Gelişen Kentler Zirvesi-Gaziantep Sonuç Bildirgesi PDF Yazdır E-posta

GYODER'in, gelişen kentlerdeki yatırım fırsatlarını sektör temsilcileriyle buluşturmak ve bu kentlerin gelecekteki yatırımlardan daha fazla pay almasını sağlamak amacıyla düzenlediği Gelişen Kentler Zirvesi'nin üçüncüsü 24 Kasım 2011 tarihinde, Gaziantep Zeugma Mozaik Müzesi Kongre ve Kültür merkezinde gerçekleşmiştir.

Gaziantep'in yatırım potansiyelinin ortaya konulmasına yönelik olarak, Zirve'de "2011-2012 Ekonomik ve Sosyo-Kültürel Değerlendirme", "Gaziantep'in Yeni Vizyonu ve Yatırım Fırsatları" ve "Yatırımcı Gözüyle Gelişen Kentler: Gaziantep" başlıklı oturumlarda önemli konular ele alınarak tartışılmış, GYODER tarafından hazırlatılan "Gaziantep Gayrimenkul Sektörü Değerlendirme ve Öngörüler 2015" raporu sunulmuştur.

Devamını oku...
 
Manavgat'ın 2050 Yılına Göre Şehir Planlaması Çıkartılıyor PDF Yazdır E-posta

Manavgat Sanayici ve İşadamları Derneği (MASİAD), turizm şehrinin 2050 yılına kadar şehir planlamasını çıkartıyor. Çalışmaya Manavgat Çevre Koruma ve Turizm Altyapı Birliği (MATAB) de destek veriyor.

MASİAD Başkanı Ahmet Boztaş ile MATAB Başkanı Recep Barut, Manavgat Anadolu Otelcilik ve Turizm Meslek Lisesi Uygulama Hotel'inde düzenlediği basın toplantısında Manavgat 2050 Stratejik Vizyon Projesi hakkında bilgilendirme yaptı. Proje hazırlık çalışmalarına bir yıl önce başlanıldığı bilgisini veren Ahmet Boztaş, çalışmalarla ilgili 1 Temmuz'dan itibaren veri toplamasına başlanıldığını söyledi. Manavgat 2050 Stratejik Vizyon Projesi'ni şehir planlamacısı Ali Ulvi Ulubaş tarafından yürütüleceğini belirten Boztaş, projeye şehir planlamacısı ve çevre uzmanı Rıfat Türkkan ve Gülsüm Aydın'ın şekillendireceğini kaydetti.

Devamını oku...
 
Limni Belediye Başkanı Malatya'da idi PDF Yazdır E-posta

“MALATYA’YI ÇOK BEĞENDİK”

Limni heyeti Malatya'daYunanistan’ın Limni Belediye Başkanı Chatzidiamantis Antonios beraberindeki heyetle beraber Belediye Başkanı Ahmet Çakır’ı ziyaret etti.

Limni Belediye Başkanı’nı Malatya’da ağırlamaktan mutluluk duyduğunu belirten Belediye Başkanı Ahmet Çakır, bu ziyareti bir dostluğun başlangıcı olarak gördüklerini söyledi.

17.yy. Türk Edebiyatının önde gelen Mutasavvıf şairlerinden olan Malatyalı Niyazi Mısri’nin kabrinin bulunduğu Yunanistan’ın Limni Belediye Başkanı Chatzidiamantis Antonios beraberinde heyet ile birlikte Malatya’ya geldi.

Malatya Belediyesi’nin davetlisi olarak ilimize gelen Limni Belediye Başkanı Chatzidiamantis Antonios ve beraberindeki Limni Encümen Kurulu Başkanı ve eski Belediye Başkanı Adamidis Konstantinos, Limni Encümen Kurulu Üyesi Doras Konstantinos ve Tercüman Dolduri Niko Belediye Başkanı Ahmet Çakır’ı makamında ziyaret ettiler.


Antonios: Niyazi Mısri, Herkesin Azizi…

Ziyaret sırasında, Belediye Başkanı Ahmet Çakır’a davet ve gösterdiği misafirperverlikten dolayı teşekkür eden Limni Belediye Başkanı Chatzidiamantis Antonios, Niyazi Mısri’nin herkesin Azizi olduğunu belirterek, bu konuda ellerinden geleni yapmak istediklerini söyledi.

Devamını oku...
 
DEV BLOKLARA ‘MAHALLE’ DİRENİŞİ PDF Yazdır E-posta

BURSA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ’NCE GERÇEKLEŞTİRİLEN ‘ULUSLAR ARASI MAHALLE KÜLTÜRÜ SEMPOZYUMU’, DEV BLOKLAR ARASINDA VAR OLMA MÜCADELESİ SÜRDÜREN MAHALLE KAVRAMININ, ŞEHİRLERİN HAYATINDAKİ TARİHÎ ÖNEMİNİ ORTAYA KOYDU.

ULUSLAR ARASI MAHALLE KÜLTÜRÜ SEMPOZYUMU’BURSA – Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin; Tarihi Kentler Birliği (TKB), Çevre ve Kültür Değerlerini Koruma ve Tanıtma Vakfı (ÇEKÜL) ile Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi’nde ortaklaşa düzenlediği ‘Uluslar arası Mahalle Kültürü Sempozyumu’, şehir hayatının vazgeçilmez unsurlarından mahalle kavramının tarihî süreç içerisindeki değişim seyrine ışık tuttu.

Çeşitli üniversitelerden bilim insanlarının tebliğlerde bulunduğu sempozyum, modern hayatın kıskacındaki mahalle olgusunun geleceğine ilişkin öngörüleri de beraberinde getirdi.

Mahallelilik bağı

Bilkent Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Özer Ergenç, Osmanlı toplum hayatında mahalle ve mahallelik kavramıyla aidiyetlik duygusu arasında yakın bir ilişki bulunduğunu belirterek, bunun, Anadolu coğrafyası başta olmak üzere tüm imparatorluk toprakları için geçerli bir tespit olduğunu vurguladı.

Devamını oku...
 
Kent Düşleri Yarışmaları PDF Yazdır E-posta

Yapılı Çevre Eğitimi için Alternatif bir Model olarak Kent Düşleri Yarışmaları

Tonguç Akış

Türkiye’de özellikle 70li yıllarda akademik çalışmalarının gündemine oturan yapılı çevre kavramı, mekân üretim süreçlerini bilimsel bir yöntem ile kurgulayarak mimarın kolektif takım çalışmasının parçası olduğu varsayar. Artık mimar, sadece kapalı kara kutusunda tasarım yapan, keyfi çizimler üreten tekil bir kent aktörü olmaktan çıkmış, yaptıkları bilimsel yöntemlerle eleştirilebilen, farklı aktörlü yapı üretim süreçlerine katkılar koyan bir konuma geldiği tartışılmıştır. Bu çok boyutlu yapılı çevre üretimi kavramı, eğitim alanında da çeşitli üniversitelerde ortak mimari araştırma yöntemleri ile hayat bulmuştur. Yurt dışında da yapılı çevre eğitimi temel alınarak, mimarlık eğitimi yeniden şekillendirilmeye çalışılmıştır. Son yıllarda Avrupa Birliği metinlerinde de yer tutan bu kavram, Türkiye özelinde farklı biçimlerde gündeme defalarca gelmiştir.

Özellikle oda bünyesindeki yaz ve güz okulları kapsamında, Mamak Yaz Staj Okulu, Karadeniz Ereğli Öğrenci Çalışması, Safranbolu Göynük, Bartın, Cumalıkızık yerleşimlerindeki oda ve öğrenci çalışmaları Oda'nın yapılı çevre konusundaki açılımlarının örnekleri olarak sayılabilir. Yine Ankara Şube hinterlandı kapsamında Tunceli'de planlanan zorunlu göçten köye dönüş projesi de bu çalışmalar ile birlikte anılabilir. Bu çalışmaları öteye taşıyan Kent Düşleri Yarışmaları da yine bu perspektifi sürdüren etkinlikler olarak algılanmalıdır.


“Başka bir mimarlık, başka bir mimarlık eğitimi mümkün” sloganı ile 2006 yılında seçime giden dimp, düşüncelerine ve birikimlerine uygun olarak yeni bir eğitim modeli ortaya koydu. Mimarlar Odası Ankara Şubesi olanaklarını kullanarak, kent içinde baskın gündemi mimarlık lehine çevirerek ve kendi gündemini yaratarak, mimarlığın toplumsallaşması yolunda iki önemli adım attı. Farklı bir biçimde ele alınan kent içi araziler ve yapılar, alternatif bir yaklaşım olan kent düşü kurma modeli” ile kent içindeki alanları yeniden düşünmemizi ve kent sorunları hakkında kolektif bir düzlemde akıl yürütmemizi sağladı.

Bu modelde, başta yapılı çevre üretiminin gelecekteki adayları olan öğrencileri merkeze alarak, yapılı çevre üretimindeki aktörlerini bir araya getirmeye çalıştı. Belediye, üniversiteler, araştırmacılar ve sivil toplum örgütleri ile bir araya gelerek, ortak bir paydada kent düşü kurmaya yöneldi. Sadece Ankara yerel ölçeğinde sınırlı kalmayan yarışma yöntemi, kent düşleri yarışmasının yarattığı yankılar ulusal ölçeklerde de tekrarlanarak yankıları hissedilen çalışmalar oldu. Projeler yoluyla oluşturulan çalışma ortamında, fikirlerin yarışmacı-rekabetçi ortamı tetiklemesi, bireysel ödül alanların kişiliklerinin ve özel katkıları değil, projeler üzerinde tartışmaya açılan kente yönelik fikirlerin ön plana çıkması sağlanarak, kent sorunları üzerine odaklanılması önemsendi.

Kent düşlerinin birincisi, Ulucanlar Cezaevi alanında kuruldu. Mimarlık öğrencilerinin kent düşü yarışmasına katılımı ile fikir projeleri üzerinden kentin kıyısında terk edilmeye bırakılmış bir alan Ulucanlar Cezaevi Yerleşkesinin boşaltılan bölümü yeniden ele alındı. Bu doğrultuda, çeşitli etkinlikler yolu ile bu kentsel mekânın kente pozitif anlamda kazandırılmasına olanak sağlandı. Bu birinci çalışma, Ankara’daki kentsel problemleri takip ederken, mimarlık ortamının kendine ait bir gündem oluşturma amacını nitelikli jüri üyeleri, yarışma katılımcıları ve ziyaretçiler ile oluşturmaya ve tartıştırmaya çalıştı. Kurulan kurumsal diyaloglarla (Baro-Oda, Adalet Bakanlığı-Oda, vb.) pekişen bu çalışmalar, bir yapılı çevrenin kent içinde hangi yollarla ve nasıl yeniden üretileceği konusunda açılımların geliştirildiği bir platforma dönüştü.

İkinci Kent Düşü ise, Hasanoğlan Köy Enstitüsü ve Yüksek Köy Enstitüsü yerleşkesinde gerçekleşti. Sadece mimarlık öğrencileri ile sınırlandırılmayan yarışma, TMMOB’a bağlı odalar yardımı ile gelişerek zenginleşti. Bu fikir yarışması, Cumhuriyet tarihimizde önemli bir kazanım sağlayan Köy Enstitülerinin tarihteki eğitim açılımının nostaljik yeniden hatırlanmasından öte, Ankara’nın kentsel sınırlarının yeniden tartışıldığı ve üniversite öğrenimin biçimleri üzerinde bereketli fikirlerin üretildiği, tıpkı Ulucanlar Cezaevi Kent Düşlerinde benzerinin yaşandığı gibi, geniş bir platforma dönüştü. Yine genç ama mezun Köy Enstitülülerle birlikte yerleşkede yapılan söyleşiler, etkinlikler ve kamp ile türlü disiplinden gelen öğrencilerin birbirleri ile tanışması, kaynaşması ve projeler üretmesi sağlandı. Belediyenin ve sivil toplum örgütlerinin katkıları ile zenginleşen bu platform, yapılı çevrenin tekrar ele alınmasında önemli bir model oluşturdu. Öğrenci, araştırmacı, akademisyen, yazar, mimar, peyzaj mimarı, şehir plancısı, inşaat mühendisi, sivil toplum örgütleri, belediye vb. kentsel aktörleri bünyesinde barındırarak, kentin problem alanlarına müdahale etme aracı olarak ortaya çıkan Kent Düşleri, yapılı çevre eğitimi dediğimiz yapılı çevre üretim süreçlerinde farklı boyutlarda ve biçimlerde katkılar koyanların kolektif bir platformun oluşmasına önayak oldu. Yine Kent Düşleri, birlikte tartışma, üretme ve hareket edebilme açılımının yerleşmesi yolunda iki farklı ve önemli deneyim üretmiş oldu.

Özellikle mimarlık akademik ortamının kendi alanına giderek çekildiği günümüzde, yapılı çevre eğitiminin yeniden gündeme alınması önemlidir. Bu deneyimlerin daha da gelişmesi için, üniversitelerdeki mimarlık, peyzaj mimarlığı, şehircilik, inşaat mühendisliği bölümleri gibi eğitim çevrelerinde de tartışılması, tekrar tekrar değerlendirilmesi ve eleştirilmesi gerekmektedir.

http://www.dimp.org/index.php?option=com_content&task=view&id=81&Itemid=99

 
Hamamönü’ne “Avrupalı Seçkin Destinasyon” ödülü PDF Yazdır E-posta

Ankara Hamamönü
Fotoğraf: Habitat Derneği arşivi

Hamamönü’ne “Avrupalı Seçkin Destinasyon” ödülü

Altındağ Belediyesi’nin yürüttüğü çalışmalar her geçen gün dünya tarafından daha çok tanınıyor, Altındağ Belediyesi daha büyük çalışmalara imza atmaya devam ediyor. Altındağ Belediyesi tarafından gerçekleştirilen restorasyon çalışmalarının sonucu olan “Hamamönü Kentsel Tasarım ve Sağlıklaştırma Destinasyonu”, 2011 yılının "Avrupalı Seçkin Turist Destinasyonu" seçildi.

Hamamönü Kentsel Tasarım ve Sağlıklaştırma Projesi ile tüm dünyanın dikkatini çekmeyi başaran Altındağ Belediyesi, Eylül ayında Brüksel’de gerçekleştirilecek ödül töreni öncesinde, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından da ödüllendirildi.

Altındağ Belediye Başkanı Veysel Tiryaki, "Avrupalı Seçkin Destinasyonlar Yarışması 2011 Türkiye Ulusal Destinasyonu” ödülünü Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay’ın elinden aldı.

Devamını oku...
 
Önce Çocuklar: Çocuk Dostu Şehirler PDF Yazdır E-posta

Çocuk haklarının uygulama kararlı yerel yönetişim sistemi

Durum

Çocuk Dostu ŞehirlerTürkiye’de son otuz yılda gerçekleşen köyden kente büyük çaplı göçler, nüfusun %65’inin artık kentlerde yaşamakta olduğu anlamına gelmektedir. Büyük şehirlerde hizmetler üzerine binen genel yük, çocuklara yönelik koruyucu ortamda boşluklar oluşmasına neden olmuştur. Örneğin, 2004 yılında, onbeş yaşın altındakiler kent nüfusunun %28,5’ini oluştururken, bunların %24,2’si yoksulluk içinde yaşıyordu.

Çocuklar için koruyucu bir ortam sağlamanın önündeki başlıca engellerden biri, çocuk hakları ve bu haklara uyma yükümlülüğü ile ilgili genel farkındalığın düşük olmasıdır. Eğitim sistemi de yeterli kaynaklara sahip değildir ve finansman eksikliği yeni yatırımları sınırlamaktadır.

Yoksulluk ve sağlık hizmetlerine erişim gibi kentsel eşitsizliklere ilişkin veri ve analizler, kaynakları sosyal olarak dışlanmış çocuklar için bu önemli temel hizmet sunumlarının iyileştirilmesine yönlendirmekte yetersiz kalmaktadır.

Çocuk Dostu Şehirler kavramı ulusal düzeyde kabul edilmiştir ancak yerel şehir meclisleri, kentlerini nasıl çocuk dostu yapacaklarını hala tam olarak şekillendirememişlerdir.

Devamını oku...
 
Safranbolu - Yörük Köyü'nde bir ev PDF Yazdır E-posta

Safranbolu - Yörük Köyü'nde bir ev

Safranbolu - Yörük Köyü

Fotoğraf: Fatma Gökmen

 
BURSA - ANADOLU ARASTASI İÇİN GERİ SAYIM PDF Yazdır E-posta
Salı, 30 Ağustos 2011 12:05

ANADOLU ARASTASI İÇİN GERİ SAYIM

Nilüfer Belediyesi öncülüğünde Bursa’daki hemşeri derneklerinin katılımıyla Balat’ta hayata geçirilecek olan Anadolu Arastası projesinde geri sayım başladı. Balat’ta gerçekleşen toplantıda hemşeri dernekleri temsilcilerine projenin geldiği nokta hakkında bilgiler verildi.

Bursa Anadolu Arastası

Yoğun bir katılımın gözlendiği toplantıda Nilüfer Kaymakamı Ekrem Çalık ve Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Mustafa Altın da hazır bulundu. Toplantının açılış konuşmasına “Bugün çok heyecanlıyım” diyerek başlayan Nilüfer Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, “Bugün 7-8 yıllık bir hayalin gerçeğe dönüştüğü gündür. Bu proje artık Nilüfer’in değil, Türkiye’nin projesidir. Nilüfer Belediyesi bu projenin tamamlanması için elinden geleni yapacaktır. Hedefimiz her ilin valilerini, il genel meclisi başkanlarını, belediye başkanlarını bilgilendirmek ve onlardan maddi manevi destek almaktır. Balkanlardan Kafkaslara bu barış ve kültür projesinde hep birlikte olmanın heyecanını yaşıyorum” dedi.
 

Bursa Anadolu Arastası
 

Yılların hayalini gerçekleştirmenin mutluluğu ve gururunu yaşadığını ifade eden Başkan Mustafa Bozbey, “Yılardır arkadaşlarımla bu projeyi paylaştım. Barcelona’da bu projenin küçük bir örneğini gördüm ve ben daha büyüğünü daha kapsamlısını hayal ettim. Hayaller gerçekleşirse güzelleşirler. Bu projenin turizme büyük katkısı olacaktır. Bursa’ya gelen herkes burayı görmek isteyecek. Projeye katkı sunan herkese şimdiden teşekkür ediyorum. Kooperatife üye olmayan derneklerimizi de katkı koymaya davet ediyorum. İnşallah bu proje tamamlandığında da hep birlikte burada olur ve açılış mutluluğunu da hep birlikte yaşarız” şeklinde konuştu.

Devamını oku...
 
Florya’daki İstanbul Akvaryumu açıldı. PDF Yazdır E-posta

Dünyanın tüm denizlerini içinde barındıran ve bu özelliğiyle alanında bir ilk olan İstanbul Akvaryum’un Başbakan Erdoğan ve Başkan Topbaş birlikte açtı. Erdoğan, “İstanbul hareketliyse, çalışıyorsa, üretiyorsa, gelişiyorsa Türkiye'de de işler iyi gidiyor demektir” dedi.

İstanbul Florya AkvaryumDünyanın tüm denizlerini içinde barındıran ve bu özelliğiyle alanında bir ilk olan Florya'daki İstanbul Akvaryumu, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve Eşi Emine Erdoğan ile İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş ve Eşi Özleyiş Topbaş’ın katılımıyla düzenlenen bir törenle hizmete açıldı.

Binlerce vatandaşın katıldığı açılışta Devlet Bakanı ve Başmüzarekeci Egemen Bağış, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, Devlet Bakanı Hayati Yazıcı, Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehdi Eker, eski Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Prof. Dr. Adem Baştürk ile İBB Bürokratları da yer aldı.

Devamını oku...
 
İstanbul'a İki Yeni Şehir Kurulacak PDF Yazdır E-posta

İstanbul'a iki yeni şehir

Başbakan Tayyip Erdoğan, 'çılgın proje' Kanal İstanbul'dan sonra şimdi de İstanbul'a iki yeni şehir projesini kamuoyuna açıklıadı.

Erdoğan şunları söyledi: "Kanal İstanbul nasıl dünya projesi olduysa bugünkü projeler de öyle olacak.

12 Haziran seçimlerinin ardından İstanbul için iki yeni şehrin inşasına başlıyoruz. Bu zamana kadar yaptıklarımız nihai bir proje çalışması değil, yapılmış 1/100.000'lik planlar üzerine bir plan, bir proje çalışmasıdır. Bu şehirlerden birini İstanbul'un Avrupa yakasında Karadeniz kıyısında, diğerini Anadolu yakasında kuruyoruz.

Bu iki şehir ile İstanbul’un nüfusunu arttırmayacağız. Bu iki şehri depreme hazırlık, kentsel değişim dönüşüm için yapacağız. Şimdi bunları hayata geçirmenin adımlarını atıyoruz.

Bu şehirlere deprem riski altındaki bölgeler taşınacak. Bu gönüllülük essasına göre yapılacak, kimsenin hakkı yenmeyecek. İki yeni şehirle İstanbul'un marka özelliğini daha fazla öne çıkarıyoruz. İki şehirden kasıt iki ayrı şehir değil. Bu şehirlerle Marmara Bölgesi'nde sosyal ve ekonomik farklılıkları daha aşağı çekiyoruz. İki şehir her türlü imkanın sunulduğu yaşanabilir kentler olacak. Üçüncü köprünün yol güzergahı da buradan geçecek. Üçüncü köprü, TEM birbirine bağlanacak. Çok daha kısa sürede ulaşma imkanını yakalayacağız.

Bu iki şehir İstanbul'un ruhuna fiziki yapısına ve çevreye zarar vermeyecek. Burada bu unsurları güçlendiren, rahatlatan, nefes aldıran bir anlaşıyla inşa edilecek. Her türlü turizm, kongre organizasyonu için bunlarla çekim merkezine dönüşecek. İstanbul'un ruhuna uygun olarak inşa edilecek. 

Devamını oku...
 
Türk İslam Şehirleri Bursa’da Buluşuyor PDF Yazdır E-posta

Türk İslam Şehirleri Bursa’da Buluşuyor

Bursa Şehrengizi Bir Cihan Devleti’nin Doğduğu Şehirde Başlatılıyor

28-30 Nisan 2011 tarihinde Kaşgar’dan Endülüs’e Türk – İslâm Şehirleri Sempozyumu Bursa Şehrengizi Bursa Valisi Şahabettin HARPUT ev sahipliğinde, Türkiye Mühendisler ve Mimarlar Birliği Genel Başkanı İlyas DEMİRCİ’nin organizasyon başkanlığında, Uluslararası TÜRKSOY Teşkilatı Genel Sekreteri Düsen KASEİNOV’un koordinatörlüğünde, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Recep ALTEPE, T.C. Bursa Valisi Yardımcısı Ali Kamil BAŞAR, Bursa Yıldırım Belediye Başkanı Özgen KESKİN, Bursa Osmangazi Belediye Başkanı Mustafa DÜNDAR, Nilüfer Belediye Başkanı Mustafa BOZBEY, Türk Dünyası Yazarlar ve Sanatçılar Vakfı Başkanı Yahya AKENGİN, TMMB Dış İlişkiler Koordinatörü İbrahim TERZİOĞLU’nun oluşturulması düşünülen yürütme kurulu tarafından Türk – İslâm Dünyası’ndan birçok bilim insanı ve edebiyatçının katılımı ile icra edilecektir. Organizasyonun Bilim Kurulu Başkanlığı’nı bu yıl 100. yaşını kutlayacak olan Türk Dünyası’nın en köklü ve en eski sivil toplum kuruluşu olan Türk Ocakları’nın Genel Başkanı Sn. Nuri GÜRGÜR yapacaklardır.

Devamını oku...
 
ANKARA - YENİKENT (ZİİR) PDF Yazdır E-posta

Cambazların imtihan yeri Ziir (Ankara-Yenikent)

Ünlü gezgin ve gezi yazarı Evliya Çelebi 10 cilt halinde ve 6 bin sayfadan oluşan Seyahatname’sinin 2. cildinde Ankara gözlemlerini anlatır. Anadolu’yu, Kafkasya’yı, Orta Asya’yı ve Balkanlar’ı gezen Evliya’nın; günlük konuşma dili ve akıcı bir üslup ile yazdığı bu eserin her sayfasında dikkat çekici gözlem ve öyküler yer alır. Bunları okurken zaman zaman anlatılanların ne kadarının doğru, ne kadarının abartı olduğuna karar veremezsiniz. Evliya Çelebi’nin Ankara notları arasında yer alan ip cambazlarının öyküsü bunlardan biri olarak 300 yıl sonra bugün bile okuyanları şaşırtmakta, acaba doğru mu, abartı mı diye düşündürtmektedir.

Ankara Yenikent Zagar Köprüsü

Kırk senede bir cümle resenbazlar (ip cambazları) sözbirliği ederek toplanıp birbirlerini yola çekip imtihan etmek için İstanoz Deresi’nde ve Anadolu’da Gedüz Kalesi kıyısında panayır kurup, ip cambazlığı ederler.

Bizler dahi işsiz güçsüz adamlar bu dere içinde seyirlerine gidip gördük, mavi bulutlarda nihayet bulmuş yalçın kayalı dar boğazda kayaların yüksek tepesinde, bir kayadan bir kayaya sağlam frenk ipleri bağlayıp kayalar kesmesin diye iplerin başına postlar bağlayıp, güvenilir adamları silahlarıyla koymuşlar, üstatlar marifetini yaparken bir düşman ipi kesmeye diye gözcü tayin etmişler.

Altlı üstlü kayalarda nice bin adamlar toplanıp kayalar insanlarla tıklım tıklım dolmuş ve aşağı kent içinde akan ırmak kenarında bir hafta önce oturacak ve yatacak yerler yapmışlar, açık yerlere küçük ve büyük çadırlarını kurmuşlar, bu kadar bin Allah’ın kulu seyre durmuşlar.

Ve Engürü (Ankara) Paşası’nın mehter takımı kütür kütür dövülüp, dua ve senadan sonra pehlivanlar birbirlerini muhabbet meydanına davet ettiler.

Öykü böyle başlar ve sonra sıra ile Osmanlı coğrafyasının çeşitli bölgelerinden gelen ip cambazlarının hünerlerini nasıl gösterdiklerini anlatarak devam eder.

İp cambazlarının panayır kurduğu İstanoz Deresi’nin bulunduğu eski adı Büyük İstanoz olan Yenikent, Ankara’ya 30 km uzaklıkta bulunan ve Ankaralı piknikseverlerin iyi bildiği bir yerdir. Ayaş-Beypazarı yolu üzerindeki Yenikent’e geldiğinizde Gökler Köyü istikametinde içeri doğru girerseniz, birkaç kilometre sonra karşınıza tarihi Zagar Köprüsü çıkar. İşte burası ip cambazlarının toplandığı eski Ziir Köyü’nün girişidir, köprüden sonra Ziir Deresi boyunca devam ederseniz, o dönemde ip bağlanarak gösteri yapılan ve Evliya Çelebi’nin Seyahatname’sinde anlatılan yalçın kayalara ulaşırsınız.
 

Ziir, Büyük İstanoz’un daha sonraki adıdır. 1950’li yıllarda bir toprak kayması sonucu yeri değiştirilen Ziir Köyü (Bucuk Köyü ile birlikte) Yenikent adını almıştır. Ziir Deresi’ni haritalarda ararsanız bulamazsınız çünkü adı artık Ova Çayı’dır ama halk arasında hala Ziir olarak anılmaktadır. Büyük İstanoz döneminde kasabanın giriş ve çıkışında yer aldığı yazılan iki kapı bugün yoktur. Ziir döneminden ise girişteki köprüden başka bir de cami kalıntısı bulunmaktadır.

Devamını oku...
 
Yeni İstanbul projesi ile İstanbul taşınıyor mu? PDF Yazdır E-posta


Yeni İstanbul projesi ile İstanbul taşınıyor mu?

Michigan Üniversitesi'nde tasarlanan 'Yeni İstanbul' projesi kent merkezinin Karadeniz kıyısına taşınmasını öngörüyor. 'Yeni İstanbul'da doğal enerji kullanılacak, 55 km'lik metro ağı, 21 km'lik hızlı tren ve 43 metro istasyonu olacak.

Yeni İstanbul

Michigan Üniversitesi'nde İstanbul'un kent merkezini Karadeniz kıyısına taşımayı hedefleyen "New İstanbul" (Yeni İstanbul) isimli bir proje geliştirildiği ortaya çıktı.

Michigan Üniversitesi Kent Planlama Yüksek Lisans Programı tarafından hazırlanan “New İstanbul” projesinin başındaki isimler, dünyanın önde gelen fütürist mimarlarından ve üniversitenin Yüksek Lisans Programı ile Proje Tasarım Ekibi’nin başında bulunan Amerikalı ünlü mimarlar Roy Strickland ve Tyson Stevens.

Habertürk ve Gazeteport'un haberine göre proje bu iki kişinin önderliğinde 16 kişilik bir tasarım grubu tarafından hazırlanmış. Mimar Stevens’ın kişisel internet sitesindeki portfolyosuna da eklediği proje, eskizlerden, haritalardan ve İstanbul fotoğraflarından oluşan bir sunum niteliğinde. Sunumda dikkat çeken bir önemli unsur da, sık sık Başbakan Erdoğan’ın İstanbul ile ilgili sözlerinin serpiştiriliyor olması.

'TARİHİ MİRAS FELAKETLERE KARŞI KORUNMALI'

Projenin önsözünde sonradan tasfiye edilen İstanbul Konut A.Ş.’ye hazırlandığı ve İstanbul’un bir miras olarak depreme ve diğer felaketlere karşı korunması gerektiğini vurgulayarak alternatif şehir taslaklarının hazırlandığı belirtiliyor.

AMAÇ 100 SENE SONRANIN İDEAL ŞEHRİNİ KURMAK

Habertürk’e konuşan İstanbul Konut’un eski genel müdürü Musa Yetim ise, bunun gibi birçok proje hazırlattıklarını ve birçok üniversite ile çalıştıklarını söyledi. Yetim, “Çalışmalar, daha çok yaşam merkezlerinden uzak yerlerde düşünülmüş ve planlanmıştır.

Devamını oku...
 
Atatürk’ün Sekerat’taki Karargâh Evi PDF Yazdır E-posta


Mehmet TOPAL
Gazeteci-Yazar / Halkla İlişkiler Uzmanı

Cumhuriyetimizin kurucusu Atatürk, Bölgemizin bu kilit huzur şehri Elazığ’ı ilk kez 16 Nisan 1916’da teşrif etmişlerdir. Geldiği yer Palu ilçemizin merkez köylerinden Sekerat Köyü’dür, Bu köy 1980 sonrasındaki yeni idari düzenlemeyle yeni ilçe yapılan Kovancılar’a merkez bir köy olarak bağlanmıştır. Sekerat Köyü’nün yeni adı; “Yazıbaşı” olarak düzenlenmiştir.

16 Nisan 1916’da Sekerat Köyü’ne İkinci Ordu Komutanı olarak gelen Atatürk, bu köyde Diyarbakır İl Genel Meclisi üyesi olan Yavuz Sultan Selim’in beraatlı beylerinden Cemşid Bey’in sülalesinden İbrahim Bey’in Konağında bir hafta süreyle kalmıştır.

İbrahim Bey’in bu büyük konağını İsmet İnönü ile birlikte karargâh evi olarak kullanan Atatürk, burada İsmet Paşa ve diğer askeri erkanla birlikte yaptığı uzun istişarelerden sonra Cumhuriyetimizin kuruluşunda en önemli temel taşını oluşturan “MİLLİ MÜCADELE KARARI”nı Sekerat Köyündeki bu Karargâh Evinde almıştır.

Devamını oku...
 
<< Başlangıç < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 Sonraki > Son >>

Sayfa 1 ve 7