kocaeli evden eve nakliyat izmir evden eve tuzla evden eve nakliyat izmir temizlik şirketleri izmir izolasyon izmir havalimanı oto kiralama lazer epilasyon AHİLİK ve YARAN
Ahilik Haftası


Erzurum Atatürk Üniversitesi Tarih Bölümü Öğretim Üyelerinden Yrd. Doç. Dr. Gürsoy Solmaz, Ahilik'in; sanatın, ticaretin ve mesleğin, olgun kişilik, güzel ahlak ve doğrulukla yoğrulduğu, kökleri çok eskilere uzanan bir gelenek, yüzyıllar boyu toplumumuzun sosyal ve ekonomik omurgasını oluşturan bir örgütlenme şekli, toplumsal kimliğimiz açısından daima sahiplenmemiz gereken çok özel bir kültür olduğunu söyledi.

   Ahilik Haftası

Ahilik Haftası nedeniyle Erzurum Emniyet Müdürlüğü Polis Radyosuna konuk olarak, açıklama yapan Yrd. Doç. Dr. Solmaz, her yıl Ekimin 2. pazartesi ile başlayan haftanın ülkemizde kutlandığını belirterek, "Türkiye Cumhuriyeti 75 yıl önce Osmanlı'dan devir aldığı yönetimi, Osmanlı da 700 yıl önce Anadolu Selçuklu devletinden almıştı. Anadolu Selçuklu devleti de Büyük Selçuklu İmparatorluğu'nun bir parçası olarak bu topraklarda yaklaşık bin yıl önce kurulmuştu. Görüldüğü üzere bin yıldır Türkler Anadolu toprakları üzerinde yaşamaktadır. Türklerin tarihi aslında bin yıl ile sınırlı değildir. Bilinen en eski insanlık tarihine kadar uzanır. Oğuz Hanlığı, Uygur devleti, Göktürk devleti, Hun devleti M.Ö. 4 bin yıldan beri, devletini ve kültürünü yaşatmaktadır" dedi.

Devamını oku...
 
MUSAHİPLİK

 

“1- Birbirinize ölünceye kadar yardımcı olacaksınız.
2- Yalan söylemeyecek, haram yemeyeceksiniz.
3- Elinize, dilinize, belinize sahip çıkacaksınız.
4- Birinizin günahından hatasından diğeriniz sorumlu olursunuz. O nedenle birbirinizin suç işlemesine engel olacaksınız.”

 


Musahiplik, alevilerde yol kardeşliği anlamında kullanılır. Bu kardeşlik “kan kardeşliği”, “kan yolu ile akrabalık” dışında kurulan sosyal-toplumsal bir akrabalıktır. “Kan bağına” dayanan “akrabalık” bir anlamda zorunlu akrabalık iken, bu türdeki akrabalık tamamen gönüllülük esasına dayalı bir akrabalıktır.

Alevilerin temel ibadeti olan cem törenleri esas olarak iki türlü yapılır: Birincisi yediden yetmişe herkesin katıldığı cemlerdir. Bunların sınırı oldukça geniştir. Adına “Birlik Cemi” de denir. Bu cemler daha çok gençlere (kız ve erkek) öğretmek amacıyla yapılır. İkinci tür cemler ise daha dar bir kesimin katıldığı cemlerdir. İşte bu cemlere sadece evli veya musahip olan çiftler katılır. Bu cemlere “Görgü Cemleri” de denir. Bu cemlerdeki katılımcılar bir anlamda musahip olmuş yola girmiş olanlardır. Burada herşey daha disiplinli ve kuralcıdır. Musahip olmayanlar bu cemlere alınmazlar. Musahip olma bunun ön şartıdır.

Musahip ise şöyle olunur: İyi anlaşan iki arkadaş “Yol kardeşi” olmaya karar verdiklerinde önce ailelerinin ve eşlerinin bu konuda rızalarını almaları gerekir. Musahiplik taraflardan biri ölmedikçe bir kere yapılır. Hayatta sadece bir kişi ile yapılır. Evli olunması ve eşlerin de benimsemesi, anlaşması şarttır. Eğitim düzeyleri, sosyal-toplumsal konumları ve ekonomik yapılarının birbirleriyle uyumlu olmaları gerekir. Bu uyum sağlanmazsa ileride sorun çıkabilir. Tabii en önemlisi de iki musahibin ve eşlerinin çok iyi anlaşması gerekir.

Devamını oku...
 
AHİ EVRAN


Ahi Evran, bugün İran sınırlarında yer alan, devrinin önemli kültür merkezlerinden Hoy kasabasında doğmuştur. Ahi Evran’ın doğum tarihi kesin olarak bilinmemektedir. Ancak birçok kaynakta yer alan 93 yıl ömür sürdüğü bilgisinden hareketle, Hicrî 659’da (1261) öldüğü göz önünde bulundurulduğunda Ahi Evran’ın hicrî 566 (1171) yılında doğduğu anlaşılmaktadır.

Anadolu’da Ahilik teşkilâtının kurucusu ve 32 esnaf zümresinin pîri kabul edilen Ahi Evran’ın asıl adı Mahmud’dur. Babasının adı ve doğum yerine nispeten Mahmud bin Ahmed el-Hoyî (Hoylu Ahmet’in oğlu Mahmut) denmiştir. Künyesi Ebu’l-Hakâyık (hakikatlerin babası), lakabı Nasîrüddîn’dir (dinin yardımcısı). Ahi şecerenâmelerinde ise Nimetullah (Allah’ın nimeti) olarak anılmaktadır.

Evran (Evren), Türkçe bir kelime olup “yılan, ejderha” anlamlarına gelmektedir.

Ahi Evran’ın çocukluğu ve ilk tahsil devresi, memleketi olan Azerbaycan’da geçmiş, gençliğinde Horasan ve Maveraünnehir’e giderek o yörede büyük üstatlardan ders aldı. Herat’ta zamanın en büyük âlimlerinden olan Fahruddîn-i Râzî’nin derslerine devam ederek ondan aklî (fen) ve naklî (din) ilimleri öğrendi.

Bir hac yolculuğu esnasında Râzî’nin talebelerinden ve evliyâdan Şeyh Evhadüddîn Hamid Kirmânî ile tanıştırılan Ahi Evran, daha sonra onun talebeleri arasına katılmış ve bağlılığını Evhadüddîn’in vefatına kadar sürdürmüştür.

Ahi Evran, Bağdat’ta iken fütüvvet teşkilâtının ileri gelen şeyhleriyle münasebette bulunduğu gibi, başta Evhadüddîn Kirmânî olmak üzere birçok üstattan yararlanmıştır. Bağdat’ın o yıllarda İslâm dünyasının en büyük ilim, sanat ve irfan merkezi oluşu, Ahi Evran’ın çok yönlü bir ilim ve fikir adamı olmasında etkili olmuştur. Tefsir, hadis, kelâm, fıkıh ve tasavvuf gibi dinî ilimler yanında felsefe ve tıp sahasında da sivrilmiş ve bu konularda eserler vermiştir.

Muhyiddîn İbni Arabî ve hocası Evhadüddîn Kirmânî’yle birlikte 602 (1205) yılında Anadolu’ya gelen Ahi Evran, Evhadüddîn’le birlikte çeşitli Anadolu şehirlerini dolaştı. Vaazlarında bir yandan esnafa dünya ve ahiret işlerini düzenli hâle getirmeleri için nasihatlerde bulunurken öte yandan yaklaşan Moğol tehlikesine karşı Anadolu halkının kuvvetlenip teşkilâtlanması için çalışmıştır.

Devamını oku...
 
ATATÜRK'ÜN ANKARA'YA GELİŞİ VE SEYMENLER


Mustafa Kemal Atatürk, arkadaşlarıyla birlikte, 19 Aralık 1919 gecesi Kayseri'ye, 24 Aralık'ta Kırşehir'e gelmiş, 27 Aralık 1919 cumartesi günü saat 15:30'da Ankara'ya ulaşmıştı.

Ankara'da hiçbir devlet otoritesi kalmamışken Seymen alayı düzülmüş ve zamanın Ankara'sında Dikmen Kızılyokuş'a binlerce atlı ve yaya Seymen gitmiştir. Seymen düzüleceği zaman, Efeler kahvesi önüne sancak dikilmesi Seymen alayının kurulmasına işarettir. Eski Türkler de otağ önüne tuğ ve sancak dikerlerdi. Mustafa Kemal'in Ankara'ya geleceği günün sabahı da sancak dikildi. O zaman Efeler kahvesi Ulucanlar'a giden yolun üzerinde bulunan San Ahmed'in kahvesi idi.

Seymenler, zeybekler, esnaf temsilcileri, öğrenciler ve binlerce Ankara'lı, tek ses, tek yürek olmuş, Atatürk'ü karşılıyor, alkışlıyor, (yaşa, varol) diye bağırıyorlardı.

Yollarda kurbanlar kesiliyor, milli oyunlar oynanıyordu. Ankara'nın bayramıydı o gün. Bu karşılama Ata'yı çok duygulandırmış, tüm karşılayanlara teşekkür ederek içinde bulunduğumuz durumu, bundan nasıl kurtulacağımızı belirten bir konuşma yapmıştı.

O gün Ankara'da M.Kemal'i Dikmen sırtlarında 3000 atlı 30-40.000 civarında bir seğmen alayı ile karşılayan Seğmenler büyük önderin ağlamasına sebep olmuşlardır. Çünkü Mustafa Kemal gittiği yerlerde böyle bir kalabalık görmemişti.

İşte Atatürk'ün Ankara halkı ile ilk karşılaşması böyle oldu. Dikmen'de karşılama heyetini ve devlet memurlarını bir arada görünce, otomobilden indi. Herkesin ayrı ayrı ellerini sıktı. Seymenlere hitap ederek:

"Merhaba efeler!" diye, yüksek sesle selamladı. Efeler hep bir ağızdan: "Sağ ol paşa Hazretleri!"

"Arkadaşlar, buraya niçin geldiniz?"
Efeler hep bir ağızdan: "Millet yolunda kanımızı akıtmaya geldik"

Mustafa Kemal: "Fikrinizde sabit misiniz?" Tekrar bağırdılar: "And olsun!"

Mustafa Kemal'in gözleri yaşararak: "Var olun yiğitler!"



Enver Behnan Şapolyo, “Kemal Atatürk ve Milli Mücadele Tarihi” (1958) adlı kitabında Atatürk'ün Ankara'ya gelişini şöyle anlatır:

"Günlerden cumartesiydi. Hazırlıklar sabahtan başlamış, karşılama için büyük bir konvoy oluşturulmuştu. En önde Seymen alayı yürüyordu. SEĞMEN kıyafeti içinde 30-40.000 yaya, 3 bin atlı Seymen yola dizilmişti. Bala'dan ve civar kasabalardan gelen 100 davulcu ile 60 zurnacı, şamanlar gibi raks ederek çalıyorlardı. Kale'yi Atpazarı'nı, Çıkrıkçılar'ı mesken tutmuş keçeciler, bakırcılar, demirciler, pırpıtçılar, semerciler, çıkrıkçılar, nalburlar, tiftikçiler, orakçılar, düvenciler, debağlar, kilciler, kabatuzcular, kasaplar, bahçıvanlar, haffaflar, urgancılar, saraçlar, kundurucular, terziler, sofcular, sokumacılar, esnaf bayrağının arkasından ilerliyorlardı."

Mustafa Kemal'i karşılamak için Dikmen'de binlerce Seymenin yanı sıra Kırşehir, Yozgat, Kalecik, Kızılcahamam gibi çevre il ve ilçelerden gelenlerle birlikte 30-40 bin kişi olduğu anlatılmaktadır. Bu karşılama Ankara'nın Başkent olması için Mustafa Kemal'in ifadesine göre önemli bir etken olmuştur. O dönem Anadolu'nun bir çok yerinde kurulmuş olan İngiliz Muhipleri, Amerikan Muhipleri vb. cemiyetler var iken Ankarada bu cemiyetlerden herhangi biri kurulmamış ve Ankara eşrafından bir kişi dahi bu cemiyetlere yanaşmamıştır. O dönem Ankara'da Müdafa-i Hukuk cemiyetlerinin en aklı başında ve en iyi organize olan Azm-i Millî Cemiyeti kurulmuştur. Bu sebeple 27 Aralık 1919 da Dikmen Kızılyokuş'a yansıyan Seymen hareketi Mustafa Kemal için önemli bir hadisedir.

 

 
Seymenlik Nedir?

 

Seymenlik

Adı Oğuz, Soyu Oğuz,
Boyu Oğuz, Töresi Oğuz,
Kendi Beyini kendi seçer,
Çağ kapatıp çağ açar.
Vatan için serden geçer.
Doğrularla hemhal olan,
Yiğitlikte aslana emsal olan,
Sadakatta dünyaya timsal olan onlar,
Anadolu’yu yurt yapan
Selçuklu’nun temelinde onlar vardı.
3 kıtada at koşturan,
Osmanlı’nın özünde de onlar vardı.
27 Aralık 1919'da
Dikmen sırtlarında
Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk'e
"Paşam seni Görmeye Geldik, bu Vatan Uğruna ölmeye Geldik"
diyerek  Cumhuriyet’in Temelinde onlar vardı.
Onlar Bir Gerçek,
Onlar Bir Tarih,
Onlar! ANKARALI SEYMENLER
Ümit Arslan YILMAZ

 

Seymenlik geleneğinin kökeni oğuz Türklerine dayanır. Oğuzlarda sivil inisiyatifle oluşmuş, insanların hiçbir lider veya askeri otorite olmaksızın düşmana karşı bir araya gelmeleri ve kıyafetleri, kılıcı, atıyla Seymen Alayı (Seymen düzülmesi) oluşturmaları ile başlamıştır. İkinci Mahmud'un kurduğu "Sekban" teşkilâtı "Seymen" kelimesinden alındığını iddia edilmektedir. Seymen düzülmeyi yalnız Ankara Efeleri anane olarak saklamıştır.

Çünkü bütün Ankara civar köyleri; Çubuk'ta Kınık, Elmadağ eteğinde Bayındır. Ayaş'ta Kayı, Hüseyin Gazi dağı eteğinde Peçenek, Yazır, Dodurga, Bâlâ'da Avşar, Çubuk'ta Kargın, Çavundur, Eymir, Bökdüz köyleriyle Ankara'yı çevrelemiştir. Bütün bu köy adları Oğuzların yirmi dört boyunun adlarıdır. Köylerin pek çoğu Oğuzların Beydili aşiretine mensuptur.

Seymen alayı, daima kızılca günlerde kurulurdu. Yani millî felâket günlerinde, bir beyliğin ve devletin yıkılış sıralarında, halk yeni bir devlet kurmak ve baslarına yeni bir reis seçmek için Seymen Alayı kurardı. Bu alay yeni devleti kurar, yeni reisi seçerdi. Kuvvetle muhtemeldir ki Selçuk İmparatorluğu yıkılırken (Anadolu Selçukluları) yine böyle bir galeyan olmuş, Osman Bey aynı şekilde Kayı Aşiretinin başına bey seçmiştir.

Seymenlik Anadolu'ya özgü bir gelenek olup Ege yöresinde Efelik, İçanadolu'da ise Seymenlik olarak adlandırılmıştır. Önemli günlerde sinsin ateşi yakılması ve bu ateş etrafında sohbet edilmesi Seymenlik geleneğindendir. Maşatama denilen demirden yapılmış büyük bir çanağın içine yağlı çıra koyarlar bu ateşin etrafında davul ve zurna çalarak Zeybek oynarlar sohbet eder, bağlama çalarlardı. Bu ateşin üstünden atlayarak bir nevi tura oyunu oynayarak sabahı ederlerdi. Tarihte gündüz savaşan Seymenler akşam ateş etrafında sohbet eder bağlama çalarlardı.

Seymenlik geleneği muhabbeti bilmedir, töredir, adaptır. Bu gelenek Oğuzlardan, Selçuklulardan, Osmanlıdan günümüze kadar gelmiştir.

kaynak: ankaraseymenlerkulubu.org

 
1. Uluslararası Ahilik Kültürü ve Kırşehir Sempozyumu - Duyuru

 

 
I. ULUSLARARASI AHİLİK KÜLTÜRÜ VE KIRŞEHİR SEMPOZYUMU

 

PROGRAMA KABUL EDİLEN BİLDİRİLER

Sempozyumumuza İlgi Gösteren Değerli Bilim Adamları, Araştırmacılar,

Daha önce de ifade edildiği gibi sempozyumumuza yapılan başvurular tahminlerimizin çok üstünde gerçekleşmiştir. Bundan dolayı, çok titiz ve ciddi değerlendirmelerle programı gerçekçi kılabilecek bir sayıya erişmek zaruret hâlini almıştır.

Bu cümleden olmak üzere, Düzenleme Kurulu’nun akademisyen üyeleri ile bir ön toplantı yapılmış, bu toplantıda oy birliğiyle alınan kararlar çerçevesinde, kimi başvuruların -gerekçeleri tek tek ortaya konularak- hakemlere gönderilmeden reddine karar verilmiştir.

Düzenleme Kurulu’nda, değerlendirilmeye alınması uygun görülen bildiri özetleri, -başvuru sahiplerinin adları belirtilmeksizin- çoğunluğu Bilim Kurulu üyelerimizden oluşan, alanında tanınmış iki profesöre hakemlik yapmaları ricasıyla gönderilmiştir. Her iki profesörden de olumlu görüş alanlar doğrudan programa dahil edilmiş; iki farklı görüş gelen bildiri özetleri üçüncü bir hakeme gönderilmiş ve o hakemin oyu doğrultusunda sonuç alınmıştır.  Bütün bu değerlendirmeler sonucunda, aşağıdaki listede yer alan 131 başvuru sahibine ait 124 bildirinin programa alınması uygun görülmüştür.

Değerli Başvuru Sahipleri,

Programa alınamayan başvuruların pek çoğu da kuşkusuz değerli çalışmalardı. “Altın yere düşmekle ziyan olmaz.” sözü muktezasınca o çalışmalar da hak ettikleri şekilde elbette değerlendirilecektir. Ne var ki, netice itibarıyla 200’ün de üstüne çıkan bu bildirilerin hepsini programa almamıza ne zaman, ne mekân ve ne de imkânlarımız elverirdi.

Bu itibarla, tamamen samimi ve yoğun bir çalışma temposu içinde sürdürülen bu süreçte bize ilgi gösteren bütün başvuru sahiplerine teşekkür eder, bildirisi programa alınamayan bilim adamı ve araştırmacılardan da bizi anlayışla karşılamalarını rica ederiz.

Ayrıca bildiri özetlerini tek tek okuyarak değerlendirmelerini lütfeden saygıdeğer bilim adamlarına  burada alenen bir kez daha teşekkür etmeyi borç biliriz.

Not: Sempozyumla ilgili bundan sonraki genel duyurular Ahilik Kültürünü Araştırma Merkezi’nin internet sitesinden (http://akam.ahievran.edu.tr/) yapılacaktır.

Düzenleme Kurulu Adına
Doç. Dr. M. Fatih KÖKSAL

 

 

Unvan

Soyadı, Adı

Üniversite

Şehir

Bildiri Başlığı

1

Prof. Dr.

Albayrak, İrfan

Ankara Ü.D.T.C.F.

Ankara

Kültepe Tabletlerinde Geçen Meslek Adları

2

Prof. Dr.

Arıcı, Kadir

Gazi Ü.İ.İ.B.F.

Ankara

Ahi Örgütlenmeleri ve Sosyal Düzenin Korunmasındaki Rolleri

3

Prof. Dr.

Bakkal, Ali

Harran Ü.İlahiyat

Şanlıurfa

İslâm Tarihinde Rasathaneler ve Caca Bey Medresesi

4

Prof. Dr.

Bayram, Mikâil

Selçuk Ü.(Emekli)

Konya

Ahi Teşkilâtının Bilimsel Temelleri

5

Prof. Dr.

Çobanoğlu, Özkul

Hacettepe Ü.Edebiyat

Ankara

Türk Mitolojisi ve Ahilik Kültürünün Kökenleri

6

Prof. Dr.

Güven, Özbay

GaziB.E.S.Y.O.

Ankara

İstanbul Okmeydanı Tekkesi Vakfı’nın 1831 Yılı Muhasebesi

7

Prof. Dr.

İzeti, Metin

Yenipazar İlahiyat

Tetova

Arnavutlarda Esnaf-Tarikat İlişkisi

8

Prof. Dr.

Kal’a, Ahmet

İstanbul Ü.İktisat

İstanbul

Ahi Evren’in Başlattığı Esnaf Sanayi Devrimi

9

Prof. Dr.

Kartal, Ahmet

Kırıkkale Ü.Fen-Edebiyat

Kırıkkale

Kerâmât-ı Ahi Evran Mesnevisi Üzerine Notlar

10

Prof. Dr.

Mikov, Lyubomir

Bulgarian Acad. of Sciences

Sofya

Kültürel Gelenekleri Bakımından Bulgaristan Alevi ve Bektaşileri İle Anadolu Ahileri Arasındaki Paraleller

11

Prof. Dr.

Öztürk, Mürsel

Ankara Ü.D.T.C.F.

Ankara

Fars Edebiyatında Fütüvvetnameler

12

Prof. Dr.

Polat, Nâzım H.

Niğde Ü.Fen-Edebiyat

Niğde

Kırşehir Basın Tarihi YazımıYolunda / Mahallî Süreli Yayınlar Nasıl İncelenmelidir?

13

Prof. Dr.

Sarıkaya, M. Saffet

S. Demirel Ü.İlahiyat

Isparta

Esnaf Teşkilatı ve Fütüvvetnamelere Yönelik Eleştiriler(Nisabu’l-İntisab Örneğinde)

14

Prof. Dr.

Şeker, Mehmet

Dokuz Eylül Ü.İlahiyat

İzmir

Türk Tarihinin Kaynağı Olarak Fütüvvetnameler

15

Prof.  

Şentürk, Nezihe

Gazi Ü.Gazi Eğitim

Ankara

 Türk Halk Müziğinde Kırşehirli Bir Usta: Neşet Ertaş 

16

Okt. 

Afacan, Şenol

Ahi Evran Ü.Eğitim

Kırşehir

17

Prof. Dr.  

Torlak, Ömer

Osmangazi Ü. İ.İ.B.F.

Eskişehir

  21. Yüzyıl Başlarında Türkiye’de İş Ahlakının Kaynakları: Bir Alan Araştırması

18

Doç. Dr.  

Özdemir, Şuayip

Afyon Kocatepe Ü. İ.İ.B.F.

Afyon

19

Dr.  

Erdemir, Erkan

Osmangazi Ü. İ.İ.B.F.

Eskişehir

20

Prof. Dr.

Yavuz, Kemal

İstanbul Ü.Edebiyat

İstanbul

Gülşehrî’nin Mantıku’t-tayr’ında İran Kahramanları

21

Prof. Dr.

Yelten, Muhammed

İstanbul Ü.Edebiyat

İstanbul

Gülşehrî’de Ticaret Fikri

22

Prof. Dr.

Yetiş, Kazım

İstanbul Ü. Edebiyat

İstanbul

Devlet Ana Romanının Kurgusunda Ahîliğin Yeri

23

Prof. Dr.

Yoloğlu, Güllü

Azerbaycan İlimler Ak.

Bakü

Azerbaycan’da Ahilik ve Dovlet Politikasında Rolü

24

Prof. Dr.

Yüksel, Hasan

Cumhuriyet Ü.Fen-Edebiyat

Sivas

Ahi Kitabeleri

25

Doç. Dr.

Açıkel, Ali

G.O.P. Ü. Fen-Edebiyat

Tokat

Osmanlı Döneminde Tokat Kazası’nda Ahiler ve Ahi Zaviyeleri

26

Doç. Dr.

Alexiev, Bojidar

Bulgarian Acad. of Sciences

Sofya

Sofi ve Seyfi

27

Doç. Dr.

Arnaut, Tudora

Taras Şevçenko Kiev Milli Ü.

Kiev

Gagauz Sözlü Halk Edebiyatında Ahilik Kültürünün İzleri

28

Doç. Dr.

Arslan, Mustafa

İnönü Ü.İlahiyat

Malatya

Sabri Ülgener’in Dikotomik Çözümlemeci Yaklaşımında Ahilik

29

Doç. Dr.

Avşar, Ziya

Bozok Ü.Fen-Edebiyat

Yozgat

Ahi Evran’ın Tabsıra Adlı Eserinin Özgünlüğü

30

Doç. Dr.

Bardakçı, Necmettin

S. Demirel Ü.İlahiyat

Isparta

Ahilik – Yâren İlişkisi ve Simav’da Yâren Geleneği

31

Doç. Dr.

Benli, Yusuf

İnönü Ü.İlahiyat

Malatya

Ahilikte Şiîlik Etkisi ve Ahiliği Anadolu’da Alevîliğe Tesirleri Meselesi

32

Doç. Dr.

Ceylan, Ömür

İstanbul Kültür Ü. Fen-Edebiyat

İstanbul

Seyyid’in Manzum Fütüvvetnamesinde Fütüvvet ve Fütüvvet Ehli

33

Doç. Dr.

Çilingir, Lokman

Kırıkkale Ü.Fen-Edebiyat

Kırıkkale

Mesleki Kuruluş mu, Dini-Kültürel Birlik mi? Farklı Bir Açıdan Ahi Birlikleri

34

Doç. Dr.

Eliaçık, Muhittin

Kırıkkale Ü. Fen-Edebiyat

Kırıkkale

Cumhuriyet’in İlk Yıllarında Kırşehir’de Yayınlanan Kırşehir Gazetesi

35

Doç. Dr. 

Gümüşçü, Osman

Pamukkale Ü.Eğitim

Denizli

Xvı. Yüzyıl Anadolu’sunda Ahi Adlı Yerleşmeler

36

Doç. Dr.

Günşen, Ahmet

Ahi Evran Ü.Eğitim

Kırşehir

Kırşehir Mutfak Kültürü ve Ahilik Geleneğinden Gelen Bir Ortak Yemek: Hervane / Ferfene

37

Doç. Dr.

Gürbüz, Adnan

Cumhuriyet Ü.Fen-Edebiyat

Sivas

Xvı-Xvıı. Yüzyıllarda Kırşehir Kalesi

38

Doç. Dr.

Kara, Seyfullah

Atatürk Ü.İlahiyat

Erzurum

Selçuklu Türkiyesi Dînî Tarihinde Tartışılan Bir Konu: Ahîlerin Sünnîliği Meselesi

39

Doç. Dr. 

Koçak, Aynur

Kocaeli Ü.Eğitim

Kocaeli

 Ahilik Kültüründe Hediyeleşmenin Sembolik Boyutu  

40

Okt. 

Esirgen, Bilge

Ahi Evran

Kırşehir

41

Doç.Dr.

Köksal, M. Fatih

Ahi Evran Ü.Fen-Edebiyat

Kırşehir

Garîbî’nin Garib Kalmış Mesnevisi: “ Otuz İki Esnafnıng Birbiri İle Köp Talaşkanı”

42

Doç. Dr.

Musalı, Vusale

Azerbaycan İlimler Ak.

Bakü

Tezkirelere Göre Türk Esnaf Tarihi

43

Doç. Dr.

Nemlioğlu, Candan

Onsekiz Mart (Emekli)

İstanbul

Amasya, Gümüş Bucağı’nda Ahilik Teşkilatı ve Eserleri

44

Doç. Dr.

Özarslan, Metin

Hacettepe Ü.Edebiyat

Ankara

Ahiliğin Uzantıları ve Türk Kültüründe Ortak İnsan Tipi Üzerine

45

Doç. Dr.

Sancaklı, Saffet

İnönü Ü.İlahiyat

Malatya

Ahi Ahlâkının Oluşumunda Hz. Peygamber Ahlâkının / Hadislerinin Rolü ve Etkisi

46

Doç. Dr.

Şıhıyeva, Seadet

Azerbaycan İlimler Ak.

Bakü

Hurufilik Edebiyatı ve Tarihinde Ahilikle Kesişen Makamlar

47

Doç. Dr.

Yel, Selma

Gazi Ü.Gazi Eğt.

Ankara

Xıx. Yüzyılda Osmanlı Devleti’ne Hizmet Eden Üç Önemli Kırşehirli

48

Doç. Dr.

Yıldırım, Ahmet

S. Demirel Ü.İlahiyat

Isparta

Fütüvvetnamelere Göre Ahilik Geleneğinde Hadis Kültürü

49

Y. Doç. Dr.

Arık, Şahmurat

Ahi Evran Ü.Fen-Edebiyat

Kırşehir

Kırşehirli Bir Yazar: Oğuz Özdeş ve Tarihi Romanları

50

Y. Doç. Dr.

Aydın, Davut

Ahi Evran Ü. Eğitim

Kırşehir

Mesleki Rehberlik ve Ahilik

51

Y. Doç. Dr.

Barut, Yaşar

Ondokuz Mayıs Ü. Eğitim

Samsun

Dadaloğlu’nun Şiirlerinde Kırşehir ve Çevresinin Ele Alınışı

52

Y. Doç. Dr.

Bedirhan, Yaşar

Selçuk Ü.Eğitim

Konya

Ortaçağda Kafkasya Türk Şehirlerinde Esnaf Teşkilatları    (Tebriz Örneği)

53

Y. Doç. Dr.

Bekki, Salahaddin

Ahi Evran Ü. Fen-Edebiyat

Kırşehir

Walter Ruben (1899-1982) ve “Kırşehir / İç Anadolu’da Eski Bir Şehir” Adlı Eseri

54

Y. Doç. Dr.

Bolat, Bengül

Ahi Evran Ü.Eğitim

Kırşehir

Kırşehir’e Yapılan Haksızlık; İlçe Biçimine Dönüştürülmesi ve Tartışmaları

55

Y. Doç. Dr.

Burak, Durdu Mehmet

Ahi Evran Ü. Eğitim

Kırşehir

Osmanlı’daki Ahilik Kurumu ile İngiltere’deki Farmason Loncalarının Karşılaştırılması, Farklılıkları ve Benzerlikleri

56

Y. Doç. Dr.

Doğan, Hulusi

A. Menderes Ü. Nazilli İ.İ.B.F.

Aydın

Günümüz İşletmecileri İçin Ahilik Kültüründen Örtülü Bilginin Gelişim Ve Paylaşım Örnekleri

57

Y. Doç. Dr.

Durbilmez, Bayram

Erciyes Ü.Fen-Edebiyat

Kayseri

Türk Kültüründe ve Fütüvvetnamelerde Dört Sayısı

58

Y. Doç. Dr.

Durmuş, Mitat

Kafkas Ü.Fen-Edebiyat

Kars

Destan Şairi Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu’nun Asya’dan Anadolu’ya Göçen Ruha ve Ahi Evren Kültürüne Bakışı

59

Y. Doç. Dr.

Eken, Galip

Cumhuriyet Ü.Fen-Edebiyat

Sivas

Xıx. Yüzyıl Kırşehir Vakıflarına Dair

60

Y. Doç. Dr.

Erdem, M. Dursun

Erzincan U.Fen-Edebiyat

Erzincan

Kırşehir Ağzının Tarihi Oluşumu

61

Y. Doç. Dr.

Erol Hülya

Kilis 7 Aralık Üniversitesi

Kilis

 Gaziantep ve Kilis’te Esnaf Sahreleri 

62

Yard. Doç. Dr.

Erol, Mehmet

Kilis 7 Aralık Üniversitesi

Kilis

63

Y. Doç. Dr.

Kahvecioğlu, Recep

Ahi Evran Ü.M.Y.O.

Kırşehir

Topluma Yönelik Pazarlama Yönetim Anlayışının Ahilik Sistemiyle Örtüşen Yönleri

64

Öğr. Gör.

Çetinkaya, Ferhat

Ahi Evran Ü.M.Y.O.

Kırşehir

65

Y. Doç. Dr.

Karaköse, Hasan

Ahi Evran Ü.Fen-Edebiyat

Kırşehir

Ahi Evran Vakfı Hakkında İki Arapça Vakfiye İle Bir Ferman

66

Y. Doç. Dr.

Kaya, Doğan

Cumhuriyet Ü. Fen-Edebiyat

Sivas

Sivas’ta İşyeri Adlandırmaları ile İlgili Bazı Tespitler 

67

Y. Doç. Dr.

Kaya, Mehmet

Niğde Ü.Fen-Edebiyat

Niğde

Xıx. Yüzyıl Ve Xx. Yüzyıl Başlarında Kırşehir’de Asayişi Sağlama Çabaları

68

Y. Doç. Dr.

Kurtoğlu, Orhan

Ahi Evran Ü.Eğitim

Kırşehir

Ahi Şecerenâmelerine Göre Ahilik Âdâbı

69

Y. Doç. Dr.

Küçükuğurlu, Murat

K.T.Ü.Fen-Edebiyat

Trabzon

Cumhuriyet’in İlk Yıllarında Erzurum’da Ahiliğe Dayalı Esnaf Teşkilatı

70

Y. Doç. Dr

Nas, Emine

Selçuk Ü.Mesleki Eğt.

Konya

 Kırşehir İli Çeyiz Kültürü Çevresinde Gelişen Halk El Sanatlarının Günümüzdeki Profili 

71

Y. Doç. Dr. 

Altun, Gülüzar

Selçuk Ü.Mesleki Eğt.

Konya

72

Y. Doç. Dr.

Oktay, Elif Yüksel

Kocaeli Ü.İ.İ.B.F.

Kocaeli

Ahilik Teşkilatında Çalışma Ahlakının İşçi ve İşveren Kesimine Etkileri

73

Y. Doç. Dr.

Özüçetin, Yaşar

Ahi Evran Ü.Fen-Edebiyat

Kırşehir

İlçelikten İlliğe Kırşehir

74

Y. Doç. Dr.

Salman, Barış

Ahi Evran Ü.Fen-Edebiyat

Kırşehir

Hellenistik Devirde Kappadokia ve Sarouene

75

Y. Doç. Dr.

Temizkan, Mehmet

Ege Ü.Tür. Dün. Ar. E.

İzmir

Ahîlik ve Alevîlik

76

Y. Doç. Dr.

Uslucan, Fikret

Erzincan Ü.Fen-Edebiyat

Erzincan

Sepetçioğlu’nun Bazı Romanlarında Ahi Teşkilatı ve Ahi Tipleri Hakkında Bir İnceleme

77

Y. Doç. Dr.

Uzun, Hakan

Ahi Evran Ü.Eğitim

Kırşehir

Türk Milli Mücadele Dönemi Kırşehir Bibliyografyası

78

Y. Doç. Dr.

Ünsal, Veli

Ahi Evran Ü.Fen-Edebiyat

Kırşehir

Kırşehir’in Tarihî Coğrafyası - I (Tarih Öncesi)

79

Y. Doç. Dr.

Yakuboğlu, Cevdet

Kastamonu Ü.Fen-Edebiyat

Kastamonu

Selçuklular, Çobanoğulları, Candaroğulları ve Erken Osmanlı Döneminde Kastamonu Çevresinde Ahiler

80

Y. Doç. Dr.

Yaman, Bahattin

S. Demirel Ü.İlahiyat

Isparta

Osmanlı Saray Sanat Esnafı: Ehl-i Hıref

81

Y. Doç. Dr.

Yeşil, Rüştü

Ahi Evran Ü.Eğitim

Kırşehir

Mesleki Değerler Eğitimi Perspektifinde Ahilik Sistemi (Tespitler-Tahliller)

82

Y. Doç. Dr.

Yörük, Doğan

Selçuk Ü.Fen-Edebiyat

Konya

XV. Yüzyılda Karaman Topraklarındaki Ahiler ve Bunlara Ait İzler

83

Y. Doç. Dr.

Zavotçu, Gencay

Kocaeli Ü.Fen-Edebiyat

Kocaeli

Mantıku’t-Tayr’ın Hayvan Hikâyeleri Zincirindeki Yeri ve Kaynakları Hakkında Bir Araştırma

84

Öğr. Gör. Dr.

Elbir, Bilal

Celal Bayar Ü. Eğitim

Manisa

Osmanlı’nın Kuruluş Devrini Anlatan Romanlarda Ahilik Kültürünün Yansımaları

85

Öğr Gör. Dr.

Gemici, Nurettin

İstanbul Ü. İlahiyat

İstanbul

Ahilikten Günümüze Meslek Eğitiminde Model Arayışları ve Sonuçları

86

Öğr. Gör. Dr.

Kuşçu, Ayşe Dudu

Gazi Ü.Fen-Edebiyat

Ankara

Günümüz Türk Dünyasında Ahiliğin İzleri:Gâp, Şerine, Davat

87

Ar. Gör. Dr.

Calil, Farah

Bakı Slavyan U.

Bakü

Ahilik Tarikatının Azerbaycan’da İzleri

88

Dr.

Bayar, Muharrem

-

Afyon

Bir Aşure Kepçesine Yazılmış Ahi Yusuf Sinan Tekkesi Vakfiyenamesi

89

Dr.

Csaki, Eva

-

Budapeşte

Bir Macar Türkolog Gözüyle Trakya Bektaşileri

90

Dr.

Haksever, Ahmet Cahit

Hitit Ü.İlahiyat

Çorum

Çorum’da Ahilik

91

Dr.

Kalafat, Yaşar

-

Ankara

Türk Kültür Coğrafyasında "Mücerretlik" ve Gökbörü" İnançlar İtibariyle Ahilik Kavramı

92

Dr.

Karagöz, Betül

-

Ankara

Osmanlı Monokrasisinin “Sultanizm”den                               Korunmasında Ahilik Kurumunun Rolü

93

Dr.

Melikzade Tohid

Urmiye

Urmiye

Ahi Evren’in Doğduğu Bölge, İran Azerbaycanı’nda Ahilikle İlgili İzler

94

Dr.

Memmedova, Elmira

Şarkiyat Enstitüsü

Bakü

Nizami’nin -Ahilik Bağlamında- Toplumsal Görüşleri ve İmajları

95

Dr.

Musalı, Namık

Azerbaycan İlimler Ak.

Bakü

İbn Bezzaz’ın Safvet üs-safa Adlı Eserinde Azerbaycan Ahiliği

96

Dr.

Nacafli, Tofiq

Azerbaycan İlimler Ak.

Bakü

Sovyet Tarihçiliğinde Ahiliğin Araştırılması Hakkında

97

Dr.

Yıldırım, Seyfi

Hacettepe Ü.A.İ.İ.T. Ens.

Ankara

Osmanlı Devleti’nin Son Döneminde Esnaf ve Millî İktisat Politikası

98

Dr.

Yılmaz, Ozan

Marmara Ü. Türkiyat Ar. Ens.

İstanbul

Farsça Fütüvvetnamelerden Hareketle Esnaf Pîrleri ve Fütüvvet Âdâbı Üzerine Bir Değerlendirme

99

Öğr. Gör.

Mukaddem, Aliriza

Behişti Ü.

Tahran

Ahi Evren Veli’nin Doğduğu Şehir: Hoy  (Arapça ve Farsça Kaynaklara Dayanarak)

100

Öğr. Gör.

Öcalan, Koray

Ahi Evran Ü.Fen-Edebiyat

Kırşehir

Kırşehirli Saz Şairi Âşık Duran Şahin

101

Öğr. Gör.

Yöre, Seyit

Selçuk Ü.Devlet Kons.

Konya

Kırşehir Yöresi Halk Müziği Kültürü ve “Bozlak”

102

Ar. Gör.

Arslan, Öznur (Özdarıcı)

Kırıkkale Ü. Fen-Edebiyat

Kırıkkale

Ahmet Mithat Efendi’nin Romanlarında Esnaf Zihniyeti

103

Ar. Gör.

Azizgizi, Matanat Aliyeva

Azerbaycan Dövlet İktisat Ü

Bakü

Ahilik Kurallari ve  Türk Ideoloji Yolu

104

Ar. Gör.

Bal, Ali Asker

Dokuz Eylül Ü. Güzel Sanatlar

İzmir

Anadolu Tasavvuf Anlayışı Bağlamında Ahiliğin Tasvir Sanatlarındaki İzleri

105

Ar. Gör.

Başarır, Özlem

Ankara Ü.DTCF

Ankara

Osmanlı Malikane Uygulamasında Kırşehir

106

Ar Gör.

Dinçer, Fatih

Ahi Evran Ü.Fen-Edebiyat

Kırşehir

Nüzhet Erman’ın Şiir Dünyası ve Şiirlerinde Ahilik Kültürünün İzleri

107

Ar. Gör

Erdal, Tuğçe

Bozok Ü. Fen-Edebiyat

Yozgat

Somut Olmayan Kültürel Miras Bağlamında Geleneksel Meslekler ve Ahilik

108

Ar. Gör.

Karademir, Zafer

Cumhuriyet Ü. Fen-Edebiyat

Sivas

Osmanlı Ahilik Kurumunun İşleyişindeki Bazı Sorunlar ve Alınan Tedbirler

109

Ar. Gör

Odabaşı, Zehra (Göçer)

Selçuk Ü.Fen-Edebiyat

Konya

Anadolu Selçuklu Döneminde Bir Kültür Şehri: Kırşehir

110

Ar. Gör

Özdemir, Erdem

Sakarya Ü.Devlet Kons.

Sakarya

Ahiliğin Bir Kolu Olan Yaran Geleneğinin Müzik Yönünden İncelenmesi ve Arap Verme Töreni

111

Ar. Gör.

Savk, Serkan

İzmir Ekonomi Ü. İletişim

İzmir

Geç Ortaçağ Haberleşme Tarihi Açısından Ahî Tekkeleri

112

Ar. Gör.

Şenödeyici, Özer

Ahi Evran Ü.Fen-Edebiyat

Kırşehir

Maneviyatın Somut Göstergesi Olarak Ahilikte Şedd

113

Ar. Gör.

Tanyıldız, Ahmet

Bozok Ü.Fen-Edebiyat

Yozgat

Ahi Evran’ın Yezdân-Şinâht Adlı Eserinin Şekil ve Muhteva Özelikleri

114

Ar. Gör.

Üst, Sibel

Erzincan U.Fen-Edebiyat

Erzincan

Âşık Paşa’nın Garib-nâme Adlı Eserinden Bir Hikayenin Ontolojik İncelemesi

115

Ar. Gör.

Yazar, Sadık

Fatih Ü.Fen-Edebiyat

İstanbul

Mensur Makâlât Tercümeleri

116

Okt.

Bolat, Mahmut

Ahi Evran Ü(Rektörlük)

Kırşehir

Atatürk’ün Kırşehir Gençler Derneğinde 24.12.1919’da Yaptığı Konuşmasındaki Mesajlar

117

Okt.

Tanboğa, Songül

Ahi Evran(Rektörlük)

Kırşehir

Niğde’de Ahilik Teşkilatı ve Günümüzdeki Kalıntıları

118

 

Ağırgan, Mehmet

-

Edirne

Edirne Saraçlar Loncası

119

 

Ağırgan, Özlem

-

Edirne

Edirne II. Beyazıt Darü’ş-Şifası  Hekimlerinden Ahi Çelebi ve  Vakıf Eserleri

120

 

Arayancan, Ayşe Atıcı

-

Ankara

Ahilik ve Nizârî İsmâlî Teşkilatları:Benzerlıkler ve Farklılıklar

121

 

Büyüker, Kamil

-

İstanbul

Kırşehir Halkevi Dergisi: Kılıçözü

122

 

Günaydın, Yusuf Turan

-

Amasya

Ahmed Tevhid ve “Ankara Ahîler Hükümeti” İle İlgili Düşünceleri

123

 

Immich, Filiz Erman

-

Ankara

Nüzhet Erman’ın Halk Haktır Adlı Kitabında Tasavvufun Geleneksel Anlatım Formunun Tekil Bir Yeniden Üretimi

124

 

Kallimci, Hasan

-

Denizli

Ahilik Bilgisinin Yerelde Sahiplendirilmesi Konusunda Bir Çalışma: Denizli Ahileri

125

 

Kanat, Emine

-

Kayseri

Ahîlik ve Âşıklık Geleneği Arasında Benzerlikler

126

 

Memmedli, Hulya

-

Bakü

Orta Çağlarda Gence Şehrinde Ahilik

127

 

Santur, Alparslan

-

Ankara

Ahilik ve Sağlık

128

-

Türkyılmaz, Murat

-

Sivas

Yalnız Kalmış Bir Kümbet ve Ahi Emir Ahmet

129

-

Uzel, Nezih

-

İstanbul

Bir Çağdaş Fütüvvetname

130

-

Yılmaz, Adnan

-

Kırşehir

Mustafa Kemal’in Silah ve Dava Arkadaşı Müfit Kırşehir

131

-

Yücekaya, Hüsnü

-

Kırşehir

Osmanlı Loncalarında Protoendüstrileşme Örnekleri

 
ÇANKIRI YARAN'I

"Oğlan babadan öğrenir sohbet gezmeyi,Çankırı Yaran'ı
 Kız anadan öğrenir sofra düzmeyi"

 

Çankırı Yaran´ını yani sohbet alemlerini anlatmaya geçmeden önce, bu sosyal müessese ile irtibatı olduğu bilinen Ahilik müessesesinden birazcık bahsetmenin yerinde olacağını zannediyoruz.

İnsanların birbirlerine kuvvetle itimat etmeleri ve birbirlerini dil, din, ırk ve mezhep ayrımı gözetmeksizin sadece "kul", "insan" oldukları için sevmeleri gibi temel kaidelere dayanan Ahiliğin, pek çok bakımdan Çankırı Yaranı ile alakalı olduğu bilinir.

Şöyle ki; Ahiliğin, bilinen altı şartı vardır. Bu altı şart, "açık" ve "kapalı" olmak üzere iki­ye ayrılır. Açık olması gereken "alın, kalp ve kapı"dır. Ki, alın açıklığından, başkalarının yanında yüz karası bulunmamak, kalp açıklığından her insana sevgi beslemek, kapı açıklığından da kendi­sine yardım istemeye gelen ve muhtaç olan herkese kapısını açık tutmak kasdedilir. Kapalı olması gerekenler ise "el, dil ve bel"dir. El´in kapalı olmasından kasıt, hiç kimsenin hak ve hukukuna tecavüz etmemek, dil´in kapalı olmasından kasıt, hiç bir kul hakkında kötü söz söylememek, dedikodu yapmamak, bel´in kapalı olmasından kasıt ise, hiçbir ferdin namusuna tecavüz etmemektir. Dil konusunda ayrıca, "sır saklamanın da şart olduğu" kasdedilmektedir.

Ahilik-Yaran:

Ahilik-yaran müesseselerinin aralarındaki en açık ve sağlam birlik, şüphesiz ki "dil" kapalılığı şartıdır. Bunun yanında el ve bel kapalılığı ile açık olması gereken alın, kalp ve kapı açıklığı şartları da birbirleri ile olan sıkı bağını ortaya kaymaktadır. Ki, Yaran teşkilatı­nı anlattığımızda bu durum daha iyi anlaşılacaktır. Burada hemen şu netice açığa çıkıyor ki, Ahilik teşkilatı içinde, "feta"lar yani genç ahi­lerin yetiştirilmesinde esnaf teşkilatları gündüz vazifesini yerine getirirken sohbet teşkilatı yaran ile de mensuplarının gece hayatlarına olan hakimiyetini koruyordu. Yani yaran da esnaf teşkilatları gibi ahilik müessesesi içinde ele alınabilir.

Çankırı sohbet alemleri, yalnız Türkiye içinde değil, bütün dünya için oldukça ilginç bir sosyal müessesedir. Bu sohbetlerde ahlaka aykırı hiçbir unsur bulunmamaktadır. Yukarıda bahsettiğimiz üzere Ahilik, erlik esaslarına dayanan bir müessese idi. Bunun için her ahinin sofrası, eli ve kapısı açık, gözü, dili ve beli kapalı olması kesin şart idi. Ki bu esaslardan ilham alarak teşekkül ettirildiğine inandığımız Çankırı Yaran Sohbet­lerine katılan yaranın da bu şartları taşıdığını biliyoruz. Çankırı Yaran Sohbetleri geçmiş dönemlerde bir terbiye ve edip ocağı olarak vazife gör­mekte idi. Anne ve babalar erkek çocuklarını terbiye edilmelerini edep ve erkan öğrenmelerini sağlamak için yaran sohbetlerine gönderirlerdi.

Bunun için Çankırı´da hala söylenen Dede Korkut´a ait bir atasözü vardır.

"Oğlan babadan öğrenir sohbet gezmeyi,
Kız anadan öğrenir sofra düzmeyi"

Devamını oku...
 
<< Başlangıç < Önceki 1 2 Sonraki > Son >>