|
Erzurum Atatürk Üniversitesi Tarih Bölümü Öğretim Üyelerinden Yrd. Doç. Dr. Gürsoy Solmaz, Ahilik'in; sanatın, ticaretin ve mesleğin, olgun kişilik, güzel ahlak ve doğrulukla yoğrulduğu, kökleri çok eskilere uzanan bir gelenek, yüzyıllar boyu toplumumuzun sosyal ve ekonomik omurgasını oluşturan bir örgütlenme şekli, toplumsal kimliğimiz açısından daima sahiplenmemiz gereken çok özel bir kültür olduğunu söyledi.

Ahilik Haftası nedeniyle Erzurum Emniyet Müdürlüğü Polis Radyosuna konuk olarak, açıklama yapan Yrd. Doç. Dr. Solmaz, her yıl Ekimin 2. pazartesi ile başlayan haftanın ülkemizde kutlandığını belirterek, "Türkiye Cumhuriyeti 75 yıl önce Osmanlı'dan devir aldığı yönetimi, Osmanlı da 700 yıl önce Anadolu Selçuklu devletinden almıştı. Anadolu Selçuklu devleti de Büyük Selçuklu İmparatorluğu'nun bir parçası olarak bu topraklarda yaklaşık bin yıl önce kurulmuştu. Görüldüğü üzere bin yıldır Türkler Anadolu toprakları üzerinde yaşamaktadır. Türklerin tarihi aslında bin yıl ile sınırlı değildir. Bilinen en eski insanlık tarihine kadar uzanır. Oğuz Hanlığı, Uygur devleti, Göktürk devleti, Hun devleti M.Ö. 4 bin yıldan beri, devletini ve kültürünü yaşatmaktadır" dedi.
|
|
Devamını oku...
|
|

“1- Birbirinize ölünceye kadar yardımcı olacaksınız. 2- Yalan söylemeyecek, haram yemeyeceksiniz. 3- Elinize, dilinize, belinize sahip çıkacaksınız. 4- Birinizin günahından hatasından diğeriniz sorumlu olursunuz. O nedenle birbirinizin suç işlemesine engel olacaksınız.”
Musahiplik, alevilerde yol kardeşliği anlamında kullanılır. Bu kardeşlik “kan kardeşliği”, “kan yolu ile akrabalık” dışında kurulan sosyal-toplumsal bir akrabalıktır. “Kan bağına” dayanan “akrabalık” bir anlamda zorunlu akrabalık iken, bu türdeki akrabalık tamamen gönüllülük esasına dayalı bir akrabalıktır.
Alevilerin temel ibadeti olan cem törenleri esas olarak iki türlü yapılır: Birincisi yediden yetmişe herkesin katıldığı cemlerdir. Bunların sınırı oldukça geniştir. Adına “Birlik Cemi” de denir. Bu cemler daha çok gençlere (kız ve erkek) öğretmek amacıyla yapılır. İkinci tür cemler ise daha dar bir kesimin katıldığı cemlerdir. İşte bu cemlere sadece evli veya musahip olan çiftler katılır. Bu cemlere “Görgü Cemleri” de denir. Bu cemlerdeki katılımcılar bir anlamda musahip olmuş yola girmiş olanlardır. Burada herşey daha disiplinli ve kuralcıdır. Musahip olmayanlar bu cemlere alınmazlar. Musahip olma bunun ön şartıdır.
Musahip ise şöyle olunur: İyi anlaşan iki arkadaş “Yol kardeşi” olmaya karar verdiklerinde önce ailelerinin ve eşlerinin bu konuda rızalarını almaları gerekir. Musahiplik taraflardan biri ölmedikçe bir kere yapılır. Hayatta sadece bir kişi ile yapılır. Evli olunması ve eşlerin de benimsemesi, anlaşması şarttır. Eğitim düzeyleri, sosyal-toplumsal konumları ve ekonomik yapılarının birbirleriyle uyumlu olmaları gerekir. Bu uyum sağlanmazsa ileride sorun çıkabilir. Tabii en önemlisi de iki musahibin ve eşlerinin çok iyi anlaşması gerekir.
|
|
Devamını oku...
|
|

Ahi Evran, bugün İran sınırlarında yer alan, devrinin önemli kültür merkezlerinden Hoy kasabasında doğmuştur. Ahi Evran’ın doğum tarihi kesin olarak bilinmemektedir. Ancak birçok kaynakta yer alan 93 yıl ömür sürdüğü bilgisinden hareketle, Hicrî 659’da (1261) öldüğü göz önünde bulundurulduğunda Ahi Evran’ın hicrî 566 (1171) yılında doğduğu anlaşılmaktadır.
Anadolu’da Ahilik teşkilâtının kurucusu ve 32 esnaf zümresinin pîri kabul edilen Ahi Evran’ın asıl adı Mahmud’dur. Babasının adı ve doğum yerine nispeten Mahmud bin Ahmed el-Hoyî (Hoylu Ahmet’in oğlu Mahmut) denmiştir. Künyesi Ebu’l-Hakâyık (hakikatlerin babası), lakabı Nasîrüddîn’dir (dinin yardımcısı). Ahi şecerenâmelerinde ise Nimetullah (Allah’ın nimeti) olarak anılmaktadır.
Evran (Evren), Türkçe bir kelime olup “yılan, ejderha” anlamlarına gelmektedir.
Ahi Evran’ın çocukluğu ve ilk tahsil devresi, memleketi olan Azerbaycan’da geçmiş, gençliğinde Horasan ve Maveraünnehir’e giderek o yörede büyük üstatlardan ders aldı. Herat’ta zamanın en büyük âlimlerinden olan Fahruddîn-i Râzî’nin derslerine devam ederek ondan aklî (fen) ve naklî (din) ilimleri öğrendi.
Bir hac yolculuğu esnasında Râzî’nin talebelerinden ve evliyâdan Şeyh Evhadüddîn Hamid Kirmânî ile tanıştırılan Ahi Evran, daha sonra onun talebeleri arasına katılmış ve bağlılığını Evhadüddîn’in vefatına kadar sürdürmüştür.
Ahi Evran, Bağdat’ta iken fütüvvet teşkilâtının ileri gelen şeyhleriyle münasebette bulunduğu gibi, başta Evhadüddîn Kirmânî olmak üzere birçok üstattan yararlanmıştır. Bağdat’ın o yıllarda İslâm dünyasının en büyük ilim, sanat ve irfan merkezi oluşu, Ahi Evran’ın çok yönlü bir ilim ve fikir adamı olmasında etkili olmuştur. Tefsir, hadis, kelâm, fıkıh ve tasavvuf gibi dinî ilimler yanında felsefe ve tıp sahasında da sivrilmiş ve bu konularda eserler vermiştir.
Muhyiddîn İbni Arabî ve hocası Evhadüddîn Kirmânî’yle birlikte 602 (1205) yılında Anadolu’ya gelen Ahi Evran, Evhadüddîn’le birlikte çeşitli Anadolu şehirlerini dolaştı. Vaazlarında bir yandan esnafa dünya ve ahiret işlerini düzenli hâle getirmeleri için nasihatlerde bulunurken öte yandan yaklaşan Moğol tehlikesine karşı Anadolu halkının kuvvetlenip teşkilâtlanması için çalışmıştır.
|
|
Devamını oku...
|
|
Mustafa Kemal Atatürk, arkadaşlarıyla birlikte, 19 Aralık 1919 gecesi Kayseri'ye, 24 Aralık'ta Kırşehir'e gelmiş, 27 Aralık 1919 cumartesi günü saat 15:30'da Ankara'ya ulaşmıştı.
Ankara'da hiçbir devlet otoritesi kalmamışken Seymen alayı düzülmüş ve zamanın Ankara'sında Dikmen Kızılyokuş'a binlerce atlı ve yaya Seymen gitmiştir. Seymen düzüleceği zaman, Efeler kahvesi önüne sancak dikilmesi Seymen alayının kurulmasına işarettir. Eski Türkler de otağ önüne tuğ ve sancak dikerlerdi. Mustafa Kemal'in Ankara'ya geleceği günün sabahı da sancak dikildi. O zaman Efeler kahvesi Ulucanlar'a giden yolun üzerinde bulunan San Ahmed'in kahvesi idi.
Seymenler, zeybekler, esnaf temsilcileri, öğrenciler ve binlerce Ankara'lı, tek ses, tek yürek olmuş, Atatürk'ü karşılıyor, alkışlıyor, (yaşa, varol) diye bağırıyorlardı.
Yollarda kurbanlar kesiliyor, milli oyunlar oynanıyordu. Ankara'nın bayramıydı o gün. Bu karşılama Ata'yı çok duygulandırmış, tüm karşılayanlara teşekkür ederek içinde bulunduğumuz durumu, bundan nasıl kurtulacağımızı belirten bir konuşma yapmıştı.
O gün Ankara'da M.Kemal'i Dikmen sırtlarında 3000 atlı 30-40.000 civarında bir seğmen alayı ile karşılayan Seğmenler büyük önderin ağlamasına sebep olmuşlardır. Çünkü Mustafa Kemal gittiği yerlerde böyle bir kalabalık görmemişti.
İşte Atatürk'ün Ankara halkı ile ilk karşılaşması böyle oldu. Dikmen'de karşılama heyetini ve devlet memurlarını bir arada görünce, otomobilden indi. Herkesin ayrı ayrı ellerini sıktı. Seymenlere hitap ederek:
"Merhaba efeler!" diye, yüksek sesle selamladı. Efeler hep bir ağızdan: "Sağ ol paşa Hazretleri!"
"Arkadaşlar, buraya niçin geldiniz?" Efeler hep bir ağızdan: "Millet yolunda kanımızı akıtmaya geldik"
Mustafa Kemal: "Fikrinizde sabit misiniz?" Tekrar bağırdılar: "And olsun!"
Mustafa Kemal'in gözleri yaşararak: "Var olun yiğitler!"
Enver Behnan Şapolyo, “Kemal Atatürk ve Milli Mücadele Tarihi” (1958) adlı kitabında Atatürk'ün Ankara'ya gelişini şöyle anlatır:
"Günlerden cumartesiydi. Hazırlıklar sabahtan başlamış, karşılama için büyük bir konvoy oluşturulmuştu. En önde Seymen alayı yürüyordu. SEĞMEN kıyafeti içinde 30-40.000 yaya, 3 bin atlı Seymen yola dizilmişti. Bala'dan ve civar kasabalardan gelen 100 davulcu ile 60 zurnacı, şamanlar gibi raks ederek çalıyorlardı. Kale'yi Atpazarı'nı, Çıkrıkçılar'ı mesken tutmuş keçeciler, bakırcılar, demirciler, pırpıtçılar, semerciler, çıkrıkçılar, nalburlar, tiftikçiler, orakçılar, düvenciler, debağlar, kilciler, kabatuzcular, kasaplar, bahçıvanlar, haffaflar, urgancılar, saraçlar, kundurucular, terziler, sofcular, sokumacılar, esnaf bayrağının arkasından ilerliyorlardı."
Mustafa Kemal'i karşılamak için Dikmen'de binlerce Seymenin yanı sıra Kırşehir, Yozgat, Kalecik, Kızılcahamam gibi çevre il ve ilçelerden gelenlerle birlikte 30-40 bin kişi olduğu anlatılmaktadır. Bu karşılama Ankara'nın Başkent olması için Mustafa Kemal'in ifadesine göre önemli bir etken olmuştur. O dönem Anadolu'nun bir çok yerinde kurulmuş olan İngiliz Muhipleri, Amerikan Muhipleri vb. cemiyetler var iken Ankarada bu cemiyetlerden herhangi biri kurulmamış ve Ankara eşrafından bir kişi dahi bu cemiyetlere yanaşmamıştır. O dönem Ankara'da Müdafa-i Hukuk cemiyetlerinin en aklı başında ve en iyi organize olan Azm-i Millî Cemiyeti kurulmuştur. Bu sebeple 27 Aralık 1919 da Dikmen Kızılyokuş'a yansıyan Seymen hareketi Mustafa Kemal için önemli bir hadisedir.
|
|
|
Seymenlik
Adı Oğuz, Soyu Oğuz, Boyu Oğuz, Töresi Oğuz, Kendi Beyini kendi seçer, Çağ kapatıp çağ açar. Vatan için serden geçer. Doğrularla hemhal olan, Yiğitlikte aslana emsal olan, Sadakatta dünyaya timsal olan onlar, Anadolu’yu yurt yapan Selçuklu’nun temelinde onlar vardı. 3 kıtada at koşturan, Osmanlı’nın özünde de onlar vardı. 27 Aralık 1919'da Dikmen sırtlarında Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk'e "Paşam seni Görmeye Geldik, bu Vatan Uğruna ölmeye Geldik" diyerek Cumhuriyet’in Temelinde onlar vardı. Onlar Bir Gerçek, Onlar Bir Tarih, Onlar! ANKARALI SEYMENLER
Ümit Arslan YILMAZ
Seymenlik geleneğinin kökeni oğuz Türklerine dayanır. Oğuzlarda sivil inisiyatifle oluşmuş, insanların hiçbir lider veya askeri otorite olmaksızın düşmana karşı bir araya gelmeleri ve kıyafetleri, kılıcı, atıyla Seymen Alayı (Seymen düzülmesi) oluşturmaları ile başlamıştır. İkinci Mahmud'un kurduğu "Sekban" teşkilâtı "Seymen" kelimesinden alındığını iddia edilmektedir. Seymen düzülmeyi yalnız Ankara Efeleri anane olarak saklamıştır.
Çünkü bütün Ankara civar köyleri; Çubuk'ta Kınık, Elmadağ eteğinde Bayındır. Ayaş'ta Kayı, Hüseyin Gazi dağı eteğinde Peçenek, Yazır, Dodurga, Bâlâ'da Avşar, Çubuk'ta Kargın, Çavundur, Eymir, Bökdüz köyleriyle Ankara'yı çevrelemiştir. Bütün bu köy adları Oğuzların yirmi dört boyunun adlarıdır. Köylerin pek çoğu Oğuzların Beydili aşiretine mensuptur.
Seymen alayı, daima kızılca günlerde kurulurdu. Yani millî felâket günlerinde, bir beyliğin ve devletin yıkılış sıralarında, halk yeni bir devlet kurmak ve baslarına yeni bir reis seçmek için Seymen Alayı kurardı. Bu alay yeni devleti kurar, yeni reisi seçerdi. Kuvvetle muhtemeldir ki Selçuk İmparatorluğu yıkılırken (Anadolu Selçukluları) yine böyle bir galeyan olmuş, Osman Bey aynı şekilde Kayı Aşiretinin başına bey seçmiştir.
Seymenlik Anadolu'ya özgü bir gelenek olup Ege yöresinde Efelik, İçanadolu'da ise Seymenlik olarak adlandırılmıştır. Önemli günlerde sinsin ateşi yakılması ve bu ateş etrafında sohbet edilmesi Seymenlik geleneğindendir. Maşatama denilen demirden yapılmış büyük bir çanağın içine yağlı çıra koyarlar bu ateşin etrafında davul ve zurna çalarak Zeybek oynarlar sohbet eder, bağlama çalarlardı. Bu ateşin üstünden atlayarak bir nevi tura oyunu oynayarak sabahı ederlerdi. Tarihte gündüz savaşan Seymenler akşam ateş etrafında sohbet eder bağlama çalarlardı.
Seymenlik geleneği muhabbeti bilmedir, töredir, adaptır. Bu gelenek Oğuzlardan, Selçuklulardan, Osmanlıdan günümüze kadar gelmiştir.
kaynak: ankaraseymenlerkulubu.org |
|
PROGRAMA KABUL EDİLEN BİLDİRİLER
Sempozyumumuza İlgi Gösteren Değerli Bilim Adamları, Araştırmacılar,
Daha önce de ifade edildiği gibi sempozyumumuza yapılan başvurular tahminlerimizin çok üstünde gerçekleşmiştir. Bundan dolayı, çok titiz ve ciddi değerlendirmelerle programı gerçekçi kılabilecek bir sayıya erişmek zaruret hâlini almıştır.
Bu cümleden olmak üzere, Düzenleme Kurulu’nun akademisyen üyeleri ile bir ön toplantı yapılmış, bu toplantıda oy birliğiyle alınan kararlar çerçevesinde, kimi başvuruların -gerekçeleri tek tek ortaya konularak- hakemlere gönderilmeden reddine karar verilmiştir.
Düzenleme Kurulu’nda, değerlendirilmeye alınması uygun görülen bildiri özetleri, -başvuru sahiplerinin adları belirtilmeksizin- çoğunluğu Bilim Kurulu üyelerimizden oluşan, alanında tanınmış iki profesöre hakemlik yapmaları ricasıyla gönderilmiştir. Her iki profesörden de olumlu görüş alanlar doğrudan programa dahil edilmiş; iki farklı görüş gelen bildiri özetleri üçüncü bir hakeme gönderilmiş ve o hakemin oyu doğrultusunda sonuç alınmıştır. Bütün bu değerlendirmeler sonucunda, aşağıdaki listede yer alan 131 başvuru sahibine ait 124 bildirinin programa alınması uygun görülmüştür.
Değerli Başvuru Sahipleri,
Programa alınamayan başvuruların pek çoğu da kuşkusuz değerli çalışmalardı. “Altın yere düşmekle ziyan olmaz.” sözü muktezasınca o çalışmalar da hak ettikleri şekilde elbette değerlendirilecektir. Ne var ki, netice itibarıyla 200’ün de üstüne çıkan bu bildirilerin hepsini programa almamıza ne zaman, ne mekân ve ne de imkânlarımız elverirdi.
Bu itibarla, tamamen samimi ve yoğun bir çalışma temposu içinde sürdürülen bu süreçte bize ilgi gösteren bütün başvuru sahiplerine teşekkür eder, bildirisi programa alınamayan bilim adamı ve araştırmacılardan da bizi anlayışla karşılamalarını rica ederiz.
Ayrıca bildiri özetlerini tek tek okuyarak değerlendirmelerini lütfeden saygıdeğer bilim adamlarına burada alenen bir kez daha teşekkür etmeyi borç biliriz.
Not: Sempozyumla ilgili bundan sonraki genel duyurular Ahilik Kültürünü Araştırma Merkezi’nin internet sitesinden (http://akam.ahievran.edu.tr/) yapılacaktır.
Düzenleme Kurulu Adına Doç. Dr. M. Fatih KÖKSAL
|
|
Unvan
|
Soyadı, Adı
|
Üniversite
|
Şehir
|
Bildiri Başlığı
|
|
1
|
Prof. Dr.
|
Albayrak, İrfan
|
Ankara Ü.D.T.C.F.
|
Ankara
|
Kültepe Tabletlerinde Geçen Meslek Adları
|
|
2
|
Prof. Dr.
|
Arıcı, Kadir
|
Gazi Ü.İ.İ.B.F.
|
Ankara
|
Ahi Örgütlenmeleri ve Sosyal Düzenin Korunmasındaki Rolleri
|
|
3
|
Prof. Dr.
|
Bakkal, Ali
|
Harran Ü.İlahiyat
|
Şanlıurfa
|
İslâm Tarihinde Rasathaneler ve Caca Bey Medresesi
|
|
4
|
Prof. Dr.
|
Bayram, Mikâil
|
Selçuk Ü.(Emekli)
|
Konya
|
Ahi Teşkilâtının Bilimsel Temelleri
|
|
5
|
Prof. Dr.
|
Çobanoğlu, Özkul
|
Hacettepe Ü.Edebiyat
|
Ankara
|
Türk Mitolojisi ve Ahilik Kültürünün Kökenleri
|
|
6
|
Prof. Dr.
|
Güven, Özbay
|
GaziB.E.S.Y.O.
|
Ankara
|
İstanbul Okmeydanı Tekkesi Vakfı’nın 1831 Yılı Muhasebesi
|
|
7
|
Prof. Dr.
|
İzeti, Metin
|
Yenipazar İlahiyat
|
Tetova
|
Arnavutlarda Esnaf-Tarikat İlişkisi
|
|
8
|
Prof. Dr.
|
Kal’a, Ahmet
|
İstanbul Ü.İktisat
|
İstanbul
|
Ahi Evren’in Başlattığı Esnaf Sanayi Devrimi
|
|
9
|
Prof. Dr.
|
Kartal, Ahmet
|
Kırıkkale Ü.Fen-Edebiyat
|
Kırıkkale
|
Kerâmât-ı Ahi Evran Mesnevisi Üzerine Notlar
|
|
10
|
Prof. Dr.
|
Mikov, Lyubomir
|
Bulgarian Acad. of Sciences
|
Sofya
|
Kültürel Gelenekleri Bakımından Bulgaristan Alevi ve Bektaşileri İle Anadolu Ahileri Arasındaki Paraleller
|
|
11
|
Prof. Dr.
|
Öztürk, Mürsel
|
Ankara Ü.D.T.C.F.
|
Ankara
|
Fars Edebiyatında Fütüvvetnameler
|
|
12
|
Prof. Dr.
|
Polat, Nâzım H.
|
Niğde Ü.Fen-Edebiyat
|
Niğde
|
Kırşehir Basın Tarihi YazımıYolunda / Mahallî Süreli Yayınlar Nasıl İncelenmelidir?
|
|
13
|
Prof. Dr.
|
Sarıkaya, M. Saffet
|
S. Demirel Ü.İlahiyat
|
Isparta
|
Esnaf Teşkilatı ve Fütüvvetnamelere Yönelik Eleştiriler(Nisabu’l-İntisab Örneğinde)
|
|
14
|
Prof. Dr.
|
Şeker, Mehmet
|
Dokuz Eylül Ü.İlahiyat
|
İzmir
|
Türk Tarihinin Kaynağı Olarak Fütüvvetnameler
|
|
15
|
Prof.
|
Şentürk, Nezihe
|
Gazi Ü.Gazi Eğitim
|
Ankara
|
Türk Halk Müziğinde Kırşehirli Bir Usta: Neşet Ertaş
|
|
16
|
Okt.
|
Afacan, Şenol
|
Ahi Evran Ü.Eğitim
|
Kırşehir
|
|
17
|
Prof. Dr.
|
Torlak, Ömer
|
Osmangazi Ü. İ.İ.B.F.
|
Eskişehir
|
21. Yüzyıl Başlarında Türkiye’de İş Ahlakının Kaynakları: Bir Alan Araştırması
|
|
18
|
Doç. Dr.
|
Özdemir, Şuayip
|
Afyon Kocatepe Ü. İ.İ.B.F.
|
Afyon
|
|
19
|
Dr.
|
Erdemir, Erkan
|
Osmangazi Ü. İ.İ.B.F.
|
Eskişehir
|
|
20
|
Prof. Dr.
|
Yavuz, Kemal
|
İstanbul Ü.Edebiyat
|
İstanbul
|
Gülşehrî’nin Mantıku’t-tayr’ında İran Kahramanları
|
|
21
|
Prof. Dr.
|
Yelten, Muhammed
|
İstanbul Ü.Edebiyat
|
İstanbul
|
Gülşehrî’de Ticaret Fikri
|
|
22
|
Prof. Dr.
|
Yetiş, Kazım
|
İstanbul Ü. Edebiyat
|
İstanbul
|
Devlet Ana Romanının Kurgusunda Ahîliğin Yeri
|
|
23
|
Prof. Dr.
|
Yoloğlu, Güllü
|
Azerbaycan İlimler Ak.
|
Bakü
|
Azerbaycan’da Ahilik ve Dovlet Politikasında Rolü
|
|
24
|
Prof. Dr.
|
Yüksel, Hasan
|
Cumhuriyet Ü.Fen-Edebiyat
|
Sivas
|
Ahi Kitabeleri
|
|
25
|
Doç. Dr.
|
Açıkel, Ali
|
G.O.P. Ü. Fen-Edebiyat
|
Tokat
|
Osmanlı Döneminde Tokat Kazası’nda Ahiler ve Ahi Zaviyeleri
|
|
26
|
Doç. Dr.
|
Alexiev, Bojidar
|
Bulgarian Acad. of Sciences
|
Sofya
|
Sofi ve Seyfi
|
|
27
|
Doç. Dr.
|
Arnaut, Tudora
|
Taras Şevçenko Kiev Milli Ü.
|
Kiev
|
Gagauz Sözlü Halk Edebiyatında Ahilik Kültürünün İzleri
|
|
28
|
Doç. Dr.
|
Arslan, Mustafa
|
İnönü Ü.İlahiyat
|
Malatya
|
Sabri Ülgener’in Dikotomik Çözümlemeci Yaklaşımında Ahilik
|
|
29
|
Doç. Dr.
|
Avşar, Ziya
|
Bozok Ü.Fen-Edebiyat
|
Yozgat
|
Ahi Evran’ın Tabsıra Adlı Eserinin Özgünlüğü
|
|
30
|
Doç. Dr.
|
Bardakçı, Necmettin
|
S. Demirel Ü.İlahiyat
|
Isparta
|
Ahilik – Yâren İlişkisi ve Simav’da Yâren Geleneği
|
|
31
|
Doç. Dr.
|
Benli, Yusuf
|
İnönü Ü.İlahiyat
|
Malatya
|
Ahilikte Şiîlik Etkisi ve Ahiliği Anadolu’da Alevîliğe Tesirleri Meselesi
|
|
32
|
Doç. Dr.
|
Ceylan, Ömür
|
İstanbul Kültür Ü. Fen-Edebiyat
|
İstanbul
|
Seyyid’in Manzum Fütüvvetnamesinde Fütüvvet ve Fütüvvet Ehli
|
|
33
|
Doç. Dr.
|
Çilingir, Lokman
|
Kırıkkale Ü.Fen-Edebiyat
|
Kırıkkale
|
Mesleki Kuruluş mu, Dini-Kültürel Birlik mi? Farklı Bir Açıdan Ahi Birlikleri
|
|
34
|
Doç. Dr.
|
Eliaçık, Muhittin
|
Kırıkkale Ü. Fen-Edebiyat
|
Kırıkkale
|
Cumhuriyet’in İlk Yıllarında Kırşehir’de Yayınlanan Kırşehir Gazetesi
|
|
35
|
Doç. Dr.
|
Gümüşçü, Osman
|
Pamukkale Ü.Eğitim
|
Denizli
|
Xvı. Yüzyıl Anadolu’sunda Ahi Adlı Yerleşmeler
|
|
36
|
Doç. Dr.
|
Günşen, Ahmet
|
Ahi Evran Ü.Eğitim
|
Kırşehir
|
Kırşehir Mutfak Kültürü ve Ahilik Geleneğinden Gelen Bir Ortak Yemek: Hervane / Ferfene
|
|
37
|
Doç. Dr.
|
Gürbüz, Adnan
|
Cumhuriyet Ü.Fen-Edebiyat
|
Sivas
|
Xvı-Xvıı. Yüzyıllarda Kırşehir Kalesi
|
|
38
|
Doç. Dr.
|
Kara, Seyfullah
|
Atatürk Ü.İlahiyat
|
Erzurum
|
Selçuklu Türkiyesi Dînî Tarihinde Tartışılan Bir Konu: Ahîlerin Sünnîliği Meselesi
|
|
39
|
Doç. Dr.
|
Koçak, Aynur
|
Kocaeli Ü.Eğitim
|
Kocaeli
|
Ahilik Kültüründe Hediyeleşmenin Sembolik Boyutu
|
|
40
|
Okt.
|
Esirgen, Bilge
|
Ahi Evran
|
Kırşehir
|
|
41
|
Doç.Dr.
|
Köksal, M. Fatih
|
Ahi Evran Ü.Fen-Edebiyat
|
Kırşehir
|
Garîbî’nin Garib Kalmış Mesnevisi: “ Otuz İki Esnafnıng Birbiri İle Köp Talaşkanı”
|
|
42
|
Doç. Dr.
|
Musalı, Vusale
|
Azerbaycan İlimler Ak.
|
Bakü
|
Tezkirelere Göre Türk Esnaf Tarihi
|
|
43
|
Doç. Dr.
|
Nemlioğlu, Candan
|
Onsekiz Mart (Emekli)
|
İstanbul
|
Amasya, Gümüş Bucağı’nda Ahilik Teşkilatı ve Eserleri
|
|
44
|
Doç. Dr.
|
Özarslan, Metin
|
Hacettepe Ü.Edebiyat
|
Ankara
|
Ahiliğin Uzantıları ve Türk Kültüründe Ortak İnsan Tipi Üzerine
|
|
45
|
Doç. Dr.
|
Sancaklı, Saffet
|
İnönü Ü.İlahiyat
|
Malatya
|
Ahi Ahlâkının Oluşumunda Hz. Peygamber Ahlâkının / Hadislerinin Rolü ve Etkisi
|
|
46
|
Doç. Dr.
|
Şıhıyeva, Seadet
|
Azerbaycan İlimler Ak.
|
Bakü
|
Hurufilik Edebiyatı ve Tarihinde Ahilikle Kesişen Makamlar
|
|
47
|
Doç. Dr.
|
Yel, Selma
|
Gazi Ü.Gazi Eğt.
|
Ankara
|
Xıx. Yüzyılda Osmanlı Devleti’ne Hizmet Eden Üç Önemli Kırşehirli
|
|
48
|
Doç. Dr.
|
Yıldırım, Ahmet
|
S. Demirel Ü.İlahiyat
|
Isparta
|
Fütüvvetnamelere Göre Ahilik Geleneğinde Hadis Kültürü
|
|
49
|
Y. Doç. Dr.
|
Arık, Şahmurat
|
Ahi Evran Ü.Fen-Edebiyat
|
Kırşehir
|
Kırşehirli Bir Yazar: Oğuz Özdeş ve Tarihi Romanları
|
|
50
|
Y. Doç. Dr.
|
Aydın, Davut
|
Ahi Evran Ü. Eğitim
|
Kırşehir
|
Mesleki Rehberlik ve Ahilik
|
|
51
|
Y. Doç. Dr.
|
Barut, Yaşar
|
Ondokuz Mayıs Ü. Eğitim
|
Samsun
|
Dadaloğlu’nun Şiirlerinde Kırşehir ve Çevresinin Ele Alınışı
|
|
52
|
Y. Doç. Dr.
|
Bedirhan, Yaşar
|
Selçuk Ü.Eğitim
|
Konya
|
Ortaçağda Kafkasya Türk Şehirlerinde Esnaf Teşkilatları (Tebriz Örneği)
|
|
53
|
Y. Doç. Dr.
|
Bekki, Salahaddin
|
Ahi Evran Ü. Fen-Edebiyat
|
Kırşehir
|
Walter Ruben (1899-1982) ve “Kırşehir / İç Anadolu’da Eski Bir Şehir” Adlı Eseri
|
|
54
|
Y. Doç. Dr.
|
Bolat, Bengül
|
Ahi Evran Ü.Eğitim
|
Kırşehir
|
Kırşehir’e Yapılan Haksızlık; İlçe Biçimine Dönüştürülmesi ve Tartışmaları
|
|
55
|
Y. Doç. Dr.
|
Burak, Durdu Mehmet
|
Ahi Evran Ü. Eğitim
|
Kırşehir
|
Osmanlı’daki Ahilik Kurumu ile İngiltere’deki Farmason Loncalarının Karşılaştırılması, Farklılıkları ve Benzerlikleri
|
|
56
|
Y. Doç. Dr.
|
Doğan, Hulusi
|
A. Menderes Ü. Nazilli İ.İ.B.F.
|
Aydın
|
Günümüz İşletmecileri İçin Ahilik Kültüründen Örtülü Bilginin Gelişim Ve Paylaşım Örnekleri
|
|
57
|
Y. Doç. Dr.
|
Durbilmez, Bayram
|
Erciyes Ü.Fen-Edebiyat
|
Kayseri
|
Türk Kültüründe ve Fütüvvetnamelerde Dört Sayısı
|
|
58
|
Y. Doç. Dr.
|
Durmuş, Mitat
|
Kafkas Ü.Fen-Edebiyat
|
Kars
|
Destan Şairi Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu’nun Asya’dan Anadolu’ya Göçen Ruha ve Ahi Evren Kültürüne Bakışı
|
|
59
|
Y. Doç. Dr.
|
Eken, Galip
|
Cumhuriyet Ü.Fen-Edebiyat
|
Sivas
|
Xıx. Yüzyıl Kırşehir Vakıflarına Dair
|
|
60
|
Y. Doç. Dr.
|
Erdem, M. Dursun
|
Erzincan U.Fen-Edebiyat
|
Erzincan
|
Kırşehir Ağzının Tarihi Oluşumu
|
|
61
|
Y. Doç. Dr.
|
Erol Hülya
|
Kilis 7 Aralık Üniversitesi
|
Kilis
|
Gaziantep ve Kilis’te Esnaf Sahreleri
|
|
62
|
Yard. Doç. Dr.
|
Erol, Mehmet
|
Kilis 7 Aralık Üniversitesi
|
Kilis
|
|
63
|
Y. Doç. Dr.
|
Kahvecioğlu, Recep
|
Ahi Evran Ü.M.Y.O.
|
Kırşehir
|
Topluma Yönelik Pazarlama Yönetim Anlayışının Ahilik Sistemiyle Örtüşen Yönleri
|
|
64
|
Öğr. Gör.
|
Çetinkaya, Ferhat
|
Ahi Evran Ü.M.Y.O.
|
Kırşehir
|
|
65
|
Y. Doç. Dr.
|
Karaköse, Hasan
|
Ahi Evran Ü.Fen-Edebiyat
|
Kırşehir
|
Ahi Evran Vakfı Hakkında İki Arapça Vakfiye İle Bir Ferman
|
|
66
|
Y. Doç. Dr.
|
Kaya, Doğan
|
Cumhuriyet Ü. Fen-Edebiyat
|
Sivas
|
Sivas’ta İşyeri Adlandırmaları ile İlgili Bazı Tespitler
|
|
67
|
Y. Doç. Dr.
|
Kaya, Mehmet
|
Niğde Ü.Fen-Edebiyat
|
Niğde
|
Xıx. Yüzyıl Ve Xx. Yüzyıl Başlarında Kırşehir’de Asayişi Sağlama Çabaları
|
|
68
|
Y. Doç. Dr.
|
Kurtoğlu, Orhan
|
Ahi Evran Ü.Eğitim
|
Kırşehir
|
Ahi Şecerenâmelerine Göre Ahilik Âdâbı
|
|
69
|
Y. Doç. Dr.
|
Küçükuğurlu, Murat
|
K.T.Ü.Fen-Edebiyat
|
Trabzon
|
Cumhuriyet’in İlk Yıllarında Erzurum’da Ahiliğe Dayalı Esnaf Teşkilatı
|
|
70
|
Y. Doç. Dr
|
Nas, Emine
|
Selçuk Ü.Mesleki Eğt.
|
Konya
|
Kırşehir İli Çeyiz Kültürü Çevresinde Gelişen Halk El Sanatlarının Günümüzdeki Profili
|
|
71
|
Y. Doç. Dr.
|
Altun, Gülüzar
|
Selçuk Ü.Mesleki Eğt.
|
Konya
|
|
72
|
Y. Doç. Dr.
|
Oktay, Elif Yüksel
|
Kocaeli Ü.İ.İ.B.F.
|
Kocaeli
|
Ahilik Teşkilatında Çalışma Ahlakının İşçi ve İşveren Kesimine Etkileri
|
|
73
|
Y. Doç. Dr.
|
Özüçetin, Yaşar
|
Ahi Evran Ü.Fen-Edebiyat
|
Kırşehir
|
İlçelikten İlliğe Kırşehir
|
|
74
|
Y. Doç. Dr.
|
Salman, Barış
|
Ahi Evran Ü.Fen-Edebiyat
|
Kırşehir
|
Hellenistik Devirde Kappadokia ve Sarouene
|
|
75
|
Y. Doç. Dr.
|
Temizkan, Mehmet
|
Ege Ü.Tür. Dün. Ar. E.
|
İzmir
|
Ahîlik ve Alevîlik
|
|
76
|
Y. Doç. Dr.
|
Uslucan, Fikret
|
Erzincan Ü.Fen-Edebiyat
|
Erzincan
|
Sepetçioğlu’nun Bazı Romanlarında Ahi Teşkilatı ve Ahi Tipleri Hakkında Bir İnceleme
|
|
77
|
Y. Doç. Dr.
|
Uzun, Hakan
|
Ahi Evran Ü.Eğitim
|
Kırşehir
|
Türk Milli Mücadele Dönemi Kırşehir Bibliyografyası
|
|
78
|
Y. Doç. Dr.
|
Ünsal, Veli
|
Ahi Evran Ü.Fen-Edebiyat
|
Kırşehir
|
Kırşehir’in Tarihî Coğrafyası - I (Tarih Öncesi)
|
|
79
|
Y. Doç. Dr.
|
Yakuboğlu, Cevdet
|
Kastamonu Ü.Fen-Edebiyat
|
Kastamonu
|
Selçuklular, Çobanoğulları, Candaroğulları ve Erken Osmanlı Döneminde Kastamonu Çevresinde Ahiler
|
|
80
|
Y. Doç. Dr.
|
Yaman, Bahattin
|
S. Demirel Ü.İlahiyat
|
Isparta
|
Osmanlı Saray Sanat Esnafı: Ehl-i Hıref
|
|
81
|
Y. Doç. Dr.
|
Yeşil, Rüştü
|
Ahi Evran Ü.Eğitim
|
Kırşehir
|
Mesleki Değerler Eğitimi Perspektifinde Ahilik Sistemi (Tespitler-Tahliller)
|
|
82
|
Y. Doç. Dr.
|
Yörük, Doğan
|
Selçuk Ü.Fen-Edebiyat
|
Konya
|
XV. Yüzyılda Karaman Topraklarındaki Ahiler ve Bunlara Ait İzler
|
|
83
|
Y. Doç. Dr.
|
Zavotçu, Gencay
|
Kocaeli Ü.Fen-Edebiyat
|
Kocaeli
|
Mantıku’t-Tayr’ın Hayvan Hikâyeleri Zincirindeki Yeri ve Kaynakları Hakkında Bir Araştırma
|
|
84
|
Öğr. Gör. Dr.
|
Elbir, Bilal
|
Celal Bayar Ü. Eğitim
|
Manisa
|
Osmanlı’nın Kuruluş Devrini Anlatan Romanlarda Ahilik Kültürünün Yansımaları
|
|
85
|
Öğr Gör. Dr.
|
Gemici, Nurettin
|
İstanbul Ü. İlahiyat
|
İstanbul
|
Ahilikten Günümüze Meslek Eğitiminde Model Arayışları ve Sonuçları
|
|
86
|
Öğr. Gör. Dr.
|
Kuşçu, Ayşe Dudu
|
Gazi Ü.Fen-Edebiyat
|
Ankara
|
Günümüz Türk Dünyasında Ahiliğin İzleri:Gâp, Şerine, Davat
|
|
87
|
Ar. Gör. Dr.
|
Calil, Farah
|
Bakı Slavyan U.
|
Bakü
|
Ahilik Tarikatının Azerbaycan’da İzleri
|
|
88
|
Dr.
|
Bayar, Muharrem
|
-
|
Afyon
|
Bir Aşure Kepçesine Yazılmış Ahi Yusuf Sinan Tekkesi Vakfiyenamesi
|
|
89
|
Dr.
|
Csaki, Eva
|
-
|
Budapeşte
|
Bir Macar Türkolog Gözüyle Trakya Bektaşileri
|
|
90
|
Dr.
|
Haksever, Ahmet Cahit
|
Hitit Ü.İlahiyat
|
Çorum
|
Çorum’da Ahilik
|
|
91
|
Dr.
|
Kalafat, Yaşar
|
-
|
Ankara
|
Türk Kültür Coğrafyasında "Mücerretlik" ve Gökbörü" İnançlar İtibariyle Ahilik Kavramı
|
|
92
|
Dr.
|
Karagöz, Betül
|
-
|
Ankara
|
Osmanlı Monokrasisinin “Sultanizm”den Korunmasında Ahilik Kurumunun Rolü
|
|
93
|
Dr.
|
Melikzade Tohid
|
Urmiye
|
Urmiye
|
Ahi Evren’in Doğduğu Bölge, İran Azerbaycanı’nda Ahilikle İlgili İzler
|
|
94
|
Dr.
|
Memmedova, Elmira
|
Şarkiyat Enstitüsü
|
Bakü
|
Nizami’nin -Ahilik Bağlamında- Toplumsal Görüşleri ve İmajları
|
|
95
|
Dr.
|
Musalı, Namık
|
Azerbaycan İlimler Ak.
|
Bakü
|
İbn Bezzaz’ın Safvet üs-safa Adlı Eserinde Azerbaycan Ahiliği
|
|
96
|
Dr.
|
Nacafli, Tofiq
|
Azerbaycan İlimler Ak.
|
Bakü
|
Sovyet Tarihçiliğinde Ahiliğin Araştırılması Hakkında
|
|
97
|
Dr.
|
Yıldırım, Seyfi
|
Hacettepe Ü.A.İ.İ.T. Ens.
|
Ankara
|
Osmanlı Devleti’nin Son Döneminde Esnaf ve Millî İktisat Politikası
|
|
98
|
Dr.
|
Yılmaz, Ozan
|
Marmara Ü. Türkiyat Ar. Ens.
|
İstanbul
|
Farsça Fütüvvetnamelerden Hareketle Esnaf Pîrleri ve Fütüvvet Âdâbı Üzerine Bir Değerlendirme
|
|
99
|
Öğr. Gör.
|
Mukaddem, Aliriza
|
Behişti Ü.
|
Tahran
|
Ahi Evren Veli’nin Doğduğu Şehir: Hoy (Arapça ve Farsça Kaynaklara Dayanarak)
|
|
100
|
Öğr. Gör.
|
Öcalan, Koray
|
Ahi Evran Ü.Fen-Edebiyat
|
Kırşehir
|
Kırşehirli Saz Şairi Âşık Duran Şahin
|
|
101
|
Öğr. Gör.
|
Yöre, Seyit
|
Selçuk Ü.Devlet Kons.
|
Konya
|
Kırşehir Yöresi Halk Müziği Kültürü ve “Bozlak”
|
|
102
|
Ar. Gör.
|
Arslan, Öznur (Özdarıcı)
|
Kırıkkale Ü. Fen-Edebiyat
|
Kırıkkale
|
Ahmet Mithat Efendi’nin Romanlarında Esnaf Zihniyeti
|
|
103
|
Ar. Gör.
|
Azizgizi, Matanat Aliyeva
|
Azerbaycan Dövlet İktisat Ü
|
Bakü
|
Ahilik Kurallari ve Türk Ideoloji Yolu
|
|
104
|
Ar. Gör.
|
Bal, Ali Asker
|
Dokuz Eylül Ü. Güzel Sanatlar
|
İzmir
|
Anadolu Tasavvuf Anlayışı Bağlamında Ahiliğin Tasvir Sanatlarındaki İzleri
|
|
105
|
Ar. Gör.
|
Başarır, Özlem
|
Ankara Ü.DTCF
|
Ankara
|
Osmanlı Malikane Uygulamasında Kırşehir
|
|
106
|
Ar Gör.
|
Dinçer, Fatih
|
Ahi Evran Ü.Fen-Edebiyat
|
Kırşehir
|
Nüzhet Erman’ın Şiir Dünyası ve Şiirlerinde Ahilik Kültürünün İzleri
|
|
107
|
Ar. Gör
|
Erdal, Tuğçe
|
Bozok Ü. Fen-Edebiyat
|
Yozgat
|
Somut Olmayan Kültürel Miras Bağlamında Geleneksel Meslekler ve Ahilik
|
|
108
|
Ar. Gör.
|
Karademir, Zafer
|
Cumhuriyet Ü. Fen-Edebiyat
|
Sivas
|
Osmanlı Ahilik Kurumunun İşleyişindeki Bazı Sorunlar ve Alınan Tedbirler
|
|
109
|
Ar. Gör
|
Odabaşı, Zehra (Göçer)
|
Selçuk Ü.Fen-Edebiyat
|
Konya
|
Anadolu Selçuklu Döneminde Bir Kültür Şehri: Kırşehir
|
|
110
|
Ar. Gör
|
Özdemir, Erdem
|
Sakarya Ü.Devlet Kons.
|
Sakarya
|
Ahiliğin Bir Kolu Olan Yaran Geleneğinin Müzik Yönünden İncelenmesi ve Arap Verme Töreni
|
|
111
|
Ar. Gör.
|
Savk, Serkan
|
İzmir Ekonomi Ü. İletişim
|
İzmir
|
Geç Ortaçağ Haberleşme Tarihi Açısından Ahî Tekkeleri
|
|
112
|
Ar. Gör.
|
Şenödeyici, Özer
|
Ahi Evran Ü.Fen-Edebiyat
|
Kırşehir
|
Maneviyatın Somut Göstergesi Olarak Ahilikte Şedd
|
|
113
|
Ar. Gör.
|
Tanyıldız, Ahmet
|
Bozok Ü.Fen-Edebiyat
|
Yozgat
|
Ahi Evran’ın Yezdân-Şinâht Adlı Eserinin Şekil ve Muhteva Özelikleri
|
|
114
|
Ar. Gör.
|
Üst, Sibel
|
Erzincan U.Fen-Edebiyat
|
Erzincan
|
Âşık Paşa’nın Garib-nâme Adlı Eserinden Bir Hikayenin Ontolojik İncelemesi
|
|
115
|
Ar. Gör.
|
Yazar, Sadık
|
Fatih Ü.Fen-Edebiyat
|
İstanbul
|
Mensur Makâlât Tercümeleri
|
|
116
|
Okt.
|
Bolat, Mahmut
|
Ahi Evran Ü(Rektörlük)
|
Kırşehir
|
Atatürk’ün Kırşehir Gençler Derneğinde 24.12.1919’da Yaptığı Konuşmasındaki Mesajlar
|
|
117
|
Okt.
|
Tanboğa, Songül
|
Ahi Evran(Rektörlük)
|
Kırşehir
|
Niğde’de Ahilik Teşkilatı ve Günümüzdeki Kalıntıları
|
|
118
|
|
Ağırgan, Mehmet
|
-
|
Edirne
|
Edirne Saraçlar Loncası
|
|
119
|
|
Ağırgan, Özlem
|
-
|
Edirne
|
Edirne II. Beyazıt Darü’ş-Şifası Hekimlerinden Ahi Çelebi ve Vakıf Eserleri
|
|
120
|
|
Arayancan, Ayşe Atıcı
|
-
|
Ankara
|
Ahilik ve Nizârî İsmâlî Teşkilatları:Benzerlıkler ve Farklılıklar
|
|
121
|
|
Büyüker, Kamil
|
-
|
İstanbul
|
Kırşehir Halkevi Dergisi: Kılıçözü
|
|
122
|
|
Günaydın, Yusuf Turan
|
-
|
Amasya
|
Ahmed Tevhid ve “Ankara Ahîler Hükümeti” İle İlgili Düşünceleri
|
|
123
|
|
Immich, Filiz Erman
|
-
|
Ankara
|
Nüzhet Erman’ın Halk Haktır Adlı Kitabında Tasavvufun Geleneksel Anlatım Formunun Tekil Bir Yeniden Üretimi
|
|
124
|
|
Kallimci, Hasan
|
-
|
Denizli
|
Ahilik Bilgisinin Yerelde Sahiplendirilmesi Konusunda Bir Çalışma: Denizli Ahileri
|
|
125
|
|
Kanat, Emine
|
-
|
Kayseri
|
Ahîlik ve Âşıklık Geleneği Arasında Benzerlikler
|
|
126
|
|
Memmedli, Hulya
|
-
|
Bakü
|
Orta Çağlarda Gence Şehrinde Ahilik
|
|
127
|
|
Santur, Alparslan
|
-
|
Ankara
|
Ahilik ve Sağlık
|
|
128
|
-
|
Türkyılmaz, Murat
|
-
|
Sivas
|
Yalnız Kalmış Bir Kümbet ve Ahi Emir Ahmet
|
|
129
|
-
|
Uzel, Nezih
|
-
|
İstanbul
|
Bir Çağdaş Fütüvvetname
|
|
130
|
-
|
Yılmaz, Adnan
|
-
|
Kırşehir
|
Mustafa Kemal’in Silah ve Dava Arkadaşı Müfit Kırşehir
|
|
131
|
-
|
Yücekaya, Hüsnü
|
-
|
Kırşehir
|
Osmanlı Loncalarında Protoendüstrileşme Örnekleri
|
|
"Oğlan babadan öğrenir sohbet gezmeyi, Kız anadan öğrenir sofra düzmeyi"
Çankırı Yaran´ını yani sohbet alemlerini anlatmaya geçmeden önce, bu sosyal müessese ile irtibatı olduğu bilinen Ahilik müessesesinden birazcık bahsetmenin yerinde olacağını zannediyoruz.
İnsanların birbirlerine kuvvetle itimat etmeleri ve birbirlerini dil, din, ırk ve mezhep ayrımı gözetmeksizin sadece "kul", "insan" oldukları için sevmeleri gibi temel kaidelere dayanan Ahiliğin, pek çok bakımdan Çankırı Yaranı ile alakalı olduğu bilinir.
Şöyle ki; Ahiliğin, bilinen altı şartı vardır. Bu altı şart, "açık" ve "kapalı" olmak üzere ikiye ayrılır. Açık olması gereken "alın, kalp ve kapı"dır. Ki, alın açıklığından, başkalarının yanında yüz karası bulunmamak, kalp açıklığından her insana sevgi beslemek, kapı açıklığından da kendisine yardım istemeye gelen ve muhtaç olan herkese kapısını açık tutmak kasdedilir. Kapalı olması gerekenler ise "el, dil ve bel"dir. El´in kapalı olmasından kasıt, hiç kimsenin hak ve hukukuna tecavüz etmemek, dil´in kapalı olmasından kasıt, hiç bir kul hakkında kötü söz söylememek, dedikodu yapmamak, bel´in kapalı olmasından kasıt ise, hiçbir ferdin namusuna tecavüz etmemektir. Dil konusunda ayrıca, "sır saklamanın da şart olduğu" kasdedilmektedir.
Ahilik-Yaran:
Ahilik-yaran müesseselerinin aralarındaki en açık ve sağlam birlik, şüphesiz ki "dil" kapalılığı şartıdır. Bunun yanında el ve bel kapalılığı ile açık olması gereken alın, kalp ve kapı açıklığı şartları da birbirleri ile olan sıkı bağını ortaya kaymaktadır. Ki, Yaran teşkilatını anlattığımızda bu durum daha iyi anlaşılacaktır. Burada hemen şu netice açığa çıkıyor ki, Ahilik teşkilatı içinde, "feta"lar yani genç ahilerin yetiştirilmesinde esnaf teşkilatları gündüz vazifesini yerine getirirken sohbet teşkilatı yaran ile de mensuplarının gece hayatlarına olan hakimiyetini koruyordu. Yani yaran da esnaf teşkilatları gibi ahilik müessesesi içinde ele alınabilir.
Çankırı sohbet alemleri, yalnız Türkiye içinde değil, bütün dünya için oldukça ilginç bir sosyal müessesedir. Bu sohbetlerde ahlaka aykırı hiçbir unsur bulunmamaktadır. Yukarıda bahsettiğimiz üzere Ahilik, erlik esaslarına dayanan bir müessese idi. Bunun için her ahinin sofrası, eli ve kapısı açık, gözü, dili ve beli kapalı olması kesin şart idi. Ki bu esaslardan ilham alarak teşekkül ettirildiğine inandığımız Çankırı Yaran Sohbetlerine katılan yaranın da bu şartları taşıdığını biliyoruz. Çankırı Yaran Sohbetleri geçmiş dönemlerde bir terbiye ve edip ocağı olarak vazife görmekte idi. Anne ve babalar erkek çocuklarını terbiye edilmelerini edep ve erkan öğrenmelerini sağlamak için yaran sohbetlerine gönderirlerdi.
Bunun için Çankırı´da hala söylenen Dede Korkut´a ait bir atasözü vardır.
"Oğlan babadan öğrenir sohbet gezmeyi, Kız anadan öğrenir sofra düzmeyi"
|
|
Devamını oku...
|
|
|