Mimarlık ve Çocuk Çalışmaları: Yapılı Çevre Eğitimi Yazdır

Mimarlık ve Çocuk Çalışmaları: Yapılı Çevre Eğitimi


Hikmet Gökmen

Mimarlar Odası, mimarlığın/mimarın toplumla yeni ilişkiler geliştirmesi yönündeki çabaları içerisinde, son dönemde, çocuklara mimarlığı meslek olarak tanıtmak yerine, kent kültürü ve yapılı çevre hakkında duyarlılık kazandırmayı hedefleyen çalışmalara yoğunlaştı. Mimarlar Odası Ankara Şubesi’nin Kasım 2009’da “Çocuklar Tarafından, Çocuklar için ve Çocuklarla Birlikte” teması çerçevesinde düzenlediği ARCHILD Uluslararası Mimarlık ve Çocuk Kongresi’nde, bu çalışmalara kavramsal bir çerçeve çizilmeye çalışıldı.

Mimarlık ve çocuk ve çalışmaları, çocuklara mimarlık hakkında bilgi aktarmanın dışında, onların yaşadıkları çevreye nasıl baktıklarını anlamak ve yapılı çevreyi anlamalarına ve doğru algılamalarına yardımcı olmak üzere kurgulanmış çalışmalardan oluşmaktadır. Yurtdışındaki uygulamalara baktığımızda, çocuklara ve gençlere yönelik kent bilinci ve mimarlık üzerine çeşitli çalışmaların yürütüldüğünü görmekteyiz. Mimarlık örgütleri, mimarlık vakıfları, çeşitli müzeler ve özel kurumlar tarafından yürütülen ve milli eğitim müfredatı ile yakından ilişkili olan bu çalışmaların amacı, çocuklarda farkındalık yaratmak, kent ve yapılı çevre bilinci oluşturmak, çevreleriyle etkileşim içinde olabilmelerini sağlamak, mekân algılarının gelişmesine yardımcı olmaktır.

 

 Yapılı çevre eğitimi nedir?

Yapılı çevre eğitimi, kent planlama, mimari tasarım ve peyzaj tasarımı, tarihî alanların korunması ve bu etkinliklerden doğan konuları kapsamaktadır. Öğretmenlerin, eleştirel düşünme, yaratıcılık, sorumlu yurttaş olabilme, sosyal ilgi gibi kaygıları, yapılı çevre konusunu öğretirken ve öğrenirken aşılabilmektedir. Yapılı çevreyi oluşturan ve insanlar tarafından yaratılan mekânlar (köprüler, evler, fabrikalar, anıtlar) müfredat programlarındaki birçok konu ile ilişkilendirilebilir. Mimarlık ve maddi kültür, yapılı çevre eğitiminin odak noktasıdır. Yapılı çevre eğitimi, öğrencilerin, dünyanın farklı yerlerinde yaşayan insanların, geçmişte ve şu anda çevreleri ile olan karşılıklı ilişkileri hakkında bilgilerinin artmasını, ayrıca çevresel konulara karşı eleştirel düşünme becerilerinin gelişmesini sağlamaktadır. Yapılı çevre eğitimi, öğrencinin meşguliyetini arttırıp, yaratıcı becerilerini geliştirdiği gibi, çocukların yerler hakkında bilgi edinmesini de sağlar. Ayrıca, etkin birer yurttaş olmak ve yapılı çevredeki meslekler hakkında bilgi edinmek için gençleri özendirir. Böylelikle, okul ve toplum arasında kuvvetli bir bağ oluşturabilmelerinin yolunu açar.


İlköğretim ve ortaöğretimde yapılı çevre eğitimi niçin olmalıdır?

Yapılı çevrenin niteliğini geliştirmenin anahtarı, onu yaygın eğitimin içine almaktır. Yapılı çevre bilgisinden yoksun olanlar, yaşadıkları çevrenin olumsuz yönlerinin ve eksikliklerinin çaresini bulma konusunda etkin davranamamakta, hatta toplumun birçok üyesi, bu konuda ne isteyeceğini dahi bilememektedir. Bu sorunu çözebilmenin en önemli yolu, doğru bilgi ve fikirleri ilköğretim ve ortaöğretim sınıflarına getirerek, insanları erken yaşlarda bu alanlarda düşünmeye sevk etmektir. Amaç, yapılı çevrenin değerini arttıracak, yaşam niteliğini geliştirecek, bilgili, kararlı ve sorumluluk duygusuna sahip yurttaşlar yetiştirmektir. Bu nedenle, anaokulundan ortaöğretimin sonuna kadar, mimarlıkla ilişkili etkinlikler ve terminoloji; fen bilgisi, sosyal bilgiler, matematik, sanat ve dil derslerinin programları ile kolaylıkla bütünleştirilebilir. Örneğin, sosyal bilgiler müfredatı içinde yer alan kültürel miras konusunda, tarihî binalar temel kaynak olarak kullanılabilir. Bu bütünleşme ile tüm çocuklar, yapılı çevre hakkında bilgi sahibi olabilmektedirler. Dersleri mimarlıkla ilişkilendirme, öğrencilerin çevrelerine karşı olumlu ve olumsuz tepki göstermelerine, işlev, estetik ve formun niteliğini daha iyi anlamalarına yardımcı olur. Yaygın amaç ise, gençlerin yapılı çevrelerini daha iyi anlamalarını ve onunla ilgilenmelerini sağlamaktır. Yapılı çevre konusunda yeni programlar oluşturmak yerine, mevcut eğitim müfredat programlarına eklemeler yapmak daha doğru bir yoldur. Yapılı çevre hakkında eğitim, yalnızca mimarların, kent plancılarının, tarihçilerin ya da diğer profesyonellerin katkıları ile değil, yapılı ve doğal çevre hakkında tüm toplum üyelerinin bilgilenmeleri ve onların çevrenin niteliğinin gelişiminde oynayacakları rolün farkında olmaları ile sağlanabilir.

Amerika’da ve Avrupa ülkelerinin birçoğunda bu amaçla mimarlık örgütleri ve mimarlık vakıfları ya da bağımsız kurumlar tarafından sürdürülen çocuklara ve gençlere yönelik çeşitli programlar, atölye çalışmaları ve kurslar vardır. Ülkeler geliştirdikleri bu çalışmalar ile mimarlık eylemini tüm kesimlere iletmeye çalışmaktadırlar. Tüm girişimler tarafından sürdürülen etkinliklerin sayısı gün geçtikçe artmakta, hatta birçok ülkenin ulusal müfredat programlarında mimarlık bir alan olarak yer almaktadır. Ülkemizde de Mimarlar Odası'na bağlı birçok şube son yıllarda bu doğrultuda çeşitli çalışmalar yapmaktadır.

Temel amaç, çevre ile kişisel bir ilişkinin gelişmesine ve çocukların kent hakkında bilgilenmeleri ve çevrelerindeki ve yaşamlarındaki mimarlığın ve tasarımın önemini anlamalarını sağlamaya yardımcı olmaktır. Bu çalışmalarda çocuklar, çevreyi keşfetmeyi ve onu eleştirel olarak analiz etmeyi öğrenmekte, ayrıca yapılı çevreye karşı kişisel ilgilerinin artmasının yanı sıra, katılımcı yönlerini de geliştirme imkânı bulmaktadır. Bu bağlamda merkezler, çocuklara, yapılı ve doğal çevreleri, toplumları ve kendileri hakkındaki düşüncelerini ifade etmek için gerek duydukları olanak ve fırsatları verirler. Bir yandan, çocukların mimari ve tasarım projelerinde profesyonel mimarlar ve tasarımcılarla birlikte çalışmalarına ortam oluştururken, diğer yandan da eğitimcilere, gerek duydukları desteği ve olanakları sunmaktadırlar. Böylelikle çocukların, yaşadıkları yerlerdeki deneyimleri görmelerini ve bu deneyimlerin zaman içinde nasıl değiştiğinin farkına varmalarını sağlamaktadırlar. Bu da, yapılı çevrenin onlar üzerindeki etkileri ile onların yapılı çevre üzerindeki etkilerini düşünmelerine olanak sağlayacaktır.

Mimarlık ve çocuk çalışmalarını sürdüren merkezlerdeki programlar ve atölye çalışmaları farklı yaş gruplarına (okulöncesi, ilköğretim, ortaöğretim) yöneliktir. Tamamen etkin katılımlı olarak sürdürülen atölye çalışmaları, müfredat programlarında tanımlanan öğrenme amaçları ile bağlantı kurmakta ve etkileşimli etkinlikler içermektedir. Atölye çalışmaları, eleştirel düşünme, yaratıcılık, ulusal kimliğin ve dünya mirasının farkında olma, etkili bir öğrenme ortamı olan çevreyi, farklı açılardan deneyimleme olanağı yaratmaktadır. Merkezler, öğrencilerin tasarım becerilerini -canlandırma, çizim, fotoğraf, video ve modelleme- geliştirecekleri yaz okulları da açmaktadırlar. Genelde oda, ev, okul, mahalle, kent ve tarih boyunca yapılar gibi konu başlıklarında olan çalışmalar, çocukların yaş gruplarına ve müfredat programlarına uygun olarak kurgulanmaktadır. Geziler, yapı incelemeleri, tasarım alıştırmaları; zanaat ve sanat çalışmaları; fotoğraf, film, şiir, müzik, denemeler; bilimsel, sosyal ve ekonomik raporlar; halk sunumları, tartışmalar atölyeleri destekleyen etkinliklerdir. Çalışmaların süreleri de kendi içinde farklılık göstermektedir. Bir derslik, bir günlük atölye çalışmalarının yanı sıra, bir tam yıla kadar yayılan programlar da olabilmektedir. Merkezler, okullara müfredat programına destek, müfredat programı geliştirme, atölyeler, profesyonel destek, sergiler, ortaklık ve ağ (network) gibi olanaklar sağlamaktadır. Atölyelerde bazen de öğrencilere atölye çalışması ile ilgili el kitabı ve araçlar verilmektedir.

Merkezlerin mimarlık ve çocuk çalışmalarına yönelik kurguları farklılıklar gösterse de, amaç, çocukların yapılı çevre hakkında düşünmelerini sağlamak, yaşadıkları ortamın farkında olmalarına yardımcı olmak ve onları bu ortama eleştirel olarak bakmaya sevk etmektir. Bu çalışmaların öğrenciler, öğretmenler, mimarlar, üniversite öğrencileri, eğitim otoriteleri, aileler, politikacılar gibi gruplarla birlikte oluşturulması, çalışmaların verimliliği açısından önemlidir. Ayrıca atölye çalışmaları için, müzeler ve benzeri kurumlarla işbirliklerinin oluşturulması, çalışmaların daha geniş ortamlarda paylaşılmasına olanak yaratır.

Mimarlık hakkında öğrenmek, insanlara gerçekten görmeyi, anlamayı ve çevreyi değerlendirmeyi ve bununla ilişkili konularda tartışmayı sağlar. Mimarinin niteliğinin, insanların yaşamlarının niteliğini etkilediğini ve herkesin iyi bir yapılı çevrede yaşama hakkına sahip olduğunu hepimiz bilmekteyiz. Bu doğrultuda, eğer mimarlıktan anlayan ve takdir eden bir toplum istiyorsak, işe çocuklardan başlamalıyız. UIA Başkanı Hannes Hubrich Archild Kongresi'nde yaptığı konuşmada “Öğretme ve öğrenme için mimarlık bir alandır” vurgusunu yaparak, geleceği inşa edecek çocuklara, yarının yurttaşlarına, sorumluluk ve sosyal bir rol kazandırılacağı üzerinde durmuştur.

Bu çalışmalar çocuklar için neden önemlidir? Çocuklar, yetişkin birer birey olduklarında toplumda bir role sahip olacaklardır, bu nedenle, hem haklarının hem de sorumluluklarının olduğunun bilincine varmaları gerekir. Bu bağlamda, mimarlık ve çocuk çalışmaları çocuklarda ve gençlerde, iyi bir yapılı çevre konusunda güçlü bir duygu yaratır ve yapılı çevrenin niteliğini nasıl etkileyecekleri konusunda yardımcı olursa, amacına ulaşmış olacaktır. Tüm bunları nasıl başaracağız? Okulların ve diğer eğitim kurumlarının programına mimarlığı bir parça koyarak, öğretmenleri bilgilendirerek, malzemeler (kitaplar, broşürler, görsel malzemeler ve diğer eğitsel yardımlar) hazırlayarak, atölye çalışmaları, okullarda projeler ve halk sunumları yaparak başarabiliriz.


UIA Mimarlık ve Çocuk Çalışma Programı

Uluslararası Mimarlar Birliği’nin (UIA) temel misyonlarından biri, mimari mirasın korunması ve toplumda mimarlık bilincinin yaygınlaştırılması iken, birliğin önemli çalışma alanından birini “mimarlık ve toplum” altında “mimarlık ve çocuk” başlığı oluşturur. Kökenleri 1999’da Beijing’deki UIA’nın Genel Kurulu’nda atılan UIA Mimarlık ve Çocuk Çalışma Programı etkinliklerini, yapılı çevre eğitimi üzerine odaklamıştır. Grubun programı, yapılı çevrenin gelecekteki niteliğinin ve sürdürülebilirliğinin yarının karar vericileri, müşterileri ve tüketicileri olacak olan bugünün çocukları tarafından belirleneceğine vurgu yapmaktadır. Genel amaç, ilköğretim ve ortaöğretim öğretmenlerinin ve öğrencilerinin mimari tasarımı ve çevrenin biçimlenmesindeki süreci anlamaları için, kaynakları ve programları sağlamak ve bu yolla mimarlığı ilerletmektir. Yapılı çevre üzerine yarının karar vericileri, müşterileri ve tüketicileri olacak olan bugünün çocuklarının yetenekleri ve kararları da aldıkları eğitime bağlı olacaktır. Bu doğrultuda, programın ilk işi, tüm dünyadaki mimarlara yardımcı olacak UIA Yapılı Çevre Eğitim Rehberi’nin geliştirilmesidir. Hazırlanan rehber (1) 2002’de yayımlanmıştır. İkinci iş, elektronik bir kapı olan UIA Yapılı Çevre Eğitim web sitesinin (2) oluşturulmasıdır. Çocuklara mimarlık öğretmek amacıyla tasarlanan site, bilginin ve deneyimin değişimini ve paylaşımını teşvik etmektedir. Yapılı çevre eğitimi ile ilgilenmek isteyen mimarların ve öğretmenlerin karşılaştıkları en önemli sorun, uygun eğitim malzemelerinin ve uygulamalarının neler olabileceğinin saptanmasındaki zorluktur.

UIA Yapılı Çevre Eğitimi Ağı içerisinde yer alan web siteleri, mimarlara ve eğitimcilere, çocuklarla ve gençlerle yapacakları çalışmalarda kullanabilecekleri fikirler, eğitim materyalleri, araçlar ve kaynaklar sunmayı amaçlamaktadır. Grubun misyonunda yer alan amaçlar şöyledir:

  • İçinde hareket ettikleri ve yaşadıkların mekânlarla ilgili algısal farkındalık (kamusal/özel, iç/dış);
  • Yapılı çevrenin oluşturulması sürecinde roller, haklar ve sorumluluklar hakkında farkındalık;
  • Mimari mirasın ve modern mimarlığın değeri;
  • Yapılı ve doğal çevre arasındaki ilişki ile ilgili sürdürülebilirlik ve yaşam kalitesi bağlamında bir anlayış;
  • Yerlerin ve binaların kalitesini tartışabilecekleri ve bunu toplumsal yaşam ile ilişkilendirmek için ihtiyaç duyacakları kavramlar;
  • Tasarım sürecinin analitik ve sorun çözücü metotları ile ilgili deneyim;
  • Takım çalışması, gözlem, sorun tanımlama ve yaratıcı çözümler bulma ile ilgili kapasite;
  • Yapı tekniklerini, formları ve malzemeleri deneyimleme olanağı;
  • Duyarlılık, hayal gücü, estetik zevk ve eleştirel düşünce ile ilgili deneyimleme kapasitesi;
  • Mimarlığın, insanlık, kültür, kültürel miras, doğa ve toplum üzerinde etkisi olan yaratıcı, entelektüel bir araştırma ve tasarlama eylemi olduğunun keşfi.(3)

 

UIA Yapılı Çevre Eğitimi Ağı, BM Çocuk Hakları Sözleşmesi’nin ilkelerini desteklemektedir. 192 ülke tarafından onaylanan sözleşme, Kasım 1989’daki genel kurulda benimsenmiş ve 2 Eylül 1990‘da yürürlüğe girmiştir. Bu sözleşme uyarınca çocuğa uygulanabilecek olan kanuna göre, daha erken yaşta reşit olma durumu hariç, 18 yaşına kadar her insan çocuk sayılır. Sözleşmenin 2.1., 17. ve 29. maddeleri, UIA Yapılı Çevre Eğitimi Ağı’nın amaçları ile ilgilidir. (4)

Ülkeler geliştirdikleri mimarlık politikaları ile mimarlık mesleğini tüm kesimlere iletmenin yollarını aramaktadırlar. Bu konuda meslek örgütlerinin çalışmalarının yanı sıra birçok özel kurum tarafından sürdürülen çalışmalar gün geçtikçe artmakta, hatta birçok ülkenin milli eğitim müfredat programlarının içinde çeşitli çalışmalar yer almaktadır. Bu eğitimler çocuklara yaşadıkları çevre ve kent hakkında bir kültür sağlamanın yanı sıra, onlarda kent ve çevre bilinci uyandırmakta ve ayrıca problem çözme konusunda yaratıcılıklarını arttırmaktadır. Bunu da özellikle ilköğretim ve ortaöğretim düzeyindeki çocuklara yönelik çeşitli etkinliklerle gerçekleştirmektedirler. Çeşitli kişi ve kurumlar tarafından yapılan ve sürdürülen çalışmaların aktarıldığı ve tartışıldığı I. Çocuk, Kent, Çevre ve Mimarlık Ulusal Buluşması’nın bu konuda ilk olması yönünden de önemi yadsınamaz. Çocuğu merkez alan, onun kent, çevre ve mimarlık ilişkilerine çeşitli açılardan yaklaşan bu ulusal buluşma, 21-22 Kasım 2008 tarihlerinde Mimarlar Odası Ankara Şubesi tarafından düzenlenmiştir.

Buluşmanın birinci gününde “Çocuk ve Kentsel Duyarlılık”, “Çocuk Dostu Mekânlar”, “Tarihî Çevre ve Çocuk” ve “Arkeolojiyi Çocuğa Sevdirmenin Yolları” temalarında ana konuşmacıların sunuşlarını, konularla ilgili çalışmalar yapan kurum ve kişilerin sunuşları izledi. Buluşmanın ikinci gününde “Müfredat ve Paket Programlar” ve “İletişim ve Örgütlenme” başlıklı atölye çalışmaları gerçekleştirildi. Müfredat ve Paket Programlar Atölyesi’nde, çocuklarda kent, tarihî çevre, kültürel çevre, doğal çevreye karşı duyarlılığın artırılması konusunda yapılan çalışmalarda karşılaşılan sorunlar dile getirildi.

Bu sorunları aşmak için, yaş gruplarının özelliklerine ve gereksinmelerine uygun, onlarda merak uyandıracak, aynı zamanda onları bilinçlendirecek paket programların oluşturulmasına, bu konuda önemli bir araç olan müfredat programlarının detaylı biçimde taranarak çocukların gereksinmelerine uygun önerilerin geliştirilmesine karar verildi. İletişim ve Örgütlenme Atölyesi’nde ise, çocuk, çevre, kent ve mimarlık konusunda çalışan kişi, kurum ve kuruluşlarla biraraya gelmek için nasıl bir organizasyon yapılabileceği ve ne tür ortak çalışmalar yürütülebileceği tartışıldı. Bu tür buluşmaların sürekliliğinin sağlanmasının konuyu gündemde tutmak açısından önemi dile getirildi. Bu buluşma sonunda yapılan genel değerlendirmede, Mimarlar Odası Ankara Şubesi’nin koordinasyonu ile “çocuk ve mimarlık” çalışmalarının diğer şubelerde de başlatılması ve Mimarlar Odası Genel Merkezi düzeyinde kurumsal bir yapıya dönüştürülmesi önerileri benimsendi.

 

Mimarlar Odası Ankara Şubesi, 18-21 Kasım 2009 tarihleri arasında ARCHILD Uluslararası Mimarlık ve Çocuk Kongresi’nidüzenledi. “Çocuklar Tarafından, Çocuklar için ve Çocuklarla Birlikte” temasının işlendiği kongre, çocuklarda, yaşadıkları kente, çevreye ve mekânlara yönelik farkındalık yaratmak ve onları mimarlık kültürüyle buluşturmayı amaç olarak benimsedi. Kongrenin dört güne yayılan programında “Çocuk ve Doğal Çevre”, “Çocuk ve Yapılaşmış Çevre”, “Çocuk ve Yapı”, “Çocuk ve Kültürel Miras”, “Eğitim Mekânları”, “Yetiştirme Yurtları”, “Kültür ve Eğlence Merkezleri”,“Parklar”, “Çocuk Oyun Alanları ve Bu Alanlardaki Oyuncaklar, Materyaller”, “Çocuk Hakları ve Katılımı”, “Çocuklarla Birlikte Katılımcı Planlama ve Tasarım Süreçleri” başlıklarında, yurtdışından ve yurt içinden davetli konuşmacılar dinlendi, katılımcılar tarafından bu konularda yapılan çalışmalar aktarıldı ve deneyimler paylaşıldı. Ayrıca, UIA Çalışma Grubu üye ülkelerinden Avustralya, Rusya, İspanya ve Kolombiya temsilcileri ülkelerindeki çalışmaları ve deneyimleri paylaştılar. Kongre Cengiz Bektaş tarafından yönetilen panelle sona erdi. Dünyadan ve ülkemizden mimarlık-çocuk üzerine değişik çalışmaların ve deneyimlerin aktarıldığı ve tartışıldığı kongre, bundan sonra çocuklar için yapılacak çalışmalara yönelik çok önemli bir platform oluşturdu.

Dünyadaki mimarlık platformlarının önemli gündem maddelerinden birini oluşturan, çocuk eğitiminde mimari ve yapılı çevreye dair bilinçlendirme gayret ve etkinliklerinin, ülkemizde, özellikle uygulama alanında oldukça yetersiz kaldığını bilmekteyiz. Yapılan çalışmalar, münferit çabalar şeklinde kalmış, ülke genelinde bir yaygınlaşma gösterememiştir. Çalışmalarının, kurumsal bir yapıya dönüştürülmesi, münferit olarak sürdürülen çalışmaların bu platform üzerinden yürütülmesi ivedilikle sağlanmalıdır. Mimarlığı meslek olarak tanıtmak yerine, kent kültürü ve yapılı çevre hakkında duyarlılık kazandırmayı hedefleyen bu çalışmaların, sistematik bir çerçeve doğrultusunda yapılması amaca ulaşmak konusunda önemli adımlardan biridir.

Hikmet Gökmen, Yrd. Doç. Dr., DEÜ Mimarlık Bölümü 
 

NOTLAR

1. http://uiabee.riai.ie/info.htm (Ekim 2009)

2. http://uiabee.riai.ie (Mayıs 2009)

3. http://uiabee.riai.ie/downloads/Mission-Turkish.pdf (Ekim 2009)

4. http://uiabee.riai.ie/downloads/UIABEE-Child%20Protection-UIA.pdf (Mayıs 2009)


http://www.mimarlikdergisi.com/index.cfm?sayfa=mimarlik&DergiSayi=366&RecID=2336