MOSTAR KÖPRÜSÜ
 
Mostar Köprüsü, (1890)Mostar Köprüsü, (2006) Mostar Köprüsü, (2007)

Mostar Köprüsü
, Bosna-Hersek Cumhuriyeti'nin Mostar şehrinden geçen, Neretva Nehri üzerinde Mimar Sinan'ın öğrencisi Mimar Hayreddin tarafından 1566 yılında inşa edilen köprü. Mimar Sinan'ın öğrencisi olan Hayreddin, köprü için 456 kalıp taş kullandı. Köprü, çevresindeki kente adını da verdi. Mostar, Hersek bölgesinin ana kenti oldu.

Özellikleri

Neretva Nehri'nden 24 metre yüksekte 30 metre uzunluğunda, 4 metre genişliğinde olan Mostar Köprüsü, dönemine göre gelişmiş bir teknolojiyle inşa edildi. Köprü inşaatında 456 kalıp taş kullanıldı. Köprü, inşa edildikten sonra yakınındaki şehre ismini verdi, şehirde ticareti canlandırdı ve zenginleştirdi. Böylece Mostar, Hersek bölgesinin önemli bir şehri haline geldi. Mostar Köprüsü, cesur sporcular tarafından yıllarca bir atlama platformu olarak kullanıldı. Geleneğe göre şehrin erkekleri, nişanlılarına cesaretlerini ispatlamak için düğün öncesinde köprüden atlarlardı.

Devamını oku...
 
SARI SALTUK TÜRBESİ - BOSNA PDF


Sarı Saltuk (Blagay) Tekkesi Mostar'a yakın sayılabilecek bir yer olan Blagay'da. Zaten bu yüzden bir adı da Blagay Tekkesi.

Sarı Saltuk (Blagay) Tekkesi ve Poçiteli (Pocitely)

Mostar'dan belediye otobüsleriyle gidip gelebilirsiniz. Çok sık otobüs yok ama zaten gidip orada biraz vakit geçirmek lazım Nehir çevresinde ve Blagay'ın içinde yemek yiyebileceğiniz güzel lokantalar da var. Dolayısıyla aceleniz yoksa vakit geçirmekte sorun yaşamazsınız. Hem doğal güzellik hem de tarihi açılardan görülmesi gereken bir yer.

Poçiteli ise biraz daha uzakta. Yine Mostar'dan otobüsle gidebilirsiniz. Hırvatistan'a giden ana yol üzerinde bir köy burası. Tam bir Osmanlı köyü diyorsunuz görünce. 5-6 kulesi olan surlarla çevrili bir köy, hamamı, camisi, medresesi var... Yugoslavya döneminden itibaren çok bilinen ve ziyaret edilen bir köymüş burası. Dünyanın dört bir tarafından sanatçılar gelip buradaki sanat kamplarına katılırlarmış. Biraz da bu yüzden belki, çok güzel korunmuş bir köymüş, müş diyorum çünkü şu anda güzel korunmuş değil, neredeyse baştan, güzel yapılmış bir köy. Savaşta çok büyük zarar görmüş. Dedim ya tipik bir Osmanlı köyü diye, Boşnakları Osmanlı / Türk diye öldürenlerin böyle bir köyü rahat bırakmaları da beklenemez tabi.

    
    

Devamını oku...
 
MOSTAR PDF Yazdır e-Posta


(Fotoğrafları büyütmek için üzerini tıklayınız.)

MostarMostarMostarMostarMostarMostarMostar
MostarMostarDSC00068 by devletsahMostarMostarMostarMostar
MostarMostarMostarMostarMostarMostarMostar

Kaynak: http://www.flickr.com/photos/devletsah/

 
Developed Environments


Developed environments (
human settlements) are environments in geography. Different kinds of developed lands are developed environments. The main developed environments are Urban, Suburban, Rural and (not as much) Exurban communities.

The different types of developed human settlements are: urban, suburban, rural and exurban.

Urban: An urban area is an area with an increased density of human-created structures in comparison to the areas surrounding it. Urban areas are extremely dense population areas. An urban area is more frequently called a city or metropolitan area.

The main types of communities in urban areas can be: a metropolis (metropolitan area) (pop. usually over a 1,000,000) or a city (pop. over 100,000.)

Suburban: A residential area on the outskirts of a city. Suburban areas have lower population density than inner city neighborhoods. Suburban areas are dense to semi-dense population areas. A suburban area is frequently a large community.

Populations in suburbs, a suburban area or a suburb in a nearby metropolitan area can vary from 10,000 to over a 1,000,000.

Exurban, Commuter Towns: A commuter town is an urban community that is primarily residential, from which most of the workforce commute out of the community to earn their livelihood. Most commuter towns are suburbs of a nearby metropolis that workers travel to daily, and many suburbs are commuter towns, but not always. There are exurban communities too. The expression "exurb" (for "extra-urban") was coined in the 1950s, to describe the ring of prosperous rural communities beyond older suburbs, that are commuter towns for an urban area. Most exurbs serve as commuter towns, but some commuter towns are not exurban. These communities can be dense, semi-dense and sparsely populated areas. These communities are mostly towns.

Populations in exurbs, commuter towns or an exurb of a nearby metropolitan area can be from 1,000 people to 20,000 people.

Rural: Rural areas are settled places outside towns and cities. Such areas are distinct from more intensively settled urban and suburban areas. These areas are mostly sparsely populated areas. Inhabitants live in villages, hamlets, on farms and in other isolated dwellings.

The main types of communities in rural areas can be: a village (pop. 200-800 people) or a hamlet (pop. fewer than 200 people.) or an isolated dwelling (which is just 1 or 2 buildings with families in it.)

Populations in Rural communities/areas are usually under 10,000 people.

Retrieved from "http://en.wikipedia.org/wiki/Developed_environments"

 
Kayıtbay Kalesi ve Camii


Kayıtbay Camisi

Kayıtbay Cami, Türbe ve Medresesi (1472-1474) dış cephelerinde yatay şeritler halinde siyah-beyaz duvar örgüsü ile bir ilki geçekleştirmiştir. (Bu gelenek, Osmanlı’da küfeki taşı ve horasan tuğlaların yatay şeritler halinde örülmesi ile devam edecektir.) Cami ve türbedeki yüksek boylu küresel kubbelerdeki oyma desenli taş işçilikleri yapılara ilginç özellik kazandırmaktadır.

Kışların hafif ve az yağmurlu geçtiği bu ülkelerde yapılan kubbelerde, herhangi bir metal kaplamaya gerek görülmeden taş kubbe yapılabilmektedir. Kuzey bölgelerdeki kubbeler, Bizans ve Osmanlı’da olduğu gibi kurşun, daha kuzeydeki Avrupa ülkelerinde bakır levha ile kaplanmaktadır.

* Sultan Kayıtbay: 1468-1496 yılları arasında Memluk sultanlığı yapmıştır.

 

Kayıtbay Kalesi 1477 yılında İskenderiye'de yaptırılmıştır. 

 

 

 

 
Yeşil Bina Tasarımı ve LEED Sertifikasyonu


İstanbul Proje Yönetim Derneği

  1. LEED nedir? LEED Sertifikalandırma Süreci, LEED Sertifikasının Yararları
  2. Yeşil Binanın rengi mi yeşil?
  3. "Enerji Mimarlığı" ne demek?
  4. Ekolojik olmak ne demek?
  5. Bizi bekleyen nasıl bir gelecek?
  6. Peki ne yapmak gerek?
Devamını oku...
 
Dünya Mimarlık Kongresi'nin Ötesi: UIA'nın Yan Etkinlikleri


Casa CapriataUIA Dünya Mimarlık Kongresi,
katılımcılarına ev sahipliği yapan kenti keşfetme, tarihini, kültürünü ve atmosferini yaşama şansı da veriyor. Bu yüzden kongre programı yalnızca oturumlardan ibaret değil: Turlar, sergiler, sunumlar, konserler ve yayınlarla dolu dolu geçecek bir haftadan söz ediyoruz. Hatta kongre süresinden önce başlamış ve yıl sonuna uzanan etkinlikler düşünüldüğünde Torino, uzun soluklu bir mimarlık festivaline sahne oldu denilebilir. Amaç ise, ‘mimarlık’ başlığı altında herkese bir kent şenliği yaşatabilmek.

Örneğin Po nehrinin kıyıları 30 Haziran’dan 2 Temmuz’a uzanan günler içerisinde bir yaz partisi için odak merkezine çevrildi. ‘Architectureflows’ (Mimarlık Akar) başlıklı etkinlik için kıyı boyunca lokaller, spor klüpleri, lokanta terasları ve diğer tüm mekanlar Torino‘nun mimarlık tarihini anlatacak şekilde yeniden tasarlandı.

‘Afterville’ ise, 20.yy’ın planlama konseptleri ve bilim kurgu gücünün düşünsel ve figuratif kesişiminde dolaşan ve ona dikkat çekmeye çalışan bir sergi dizisi. Genç mimarlardan oluşan Undesign tarafından projelendirilen etkinlikte şunlar görüldü:

Afterville Yer altı sergisi
Line 1 Metropolitana di Torino (Torino Metrosu)
12 Temmuz - 7 Ağustos 2008

Devamını oku...
 
2008 UIA Ödülleri Açıklandı


Her üç senede bir Dünya Kongresi kapsamında verilen ve dünya çapında etkili çalışmalar yürüten mimarları cesaretlendirmek için UIA (International Union of Architects) tarafından düzenlenen ödül sahipleri açıklandı. Verilen her dört ödül kendi içinde belirli temalara ayrılırken her bir ödüle de ilk UIA başkanlarının isimleri veriliyor. Bu ödüller:

Auguste Perret Ödülü
Mimaride uygulamalı teknoloji
Sir Patrick Abercrombie Ödülü
Kentsel planlama ve sınırsal gelişim
Jean Tschumi Ödülü
Mimari eleştiri ve mimarlık eğitimi
Sir Robert Matthew Ödülü
İnsan yerleşim alanlarının kalitesinin yükseltilmesi

Devamını oku...
 
NADER HALİLİ, Mimar ve Yazar


NADER HALİLİ, Mimar ve YazarYoksullar için tasarım yapan mimar Nader Halili hayatını 72 yaşında kaybetti.

 
Tahran’da dünyaya geldi, Tahran Üniversitesi’nde İran edebiyatı ve şiiri üzerine eğitim aldıktan sonra, 1950 yılında İstanbul’da İTÜ’de mimarlık-mühendislik eğitimi aldı, Güney Kaliforniye Mimarlık Enstitüsü’nde profesör olan Khalili'nin, seramik evler ve dünya mimarlığı üzerine 5 kitabı var.

- "Racing Alone", (Yalnız Yarış)
- "Ceramic Houses and Earth Architecture: How to Build Your Own", (Seramik Evler ve Dünya Mimarlığı: Evinizi nasıl İnşaa Edersiniz)
- "Earth and Fire" (Seramik Evleri İnşaa etme Sistemi)
- "Sidewalks on the Moon" (Ayda Kaldırımlar)
- "Rumi, Fountain of Fire" (Rumi, Ateşin Pınarı); Mevlananın 75 şiirinin çeviri.
- "Rumi, Dancing the Flame" (Rumi, Alev Dansı) 300 Rubai çevirisi.

Nader Khalili, California architect/author is the world renowned Iranian-American Earth Architecture teacher and innovator of the Geltaftan Earth-and-Fire System known as Ceramic Houses, and of the Superblock construction system. Khalili received his philosophy and architectural education in Iran, Turkey, and the United States. He has been a licensed architect in the State of California since 1970, and has practiced both in the U.S. and abroad. Since 1975 he has been involved with Earth Architecture and Third World Development, and is a U.N. (UNIDO) consultant for Earth Architecture, the Ceramic Houses and SuperBlock Technologies. In 1984 the award for "Excellence in Technology" went to him for the innovation of the Ceramic Houses system, from the California Council of the American Institute of Architects (CCAIA), and in 1987 Khalili's project "Housing for the Homeless: Research and Education" received a Certificate of Special Recognition from the U.N. International Year of Shelter for the Homeless and U.S. Department of Housing and Urban Development (HUD). Since 1984, Lunar and Space habitation have become an integral part of his work; his "Magma Structures" design, based on the Geltaftan (Ceramic Houses) System, and "Velcro-Adobe" system (later to become the Superblock / sandbag and barbed wire system) were presented at the 1984 NASA symposium, "Lunar Bases and Space Activities of the 21st Century". He was subsequently invited to Los Alamos National Laboratory as a visiting scientist. He has presented papers and has been published since 1984 in several symposiums and publications including those of NASA, and the "Journal of Aerospace Engineering" for which he was awarded by the American Society of Civil Engineers. Khalili was a member of the team of the "Lunar Resources Processing Project," along with the Princeton -based Space Studies Institute, McDonnell Douglas Space Systems, and Alcoa.

Devamını oku...
 
Nail Çakırhan 98 yaşında hayata veda etti


ÜNLÜ şair, edebiyatçı ve Uluslararası Ağa Han mimarlık ödülü sahibi Nail Çakırhan 98 yaşında hayata veda etti (11 Ekim 2008).

Nail Çakırhan'ın cenazesi pazartesi günü Akyaka Camisi'nde öğle namazının ardından kılınacak cenaze namazından sonra ailesinin isteği ile Akyaka Mezarlığı'nda toprağa verilecek.  

Akyaka'nın bugünkü mimarisinde önemli rol oynayan Nail Çakırhan, 1980'li yılların başında yaptırdığı Ula mimarisi tarzındaki evi ile 3 Eylül 1983'te Uluslararası Ağa Han Mimarlık Ödülünü kazanmıştı. İki ustanın yardımıyla inşaata başlayan Çakırhan, geleneksel mimarinin bugünün koşullarıyla buluştuğu, çevreyle ve doğayla bütünleşen, zarif işlemelerle bezeli, ahşap balkonlu, iki katlı evi ile tüm Akyaka´ya damgasını vurmuştu. Sosyal ve ekonomik yaşantının ihtiyaçlarına cevap verecek şekilde yapılan binada, Nail Çakırhan yörenin doğal kaynaklarından yararlanmıştı. Akyaka'da Nail Çakırhan evi bir gelenek ve kültür haline gelmişti. 1998 yılında bu müze-ev bir kültür ve sanat merkezi olarak hizmete girdi. Bunun ardından Akyaka'da yaptırılan evler, pansiyonlar hatta bazı oteller de aynı tarzı benimsedi. Çakırhan, Letonia, Montana gibi tatil köyleri ile Dalyan, Bodrum, Muğla, Datça ve Fethiye´de de binalar yaptı.

Can Yücel, en büyük mimar için "Yüksek mimardan geçilmeyen bu ülkede yüksek olmayan mimar bir tek Mimar Sinan var" diyordum. Bir ikincisi var yüksek olmayan bir mimar NAİL..." yorumunda bulunmuştu.

Devamını oku...
 
Beypazarı'nda Tarihi Evlerin Restorasyonu


Beypazarı'nda restorasyon çalışmaları 10 Mayıs 2000 tarihinden itibaren başlamış olup 500 adet tarihi ev restore edilmiştir. Yaklaşık 1000 evin Restorasyon çalışmalarının bitirilmesi amaçlanmaktadır. Beypazarı evleri genellikle üç katlıdır. Taşıyıcı sistemi örten ahşap pervazlar harç sıva ile sıvanmıştır. Evlerin zemin katları taş, üst katları ahşap iskelet içine ahşap veya kerpiç dolgu sistemle yapılmıştır. Kuzeye gelen cephelerde dolgu kerpiçtir, Ocaklı duvarlarda kerpiç kullanılır. Bölme duvarları bağdadi yapılmıştır.

Yapı sisteminde Beypazarı özelliği diyebileceğimiz bir durum göze çarpar. Evlerin büyük çoğunluğunda zemin taş duvarları taşıyıcı nitelikte değildir. Bir üst kat, cepheden de izlenen dikmeler üzerinde taşınmaktadır. Bunun sebebi ise yangın sonrası zemin katların yıkılması ancak dayanıklılığını kaybetmemesidir. Evler yeniden yapılırken bu durum değerlendirilmiş, taş duvarlar onarılarak koruyucu nitelik kazandırılmış, üst katların yükü verilmemiş, yük iki metre aralıkla ve 49 cm toprağa gömülü 75 cm.lik taş pabuçlar üstüne konan bu dikmelere yerleştirilmiştir.

Devamını oku...
 
Beypazarı Kent Konseyi Kuruldu


5393 sayılı Belediye Kanununun 76. maddesi gereğince kurulan  Beypazarı Kent Konseyi; 1. Genel Kurul Toplantısı Ticaret Odası Toplantı salonunda gerçekleştirildi.

Kent hayatında, kent vizyonunun ve hemşehrilik bilincinin geliştirilmesi, kentin hak ve hukukunun korunması, sürdürülebilir kalkınma, çevreye duyarlılık, sosyal yardımlaşma ve dayanışma, saydamlık, hesap sorma ve hesap verme, katılım ve yerinden yönetim ilkelerini hayata geçirmek amacıyla kurulan Kent Konseyi; genel kurul toplantısıyla çalışmalarına başladı.

Beypazarı Belediyesi'nin öncülüğünde, ilçedeki kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının, üniversitelerin, ilgili sivil toplum örgütlerinin, siyasi partilerin, kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcileri ile  mahalle muhtarlarının katıldığı Kent Konseyi; gönüllülük esası ile ortak akıl mantığıyla Beypazarı için çalışacak.

Kent konseyinin tamamen bir sivil toplum örgütlenmesi olduğunu belirten Beypazarı Belediye Başkanı Mansur Yavaş; yerel yönetimin sivil toplumla işbirliği yaparak karar alması, kamuda şeffaflığın sağlanması gibi pek çok fayda sağlayacağını söyledi.

 
Beypazarı Suluhan Kervansarayı`nda Restorasyon


Tarihi İpek yolu üzerinde bulunan 600’e yakın handan birisi olan Beypazarı ilçesindeki Suluhan Kervansarayı`nda bir süre önce başlatılan restorasyon çalışmaları devam ediyor. Çalışmaları yürüten firma temsilcisi Şerafettin Görgülü, yaptığı açıklamada, restorasyonun Vakıflar Bölge Müdürlüğü tarafından yaptırıldığını söyledi.

Beypazarlıların, Nasuh Paşa Hanı olarak bildiği Suluhan Kervansarayı`nın Osmanlı döneminden kalan kentteki en önemli eserlerden birisi olduğunu kaydeden Görgülü, "Restorasyonu kervansarayın aslına uygun olarak yapmak istediğimiz için oldukça titiz davranıyoruz. Bu nedenle uygun taşı bulmak için yaklaşık iki ay sıkıntı çektik." dedi. İki katlı olacak olan hanın üst katı konaklama için uyarlanırken, giriş kısmı ise iki bölümden oluşacak. Eskiden hanın faaliyet gösterdiği zamanlarda ahır olarak kullanılacak olan kısımda toplantı salonları, kafeteryalar gibi halkın faydalanabileceği mekanlar oluşturulacak. Eskiden insanların kaldığı kısım ise çarşı olarak değerlendirilecek.

Beypazarı çarşı içindeki kervansaraylardan olan Suluhan Kervansarayı, 1683 yılında klasik Osmanlı şehir içi hanları tarzında yapıldı. Kitabesinde yapım tarihi ile kılıç resminin olduğu iki katlı kervansarayın, beş adet olan taş kemerinin üzeri geometrik şekillerle süslüdür.

 
Süleymaniye`de Restorasyon


Restorasyon sebebiyle Süleymaniye Camii'nin her yanına iskele kuruldu, yetkililer çalışmaların uzun zaman alacağını belirtiyor. Mimar Sinan'ın "Kalfalık eserim" dediği 500 yıllık Süleymaniye Camii, tarihinin en kapsamlı restorasyonuna alındı. Kubbesinden minarelerine, tezyinatından bahçe duvarlarına kadar her köşesi elden geçirilecek.

Cami, külliyesi ile birlikte İstanbul'un incisi haline gelecek. Vakıflar Genel Müdürlüğü'ne göre "baştan ayağa pırıl pırıl yapılacak cami, o eski ihtişamını yeniden kazanacak". Restorasyon kapsamında tamamen kapatılmayan caminin bir bölümü brandalarla bölünerek ibadete açık tutuluyor. Projenin ne zaman tamamlanabileceği konusunda ise net bir tarih verilemiyor. Muhtemel hırsızlık olaylarına karşı cami bünyesindeki tarihî eşyaların tespiti yapıldı ve belgelenip Vakıflar Genel Müdürlüğü'ne teslim edildi.

Devamını oku...
 
Üsküp - Taş Köprü: Bu Nasıl Restorasyon?


Üsküp'ün simgesi olan Osmanlı eseri Taş Köprü'de bir süre önce yapılan restorasyon çalışmaları sırasında köprünün mihrabı yıkıldı, kitabesi ise yerine konulmadı.

Türkiye'nin Hazırladığı Rapor İmzalanmamış

Türkiye'nin Üsküp Büyükelçiliği'nin çağrısı üzerine 2 yıl önce Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın 4 kişilik ekibi, köprünün restorasyonunu yerinde görmek üzere Üsküp'e gönderdiği bildirildi. Köprünün mihrabının yaptırılması ve kitabesinin yerine konulması yönünde Türk bilim adamlarının hazırladığı raporun Makedon yetkililerce imzalanmadığı kaydedildi. Türk heyetinin içerisinde yer alan Gazi Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hakkı Acun, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, köprüdeki restorasyon çalışmalarının özensiz yapıldığını, bunun da planlı ve bir tarihi yok etmeye yönelik girişim olarak değerlendirdiğini kaydetti.

Devamını oku...
 
<< Başlangıç < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 Sonraki > Son >>

Sayfa 7 / 7