Space Syntax Nedir?


Space SyntaxSpace Syntax, binaların ve şehirlerin mekansal dokularını incelemek için kullanılan bir teknikler bütünü ve mekan ile toplumu birleştiren bir teoriler zinciri olarak mimarlık ve kentsel tasarım alanlarındaki en etkili bilimsel hareketlerden biridir (Hillier ve Hanson, 1998). 

Türkçe literatürde Mekan Dizimi olarak da kullanılan Space Syntax, kent ve yapı ölçeğinde inşa edilmiş çevrenin mekansal biçimlenme özelliklerinin tanımlanması ve analiz edilmesi için geliştirilmiş, teori ile desteklenen bir teknikler bütünüdür. Bir başka deyişle mekan dizimi, mekansal örgütlenmeyi biçimleyen süreçleri ve altta yatan sosyal anlamları kavramayı amaç edinen bir yaklaşımdır.

Mekanın, sosyal yapıyı ve hatta onu oluşturan farklı katmanları da etkileyen bir boyutu olduğundan hareketle, sosyal yapı ve mekan arasında karşılıklı bir ilişkinin varlığına inanan bir düşünce yapısı üzerine kurgulanmaktadır. Nesnel olarak kenti okumaya yarayan space syntax, mekan örgütlenmesi ve sosyal yapı arasında doğrudan ilişki olduğu düşüncesinden hareketle, özellikle kentsel açık alanlarda hareket ve görüş alanlarını çakıştırarak insanların bir araya gelme potansiyelini araştırmaktadır. Bill Hillier ve arkadaşları tarafından 1980’li yıllarda University College London’da (UCL) mimarlara tasarımlarının olası etkilerini göstermek amacıyla geliştirilen space syntax, o günden günümüze hızla gelişmiş, dünyanın her tarafında çeşitli araştırmalarda ve tasarım uygulamalarında kullanılır hale gelmiştir. Bugün, mimarlık, kentsel tasarım, planlama, ulaşım ve iç mimarlıktan, arkeoloji, enformasyon teknolojisi, kent ve insan coğrafyası, antropoloji, peyzaj mimarlığı ve bilişime değin çok geniş bir çalışma alanında space syntax yaklaşımından yararlanılmaktadır. Kentin fiziksel olan bileşenlerinin kendi aralarındaki ilişkileri ile yetinmeyip sosyal, ekonomik ve kavramsal olanla fiziksel olanın ilişkisini kurarak bir yeri, bir kenti okumaya yarayan ve böylece kentin farklı bileşenlerini fiziksel mekan üstünden okumaya çalışan ender yöntemlerin arasında sayabileceğimiz Space Syntax, sadece kent ölçeğinde değil, konutu da kapsayan farklı ölçeklerdeki mekansal organizasyonları da incelemek için kullanılmaktadır.

Space SyntaxSpace Syntax yaklaşımın en önemli özelliği, insan zihnindeki mekanın yansıması/haritası olarak adlandırabileceğimiz deneyimlere dayalı bilginin oluşmasında kritik rolü olan mekanın soyut karakteristiklerini ilk kez somut olarak ifade ve analiz etmeyi sağlayabilen sayısal bir teknik olmasıdır. Bu metodun genel fikri, mekanları insan deneyimlerine çıkış noktası olan parçalara ayırarak, bu parçaları haritalar veya graph’lar haline getirip bunlar üzerinde sayısal analizler yapmaya olanak sağlamaktır. Bu parçalara ayırma fikri, insanların mekanı kavramasının (cognition) senkronik olarak değil, zaman içerisinde deneyimlerden kazanılan asenkron algıların zihinde bir araya getirilmesi teorisine dayanmaktadır. Bu deneyimlerin temsili olan bu parçalar şunlardır:

a) İsovist adı verilen ve bir noktadan görülebilecek en geniş bakış yelpazesini oluşturan poligon,
b) Görüş hatları (axial lines), insanların hareketlerini yönlendirmekte kullandıkları bir noktadan görülebilecek en uzun görüş hattı, ve
c) Kullanılabilir/fonksiyonel konveks alanlar (convex spaces).

Bu analitik metot, mekanın insan deneyimlerine dayalı betimlenmesi olarak ifade edilebilecek bu parçaların topolojik ilişkilerinin network/graf teorisi yardımıyla analiz edilmesi sonucunda, kentsel ve mimari mekanları bütünleşik ya da ayrışık olarak iki farklı karaktere ayırmaktadır. Bütünleşik özellikleri nedeniyle en çok kullanışa açık mekanlar, içinde en çok insana rastlayabileceğimiz mekanlar olurken, ayrışık mekanlar, kent veya binanın bütününden kopuk bir yapıya sahip olduklarından, içlerinde hareket barındırma potansiyeli düşük mekanlardır.

Mimari ölçekte, bu parçaların analizleri sonucunda bir mekanın içinde insanların yollarını kaybetme korkusu olmadan hareket etmesinin ne kadar kolay ya da zor olduğu sayısal olarak ifade edilebilmektedir. Özellikle müze ve hastane gibi yol bulmanın çok önemli olduğu karmaşık binalarda tasarımların uygulanmadan önce test edilmesine olanak sağladığı için son yıllarda bu tür binaların tasarımında bu analitik metodun getirdiği olanaklardan faydalanılmaya başlanmıştır. Ayrıca, yaratıcılığın çok önemli olduğu araştırma laboratuvarları ya da pazarlama ofisleri gibi büro yapılarında da bu yöntemden faydalanılarak insanların yaratıcılığını arttırmak için mekan düzenlemesi nasıl olmalı sorularına da cevap verilmeye başlanılmıştır.

Space Syntax, şehirsel gelişmenin incelenmesi ve tasarlanmasında, özellikle de yaya bağlantıları ve kamu alanları tasarımında uzmanlaşmakta ve yeni gelişme önerilerinin yaya ve taşıt hareketleri üzerindeki olası etkilerini sınama imkanı vermektedir. Yöntem, şehirsel gelişim, gayrimenkul, ulaşım, konut ve iş alanları ile ilgili analizler yaparak, konut alanları ve suç dokuları, ulaşım ve güvenlik arasındaki ilişkilerin incelenmesinde, hastane ve okul binaları, müzeler, galeriler ve ofis binaları için tasarımların başarılı başarısız yönlerinin irdelenmesinde kullanılmakta ve yeni tasarımlar için yön gösterici olmaktadır. Space Syntax çalışmalarının en tutarlı bulgularından biri, şehirsel alanlarda yaya hareketi ve taşıt hareketi dokularının, arazi kullanımın ve konut alanlarındaki suç oranının şehrin yapısı ve mekansal düzeni ile doğrudan ve dikkate değer bir ilgisi olduğudur.

Üniversite bünyesinde geliştirilen bu düşünceler, üniversite ve sanayi ortaklığıyla kurulan Space Syntax LTD Danışmanlık firması aracılığıyla, Norman Foster, Richard Rogers, Terry Farrell ve Zaha Hadid gibi önemli mimar ve kentsel tasarımcıların projelerinde uygulama imkanı bulmuştur. Londra’da her yıl çok sayıda turistin ziyaret ettiği Trafalgar Meydanı, Parlamento Meydanı ve King’s Cross Meydanı’nın plan çalışmalarında Space Syntax yönteminden yararlanılmış ve yaya platformlarının yeniden düzenlemesiyle daha verimli kullanılabilecek mekanlar elde edilmiştir.

Space Syntax, yapılı çevrenin doğası, fonksiyonları, insanlar üzerinde etkileri ve kültürel özelliklerini anlamak için geliştirilen bir metot olmanın yanı sıra başka yönleriyle de ayrıca dikkate değerdir. Hillier ve arkadaşları mimarlıkta uygulamalı araştırmanın, bu heyecan verici yaklaşım aracılığı ile akademik ortama taşınabilecegini ve lisansüstü eğitimle de bütünleştirilerek bu projelerinin uzun süre canlı olarak devamlılığını sağlayabileceğini göstermiştir. Londra’da tohumları atılan bu yaklaşım Michigan Üniversitesi ve Georgia Teknoloji Üniversitesi gibi Amerika’nın önde gelen üniversitelerinde de uygulamalı araştırmalara olanak sağlamıştır.

Ayrıca, teorik fikirlerin ve uygulamalı araştırmaların gelişim süreci, mekansal sistemlerin modellenmesi ve analizi için de yeni bilgisayar programlarının yaratılmasına vesile oluşturmuştur. Bu sayede çok çeşitli araştırmalarda geliştirilen bu teknik ve programlardan faydalanılması sağlanmış, uluslararası platformda aynı bakış açısı ve metot dahilinde çalışarak, sistemli olarak karşılaştırma yapmaya elverişli veriler ve sonuçlar üreten araştırmacılardan oluşan bir bilim çevresi oluşmuştur. Mimarlık alanında, teori, uygulama, araştırma ve bilişim teknolojilerinin böylesi bir beraberlik içerisinde olması, özellikle konu teknolojik uygulama değilse, çok ender görülen bir durumdur. Bu nedenle, space syntax yaklaşımı mimarlıkta araştırmaların akademik ortamda nasıl geliştirilip destek bulabileceği ve yapılı çevrenin üretimine ışık tutabilecek bir bilgi bankasının nasıl oluşturulabileceği hususunda çok özel bir model sunmaktadır.

Özellikle kalkınmakta olan ülkelerde yaşanan plansız şehirsel büyümenin kontrol altına alınmasına ve geleceğe yönelik daha etkin, kaliteli ve yaşanılabilir kentsel çevrelerin yaratılmasına katkı sağlayacak analitik ve teorik bir çerçevenin oluşturulmasına olanak sağlayabilmesi açısından bu yaklaşımın önemi açıktır. Space Syntax uygulamalarının yurdumuzda ilk örneklerinden biri İTÜ’den Prof.Dr. Ayşe Sema Kubat yürütücülüğünde uzman bir ekip tarafından İstanbul Büyükşehir Belediyesi için hazırlanan “Galata Kulesi Çevresi ve Hendek Caddesi’nin Yeniden Geliştirilmesi"* projesidir. Bu projede, Galata’nın merkezi konumuna rağmen şehir merkezinden kopuk kalmış ve canlılığını yitirmiş olmasının nedenleri araştırılmış ve Tarihi Yarımada’yı da kapsayan geniş bir alan için Space Syntax analizleri yapılarak Galata’nın mekansal düzeni incelenmiştir. Elde edilen sonuçlar, Tünel, Pera, Karaköy gibi son derece canlı yakın komşularına rağmen Galata’nın yayalar tarafından pek tercih edilmemesini mekansal olarak açıklamaktadır.

Özetle, Space Syntax, kent ve bina ölçeğinde, mekanın sosyal, kültürel ve organizasyonuna dair kritik tasarım kararlarının değerlendirilmesinde, çevresel etkenlerle suç oranı arasındaki ilişkinin aydınlatılmasında, ofis ve araştırma bürolarında mekansal düzenin iş verimliliğine ve yaratıcılığa etkisinin, mekansal algının ve yönlenmenin bilgisayar desteğiyle objektif olarak araştırılmasında kullanılan etkin bir analitik tekniktir.

Space Syntax Proje Örnekleri

Brixton Şehir Merkezi


Londra’nın güney merkez kısmında bulunan Brixton şehir merkezinin yeniden tasarlanması için gelişme stratejileri önerileri hazırlanmıştır. Yerel yönetim, Brixton’da daha fazla gelişmeyi hedeflemektedir. Özel sektör konuya ilgi göstermektedir, fakat aşırı-gelişme, Brixton’ın tarih içinde gelişmiş, farklı etnik gruplar barındıran karakterini tehdit etmektedir

Space Syntax’in stratejik tasarım önerileri, bir dizi yeni yaya bağlantısı yaratarak şehir merkezinin potansiyellerinin önünü açmaktadır. Bu yeni bağlantılar, şehir merkezi boyunca hareketi teşvik edecektir. Bunu yapmaktaki amaç High Street ve Electric Avenue üzerindeki yükü hafifletmek ve benzer yerlerdeki gelişme alanlarının değerleri üzerindeki baskıyı azaltmaktır.

Brixton Şehir Merkezi; gelişme stratejisi (sol) ve proje önerisi (sağ)
Brixton Şehir Merkezi; gelişme stratejisi (sol) ve proje önerisi (sağ) (www.spacesyntax.com)


Princes Circus: Londra’nın Kalbinde Yeni bir Kamu Alanı

Princes Circus üçgen şeklinde iki açık alandır. Merkezi konumuna rağmen bu mekanlar, yaya hareketliliğinin odak noktası olmak yerine, çoğunlukla büyük ölçüde boştur. Yayalar, Princes Circus’un alanın diğer tarafına geçen bir atlama taşı olabileceği gerçeğine karşın bu alandan uzak durmaktadırlar. Sonuç olarak, Princes Circus’daki işyerleri ticarette zorluk yaşamaktadırlar ve “merkezi” bir yerde olmalarının avantajlarını hissedememektedirler.

Space Syntax analizleri göstermiştir ki;

• Princes Circus’a çıkan güzergahlar üzerinde yoğun yaya hareketi olmasına rağmen, bu hareket, hızlı trafik akışı ve karmaşık yaya geçişleri ile engellenmektedir.
• Princes Circus’daki kamusal alanlar orda çalışan, yaşayan insanlar ve özellikle de alandaki en yüksek yaya oranına sahip olan ziyaretçiler için, parçalanmış, sıkıcı, cazibesiz ve karışıktır.
Geliştirilen tasarım ilkeleri çerçevesinde, Princes Circus’u tekrar kendi çevresine bağlamak için kuzey ve güney arasında yeni bir yaya bağlantısı yaratılması; taşıt trafiğinin, Princes Circus’un ortasından geçmek yerine yanından akacak şekilde yeniden düzenlenmesi; mevcut kamu alanlarının daha düzenli, çekici ve daha kullanışlı alanlar haline getirilmesi öngörülmüştür.

Princes Circus; mevcut (sol) ve öneri (sağ) hareket potansiyeli
Princes Circus; mevcut (sol) ve öneri (sağ) hareket potansiyeli (Space Syntax Limited, 2001-a)


Trafalgar Meydanı


Space Syntax, Trafalgar Meydanı stratejik tasarım hedeflerinin belirlenmesinde kullanılmış ve yayaların mekan kullanımı, hareket ve mekansal tasarım konuları üzerinde tarafsız fikirler geliştirilmesine yardımcı olmuştur.

Space Syntax çalışmasının bir parçası olarak Londra’nın merkezinde yaya hareketlerine dair yapılmış en detaylı araştırma yürütülmüştür. Bu araştırmanın sonuçları meydanın, sadece taşıtların varlığı ile değil, aynı zamanda mekanın fiziksel tasarımı ve özellikle meydanın üst ve alt kısımları arasındaki kot farkı ile çevresinden nasıl koparıldığını göstermektedir.

Yeni tasarım önerileri meydanın izole olmasına, alana yeni, merkezi bir merdiven ile kot farkının üstesinden gelerek ve şu anda iki kopuk mekan olan alanları tek bir mekan haline getirerek karşı koymaktadır.

Trafalgar Meydanı, merkezi merdivenden önceki (sol) ve sonraki (sağ) duruma ait erişilebilirlik analizleri
Trafalgar Meydanı, merkezi merdivenden önceki (sol) ve sonraki (sağ) duruma ait erişilebilirlik analizleri (Space Syntax Limited, 2001-b)


Suç Oranları


Bazı sokaklarda suç oranlarının daha yüksek olması, bazı mekanların tehlikeli olarak algılanması mekansal özelliklerle açıklanabilmektedir. Yapılan çeşitli araştırmalar göstermiştir ki suçun mekansal dağılımının mekansal özellikler ile çok güçlü bir ilişkisi vardır. 

Suçun mekansal dağılımı ve erişilebilirlik analizi

Şekil 8: Suçun mekansal dağılımı ve erişilebilirlik analizi (www.spacesyntax.com)

--------------------------------------------------------------------------------------------------

* A. Sema Kubat, Engin Eyüboğlu, Özhan Ertekin, Özlem Özer tarafından gerçekleştirilen bu proje, İTÜ Uygar Merkezi aracılığı ile İstanbul Büyük Şehir Belediyesi, Emlak İstimlak Daire Başkanlığı, Lütfi Altun yönetimindeki Yerleşmeler ve Kentsel Dönüşüm Müdürlüğü tarafından desteklenmiştir. Space Syntax Ltd ve Bartlett School of Graduate Studies University College London Space Syntax Laboratuvarı’ndan Dr. Tim Stonor ve Dr. Kayvan Karimi, projede danışman olarak görev almışlardır.

http://www.arkitera.com/news.php?action=displayNewsItem&ID=15866