türkiye'ye geldiklerinde iş bulamadıklarını söyledi. Mirmahmutoğulları "Üniversitelerde yüksek teknoloji çalışmaları geldiğinde 'ne gerek var' diyen bir kesim oluyor. Biz 20 kişinin projelerini değerlendiriyoruz. Bunu diğer şirketlerin de yapması gerekir. Ayrıca devletin de bütçe ayırması şart" dedi.

Kaynak: Ekonews

 
Neva Çiftçioğlu PDF Yazdır e-Posta

 

Clubs and MeetingsAnnouncementsSafety and HealthMenus
Employee honored with Turkish national science award

A Johnson Space Center employee recently received an award from her homeland of Turkey.

Neva Ciftcioglu is surrounded by coworkers at her award teleconference.
Neva Ciftcioglu is surrounded by coworkers at her award teleconference.
Neva Ciftcioglu, who works as director of science for Nanobac Life Sciences, Inc. through a Space Act agreement with JSC, was awarded the "M. Kemal Ataturk's Daughter Science Award” by the Turkish Rotary Club. The award is named for Kemal Ataturk, the creator of modern Turkey and its first president.

“He was a foremost peacemaker who upheld the principles of humanity and the vision of unity,” Ciftcioglu said.

Turkish Rotary Club members were impressed with Ciftcioglu's "admirable studies for the welfare of mankind," said the club's Melih Berk. A videoconference was held so that Ciftcioglu could be given the award virtually. Her coworkers joined her for the presentation, and her parents accepted the award on her behalf in Turkey.

Ciftcioglu is a co-discoverer of nanobacteria, which are apparent microbes that could show a correlation between ailments such as arterial heart disease, Alzheimer’s disease, kidney stone formation and cancer. She said that nanobacteria could have serious implications for crewmembers both during and after spaceflight if they do indeed contribute to kidney stones.

Click for larger imager
A teleconference was held so that Ciftcioglu could receive the award virtually from Turkey.
Since structures similar to nanobacteria have been seen in Martian meteorites, Ciftcioglu said that nanobacteria represent “quite an interesting bridge binding space science, geology and medicine.”

She said that she felt very honored to receive the prestigious award.

“Being announced as a ‘Daughter of Ataturk’ is such a great honor for me,” Ciftcioglu said. “This award is a perfect symbol for all young people to show that culture, religion, background, nationality and gender differences do not matter at all for being a scientist and establishing something valuable for humanity.”


Kendra Phipps
Johnson Space Center, Houston
(281) 483-9268
 
ABD'deki gururumuz: Doç.Dr. Neva Çiftçioğlu PDF Yazdır e-Posta

 

Bu bilim insanını tanıyor musunuz?

Doç.Dr. Neva Çiftçioğlu, "Avrupa'nın Japonyası" sayılan Finlandiya'da doçentlik unvanını alan ilk yabancı oldu. Kireçlenmelerin müsebbibi bir mikrobu buldu: Nanobakteri. Bu buluşu sebebiyle dünyanın her yerinden davetler, ödüller aldı. Aynı mikrobu Mars'ta keşfeden Amerikan Uzay ve Havacılık Dairesi (NASA) onu birlikte çalışmaya çağırdı.

Önümüzdeki yıllarda da kalp ve böbrek hastalıklarının teşhisine ilişkin, patenti yüzlerce milyon dolar değerindeki önemli bir buluşu açıklanacak. Ama Türkiye onu tanımıyor. Şu ana kadar Türk yetkililerden aldığı tek bir tebrik bile yok. Yıllar önce tezini çöpe atan Türk üniversiteleri hala birlikte çalışma teklifini kabul etmiyor.

Bilim dünyasında ona "Türklüğünden vazgeç, daha çok parla" diye akıl verenlere ise inatla "Asla" demeye devam ediyor.

* Siz neyi keşfettiniz?

Finlandiya'ya gittiğim sıralarda söz konusu bakteri problemini bulmuşlardı ama ne olduğunu bilmiyorlardı. Ben onların bulduklarının aslında ne olduğunu bulup, onlara bunu göstermenin yolunu buldum. Meğerse bütün vücuttaki tıkanıklıklar, kireçlenmeler bir mikrop yüzünden oluyormuş;
ben buna "nanobakteri" nin neden olduğunu ortaya çıkardım.
Devamını oku...
 
Trabzon Ekonomisine ABD Yolu Gözüktü PDF Yazdır e-Posta


Türk Amerikan Dernekleri Federasyonu Başkanı Kaya Boztepe, Trabzon Ticaret ve Sanayi Odası (TTSO) Yönetim Kurulu Başkanı M. Şadan Eren’e ziyarette bulunarak ortak çalışma için işbirliği teklifinde bulundu. Her yıl Amerika Birleşik Devletleri’nde gerçekleştirilen Türk Yürüyüşüne Trabzon’u davet Boztepe, aynı zamanda 2009 yılında açacakları bir tanıtım standına da Trabzon’unda katılması önerisinde bulundu.

37 derneğin bir arada olduğu Türk Amerikan Dernekleri Federasyonu Başkanı Kaya Boztepe, çalışmalarının laik Türkiye Cumhuriyeti ve Atatürk ilkelerine bağlı ilkelerle çalıştıklarını vurguladı. Amerika Birleşik Devletleri’nde 20 bin Türk’ün, yanında 2 milyonu bulan Kırım, Özbek, Azeri, Türkmen Vb.
bir soydaşlar topluluğu bulunduğunu aktardı.

Trabzonlu olduğunu ve doğma büyüme Amerika Birleşik Devletlerinde yaşadığını ilave eden Kaya Boztepe, "Biz bu yörenin çocuklarıyız. Bu bölgeye bir şeyler yapmak istiyoruz. Şu an ABD’deki Türk-Amerikan Dernekleri Federasyonu Başkanıyım. Birlikte çalışalım." diye konuştu.
Devamını oku...
 
<< Başlangıç < Önceki 1 2 3 4 Sonraki > Son >>

Sayfa 3 / 4