Sade Hayat Felsefesi Yazdır e-Posta


“Sade hayat” felsefesi, tüketim toplumuna karşı çıkan bir akım. Tüketim en fazla ABD’de olduğu için çıkış yeri de bu kıta. Dünyadaki sade hayat hareketlerinden bazıları:

Gönüllü Sadelik Hareketi: Bu hareketi 1970’li yılların başında Amerikalı Joe Domiquez başlatmış. Dominquez, Wall Street’te çalışan 31 yaşında başarılı bir finansal analistken emekli olmaya karar verir. Para, lüks tüketim ve gösteriş gibi kavramların çok uzağında bir hayatı öngören “Para İçin Yeni Yol Haritası Projesi”ni geliştirir. Bu hareketin hedefi daha az tüketmek ve kendin için daha anlamlı faaliyetlerde bulunmak.

Televizyon Kapatma Haftası: TV Kapatma Haftası ilk olarak 1995’te Amerika’da kutlanmaya başlamış. Her yıl nisan ayında isteyenler televizyonlarını bir hafta kapatıyor. Ülkemizde de bir kişi günde 4 saatini televizyon başında geçiriyor, oysaki televizyon sade hayatın baş düşmanı.

Satın Almama Günü-SAG: SAG’ın hikayesi 1992’de başlıyor. Organizasyonu başlatan kişi Kanadalı Ted Dave. Dave reklam şirketinde çalışan başarılı bir grafik sanatçısıyken, etrafında gördüğü her şeye reklam gözüyle bakmaktan ve kendisi dahil herkesin başkaları tarafından yönlendirilmesinden rahatsızlık duyar. İşini bırakır ve kampanya başlatır. “Yılda sadece bir gün alışveriş yapmadan yaşayabilirsiniz.” der. SAG, Kasım 2006’da 65 ülkede kutlanmış.

Sakin Şehirler Hareketi: İtalya’da 32 şehrin yöneticileri 20 Haziran 2000’de bir araya gelerek CittaSlow-Sakin Şehirler Projesi için imza atarlar. Buna göre İtalya’nın Piomente bölgesindeki Bra şehri sade yaşam felsefesine göre düzenlenir. Şehrin özellikleri şöyle: İnsanlar işlerine yürüyerek ya da bisikletle gidiyor. Cadde ve yol kenarlarında zevksiz reklam panoları, süpermarket ve fast-food lokantaları yok. Hiçbir evin üzerinde çanak ya da televizyon anteni bulunmuyor.

Freeganizm: Tüketim karşıtı eylemler arasında çok ilginç akımlarla karşılaşmak da mümkün. ABD’de adından yeni yeni söz ettiren freeganizm bunlardan biri. Bu grubun taraftarları süpermarket çöplerine atılan yiyecekleri topluyorlar, atılan eşyaları kullanıyorlar. Onlar için zengin muhitlerin çöp konteynırları süpermarket rafları gibi. Hiç açılmamış taze yiyecekleri bile buralarda bulmak mümkün. Veli Sırım, kitapta bu hareketin kültürümüzle bağdaşmayan yönleri olduğunu belirtiyor.

Organiponico; Organik Şehir Tarımı: Bu harekatı 1989 yılında Havanalı bir öğretmen başlatmış. Ülkesinin ve dolayısıyla kendisinin girdiği ekonomik sıkıntıdan kurtulmak için eline geçirdiği her saksının içine sebze eken Maria Felix Boneme, bir süre ülkede organik şehir tarımının başlamasına önayak olmuş. Şehir tarımı modeliyle Küba’nın yıllık üretim artışı yüzde 300’lere varmış. Resmî istatistiklere göre Küba’nın pirinç ihtiyacının yüzde 65’i, taze sebze ihtiyacının yüzde 46’sı, meyve ihtiyacının yüzde 38’i şehir çiftliklerinde yetiştiriliyor. Üstelik hepsi organik.