Florya’daki İstanbul Akvaryumu açıldı. Yazdır

Dünyanın tüm denizlerini içinde barındıran ve bu özelliğiyle alanında bir ilk olan İstanbul Akvaryum’un Başbakan Erdoğan ve Başkan Topbaş birlikte açtı. Erdoğan, “İstanbul hareketliyse, çalışıyorsa, üretiyorsa, gelişiyorsa Türkiye'de de işler iyi gidiyor demektir” dedi.

İstanbul Florya AkvaryumDünyanın tüm denizlerini içinde barındıran ve bu özelliğiyle alanında bir ilk olan Florya'daki İstanbul Akvaryumu, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve Eşi Emine Erdoğan ile İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş ve Eşi Özleyiş Topbaş’ın katılımıyla düzenlenen bir törenle hizmete açıldı.

Binlerce vatandaşın katıldığı açılışta Devlet Bakanı ve Başmüzarekeci Egemen Bağış, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, Devlet Bakanı Hayati Yazıcı, Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehdi Eker, eski Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Prof. Dr. Adem Baştürk ile İBB Bürokratları da yer aldı.

 

İstanbul dünya turizminde ilk 10’a girecek…

Açılışta tören alanını dolduran vatandaşlara hitap eden Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul'u dünya turizminde ilk 10'a, Avrupa'da da ilk 5'e ulaştırma hedefleri doğrultusunda bugün önemli bir adım daha attıklarını söyledi. İstanbul Büyükşehir Belediyesinin yüklenici firmayla beraber 268 milyon liralık yatırımla hayata geçirdiği İstanbul Akvaryum'un, kenti marka şehir haline dönüştürme hedefine ciddi katkı sağlayacak bir hizmet olduğunu belirten Başbakan Erdoğan, “Bizim Türkiye ve İstanbul ile ilgili çok büyük hayallerimiz var. Bizim kökü geçmişte olan, dalları da geleceğe uzanan, odağında insanın bulunduğu bir medeniyet tasavvurumuz var” dedi.

İstanbul Florya AkvaryumAkvaryumun içindeki 15 bin deniz ve kara canlısı ile fevkalade nadide bir eser olduğunu, bunun yanında gerek teknolojisi, gerekse de diğer özellikleriyle kendi alanında ilk olma özelliği taşıdığını anlatan Erdoğan, “Dünyanın en büyük tematik akvaryumu olan bu tesiste, Karadeniz'den Pasifik'e kadar 16 bölgeyi temsil eden gezi alanları ve bir yağmur ormanı bulunuyor. Karadeniz, İstanbul Boğazı, Marmara, Çanakkale Boğazı, Akdeniz gibi bize ait bölgelerin yanı sıra dünya deniz mirasını temsil eden alanlar da burada yer alıyor” diye konuştu.

İstanbul Akvaryum'u yılda 2,5 milyon ziyaretçinin gezmesinin hedeflendiğini vurgulayan Erdoğan, bugün Türkiye'ye gelen toplam turist sayısının, sadece İstanbul'un ziyaretçisi olması gerektiğini ifade ederek, “İstanbul, alması gereken turisti almış değil. Türkiye genelinde 28 milyona ulaştık ama istiyorum ki 28 milyon turist sadece İstanbul'un turisti olsun. Bunu yapar mıyız? Yaparız” şeklinde konuştu.

  
İstanbul’da yeni çekim alanları oluşturuluyor 

İstanbul'un turizm altyapısını bu hedef doğrultusunda süratle ikmal etmenin çabası içinde olduklarına dikkati çeken Başbakan Erdoğan, bunun için çekim alanları oluşturacaklarını, bir yandan ulaşım ve konaklama hizmetlerindeki eksikleri süratle giderirken, diğer yandan da turistlerin ilgisini çekecek yeni eserler üretmek için çalıştıklarını dile getirdi.

İstanbul Akvaryum'u bu amaca hizmet edecek çok önemli ve yeni bir eser olarak gördüğünü kaydeden Erdoğan, başta Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş olmak üzere bu tesisin kente kazandırılmasında emeği geçen herkese teşekkür etti. İşletici firmanın 30 yıllık süreci üstlendiğine, bu süreçte bakımı ve işletmesiyle çok büyük performans ortaya koyması gerektiğine işaret eden Erdoğan, İstanbul Akvaryum'u gezecek misafirlere de bu güzelliklerin tadını çıkarmalarını tavsiye etti. Özellikle ilköğretimden orta öğretime öğrencilerin burayı gezmelerinin çok büyük önem arz edeceğinin altını çizen Erdoğan, şöyle konuştu;

“Şairin dediği gibi, 'İnsan, alemde hayal ettiği kadar yaşar.' Bizim Türkiye ve İstanbul ile ilgili çok büyük hayallerimiz var. Bizim kökü geçmişte olan, dalları da geleceğe uzanan, odağında insanın bulunduğu bir medeniyet tasavvurumuz var. İstanbul da bizim medeniyet tasavvurumuzun en zengin, en ihtişamlı, en gurur verici unsuru. İstanbul'a 2 yeni şehir projemizi tanıtırken idrak, inşa ve ihya demiştik. Kadim medeniyetimizin idrakiyle yeni bir inşa hareketini başlatıp, ülkemizi, şehirlerimizi, 74 milyonu ihya edecek yeni bir süreci başlattığımızı söylemiştik. Bu bizim gençliğimizden beri hayalimizde bir hedefimizdi ama biz o günleri göremedik. Çocukluğumuzda, gençliğimizde bunları yaşayamadık. Varsa yoksa bir Gülhane Parkı'mız vardı. Orada da 3-5 tane canlı vardı. Başka bir şeyimiz yoktu ama artık bunları aşan bir İstanbul, aşan bir Türkiye var. Bulunduğumuz her yerde, üstlendiğimiz her görevde bunu hayata geçirmenin mücadelesi içinde olduk. Esasen, siyaseti de bunun için yapıyoruz.”

  
“İstanbul’un şanına yakışır bir şehir oluşturmak istiyoruz”

İstanbul'a büyükşehir belediye başkanı olduğunda bu anlayışla şehri yaşadığı sıkıntılardan kurtaracak projeleri hayata geçirdiklerini anlatan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan,, yine bu anlayışla İstanbul'u medeniyet tasavvuruna uygun bir iklime kavuşturmanın mücadelesi içinde olduklarını kaydetti. “İstanbul hareketliyse, çalışıyorsa, üretiyorsa, gelişiyorsa Türkiye'de de işler iyi gidiyor demektir. İstanbul sıkıntılıysa, İstanbul dertliyse, Türkiye'de de işler kötü demektir” diyen Başbakan Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü;

“Bugüne kadar yapılanları bir kenara bırakıyorum. Sadece İstanbul için bundan sonra yapacaklarımızdan bir kaçını şöyle alt alta bir sıraladığımızda durum kendiliğinden ortaya çıkıyor. İstanbul'u 2023'e nasıl hazırladığımızı bir kez daha hatırlatmak istiyorum; Karadeniz'i Marmara'ya bağlayan bir kanal inşa edeceğiz. Biri Avrupa yakasında, bu kanalın Karadeniz kıyısında, diğeri ise Anadolu yakasında olmak üzere iki tane yeni şehir oluşturacağız. Bu şehirlerin oluşmasıyla birlikte artık İstanbul'un kentsel dönüşüm sorunu tümüyle çözülmüş olacak. Benim tüm İstanbullulardan, sorumluluk mevkinde olanlardan bir ricam var. İstanbul deprem tehdidi altında. Eğer bu deprem tehdidini görüyor, buna inanıyorsak bize yardımcı olacaksınız. O kaçak göçek, her an yıkıldı yıkılacak bu tür konutlarda oturanlara sesleniyorum ve diyorum ki 'Bu yaptığımız, yapacağımız konutlarla biz size davetiye çıkarıyoruz. O modern konutlarda gelin oturun' diyoruz. Oralarda oturmuyorsunuz. 'O zaman biz size şu an bulunduğunuz yerleri yıkıp oralarda yapacağımız konutlarda size yer verelim' diyoruz. Onu da istemiyorsunuz. O zaman iş başa düşecek, mecburen kamulaştırmaya gitmek suretiyle yıkmak zorunda kalacağız. Çünkü yarın milletçe ağlamaktansa bugün bu adımı atmak en hayırlısıdır diye düşünüyoruz. Zira biz vatandaşımızı üzmek istemeyiz. Ancak bize yardımcı olacaklar.”

Erdoğan, İstanbul'un şanına yakışır bir şehir kurmak durumda olduklarını vurgulayarak, “Bunun için hep birlikte seferber olacağız. Bunu beraber yapacağız. Gecekondularda oturmak benim milletime yakışmıyor. Deprem tehdidi altındaki bu konutlarda oturmak benim vatandaşıma yakışmıyor. Geç kaldık, artık bu adımı atmamız lazım. Onun için bunu atıyoruz ve iki adet Avrupa ve Asya yakasında olmak üzere yeni şehir inanıyorum bize çok büyük güç kazandıracak” diye konuştu. 

  
“Taksim’i yeni baştan düzenliyoruz” 

Başbakan Erdoğan, biri Avrupa yakasında, diğeri Anadolu yakasında olmak üzere iki şehir hastanesi inşa edeceklerini aktararak, şunları kaydetti; “Taksim'i yeni baştan düzenliyoruz. Bütün trafiği yerin altına alıyoruz. Şu anda Taksim Parkı diye bize yutturulan yer, aslında geçmişte Topçu Kışlası idi. Şimdi o kışlayı biz bulduk çıkardık. Oraya o kışlayı yeniden inşa edeceğiz. Ancak tabii bir kışla olmayacak. Çok daha farklı hizmetler içeren orası bir mimari güzellikte eser olacak. Orada o tarihi eseri yıktılar. Kim? Bu CHP zihniyeti. Yıktı ve orayı Taksim Stadı yaptılar. Yıllarca orada maç edildi, futbol oynandı. Sonra 'Birilerinin gazabına geliriz' diye işte şu andaki malum İnönü Stadyumu'nu yaptılar. Geçmişte adı Dolmabahçe Stadyumu'ydu, sonra İnönü Stadyumu oldu. Bunu yaptılar ama biz tarihe ihanet etmeyeceğiz. Bunun için orayı süratle aslına dönüştürerek yapacağız ve tümünde de Taksim Meydanı'nda trafiği yer altına alıyoruz. Taksim Meydanı'nı İstiklal Caddesi ile kesintisiz birleştirip, bu bölgeyi bütünüyle yayalara tahsis ediyoruz. Böylece İstanbul'u dünya çapında bir şehir haline getirecek çok önemli bir merkez oluşturmuş olacağız. Yaptığımız, yapmakta olduğumuz veya yapmayı tasarladığımız diğer bütün projeleri bir kenara bırakıyorum. Sadece Kanal İstanbul ve Taksim projeleri dahi İstanbul'u dünya şehirlerinin süper ligine çıkarmaya yetecektir. Açılışı yapılan tesisi de bu çerçevede değerlendiriyorum. İstanbul'un cazibesini artıracak, İstanbul'a değer katacak bu eserin hayırlı olmasını diliyorum.”

  
Başkan Topbaş; “Türkiye ve İstanbul gıptayla takip ediliyor”

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş da yaptığı konuşmada küresel ve bölgesel güçlerin denge değişikliği yaşadığı dünyada Türkiye'nin ve İstanbul’un yeni algılanışını herkesin gıptayla takip ettiğini söyledi. “Şehirlerin yarıştığı dünyada İstanbul konumu ve geçmişi itibariyle kendine düşeni yapmalıydı” diyen Başkan Kadir Topbaş, şöyle devam etti;

“Sayın başbakanımızın büyükşehir belediye başkanlığında başlattığı azimli yürüyüşü bizler aynı anlayışla devam ettirmekteyiz. Gururla ifade edebilirim ki bugüne kadarki süreçte dünyanın dikkatini çeken önemli gelişmeleri yaşadı İstanbul. İstanbul'da fiziksel gelişim ve dönüşüm yaşanmakta, ekonomik gelişmeler kendini göstermekte, sosyal boyutta da şehir daha farklı algılanabilir hale geldi. İstanbul sadece Türkiye'ye karşı değil, dünyaya karşı sorumlu olduğu için yaptığımız bütün çalışmalarımızı küresel ölçekte değerlendirerek adımlarımızı buna göre atıyoruz.”

Başkanlık dönemindeki 7 yılı aşkın zamanda yaptıkları yatırımların toplamının 39 milyar TL olduğunu ifade eden Kadir Topbaş, 2011 yılı konsodile bütçesinden de 7 milyar TL’lik bir yatırım öngördüklerini kaydetti. Kentteki sorunlar çözme açısından altyapı ulaşıma, her alanda her türlü çalışmayı hiç bir ayrım yapmaksızın sürdürdüklerini anlatan Başkan Topbaş, “Her yaptığımız işi dünyaya model olma, en iyisini yapma, lider kent anlayışı ile yapıyoruz. İstanbul'da farklılıkları ortaya koyarak diğer kentlerle rekabet gücünü artıran yoğun bir çalışma yapmaktayız” diye konuştu.

Akvaryumun 2002 yılında ihalesinin yapıldığını hatırlatan Topbaş, “Göreve geldiğimizde sadece bir akvaryum ölçeğinde tasarlanan bu tesisin farklı hale gelmesi istedik ve dünyaya örnek temalı bir akvaryum ortaya çıktı. Maliyeti 268 milyon lira. Bunun 138 milyon lirasını biz üstlendik, geri kalan bölümünü 30 yıllığına yap işlet ihalesiyle ihale ettik. Akvaryum hem eğitici olması, hem de bir turizm destinasyon alanı olması açısından İstanbul’a önemli bir kaktı sunacak” şeklinde konuştu.

  
Akvaryum 3 gün ücretsiz 1 hafta yarı fiyatına

Törende konuşmaların ardından Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş ve Eşi Özleyiş Topbaş, Devlet Bakanı ve Başmüzarekeci Egemen Bağış, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, Devlet Bakanı Hayati Yazıcı, Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehdi Eker, eski Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu ve İstanbul Akvaryum Yönetim Kurulu Başkanı Ali Nuhoğlu birlikte kurdele keserek akvaryumun açılışını gerçekleştirdi.

Başbakan Erdoğan, kurdeleyi keserken akvaryumuna girişin bugün ücretsiz olduğunu ifade ederek, “Tabi aniden bindirme olmasın ki rahatlıkla güzel bir şekilde balıkların denizdeki seyrini görün ama birden bindirirseniz tadını alamazsınız” şeklinde uyarıda bulundu. Vatandaşların 1 hafta ücretsiz olması şeklindeki talepleri üzerine Erdoğan, “Şöyle yapalım; 3 gün ücretsiz olsun, ondan sonra da 1 hafta boyunca yüzde 50 indirimli. Bu aynı zamanda bir pazarlama tekniğidir. Bundan sonra zaten gruplara indirim yapıyorlar” diye konuştu.

Başbakan Erdoğan ile Kadir Topbaş ve beraberindekiler, daha sonra açılışı yapılan tesisi gezdi. Girişte açılış kurdelesini imzalayan Erdoğan, beraberindekilerle kafeteryada yemek yedi. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, akvaryum çıkışında da kendisini alkışlayan vatandaşlara el sallayarak karşılık verdi.

  
İstanbul Akvaryum’un özellikleri

Florya'da yaklaşık 100 dönüm arazide yer alan kompleks, belediye tarafından projelendirildi. Hacmi ve barındırdığı canlı çeşidiyle gezi güzergahlarındaki aktiviteleriyle dünya çapındaki tüm akvaryumlar içerisinde önemli bir konuma sahip olan komplekste, gezi güzergahı Karadeniz'den, Pasifik'e uzanan toplam 16 bölge ve bir yağmur ormanından oluşuyor.

İki kattan oluşan toplam 22 bin metrekarelik akvaryumda, alanların temalandırılmasında o alanın kültürel, coğrafi, tarihsel ve mimari özellikleri, buna uygun dekoratif unsurlar, interaktif oyunlar, filmler ve alan hakkında detaylı bilgilerin verildiği görsel grafikler de yer alıyor. Her biri 6 bin 800 metreküp su hacmine sahip 64 tankın bulunduğu akvaryumdaki bin 500 çeşit toplam 15 bin deniz ve kara canlısı, doğal ortamlarına en yakın koşullarda yaşamlarını sürdürecek.