Batı uygarlığı modern şehirciliğin en güzel örneklerini verirken tarihî mirasına da sahip çıkarak korumuştur PDF Yazdır e-Posta

Belediye GezisiBalıkesir Belediye Başkanı İsmail Ok, batı uygarlığının, modern şehircilik anlayışının en güzel örneklerini verdiğini, bunun yanısıra tarihî mirasa da sahip çıkarak koruduğunu söyledi. 

Türkiye Belediyeler Birliği tarafından, belediye başkanlarına yönelik belediyecilik uygulamalarının yerinde görülmesi amacıyla İspanya`ya düzenlenen altı günlük teknik bir  geziye katılan Başkan Ok, yurda dönüşünde yaptığı açıklamada, batıda şehirciliğin makro ölçeklerde ciddi planlamalar yapılarak, büyük bir düzen içerisinde gerçekleştirildiğine şahit olduklarını ifade etti. 

Başkan Ok, aralarında Artvin, Kahramanmaraş, Malatya, Ordu, Osmaniye ve Tokat`ın da bulunduğu 23 ilin merkez ve bunlara bağlı bazı ilçe belediye başkanlarının katıldığı gezinin, bazı uygulamaları yerinde görmek ve belediyecilik ufkunu ve anlayışını genişletmek ve geliştirmek adına çok yararlı geçtiğine inandığını belirtti. 

İlk olarak 5 Aralık Salı günü, başkent Madrid`te Belediye yetkilileri ile resmi temasta bulunduklarını belirten Başkan Ok, konuk belediye başkanlarına Madrid`te, tarihî mirasın korunması; Toledo`da, kentsel yenileme ve kentsel dönüşüm; Sevilla`da, tarihî mekanların restorasyonu; Granada`da, turizm yönetimi ve Cordoba`da da, kent meydanı, çarşı düzenlemeleri ve donatılar konusunda bilgiler verilerek yerinde teknik inceleme imkanı sunulduğunu belirtti. 

Gezide, alyapı ve üstyapı hizmetleri ile toplu ulaşım hizmetlerinin gerçekleştirilmesi konusunda büyük yeniliklerle karşılaştıklarını kaydeden Başkan Ok, belediye hizmetlerinin, büyük bir organizasyon bütünlüğü içinde, ciddiyetle ve titizlikle yürütüldüğünü gördüklerini ifade etti. Başkan Ok konuşmasını şöyle sürdürdü: “Örneğin: bina ve tesislerini inşa etmeden önce, imara açılmış olan bir alana, ada bazında; yol, kaldırım, elektrik, su, kanalizasyon ve doğalgaz gibi bütün altyapı enstrümanlarını döşüyor ve daha sonra ilgili alanları iskana açarak inşaat faaliyetlerine başlıyorlar. 

Parklar, oyun, spor ve dinlenme alanları, sanatsal ve kültürel yapılar (müzeler, tiyatrolar, heykeller vs.) benzeri üstyapıyla ilgili herşeyi de, toplumun ihtiyaçları doğrultusunda modern bir anlayışla ortaya koyuyorlar. Ulaşım, bireysel ulaşım araçlarıyla yapılabildiği gibi, otobüs ve metro gibi toplu ulaşım araçlarıyla da rahatlıkla yapılabiliyor. 

Toplam 7000 km`lik hızlı tren ağına sahip İspanya`da başkent Madrid, yaklaşık 600 km tutarında bir yeraltı metro ağına sahip. Hızlı tren, 650 km`lik mesafeyi iki saatte katediyor. Motorlu araçların ulaşımı, zaman zaman dal-çıklarla yeraltından sağlanıyor. Tabii bütün bunlar, büyük bir bütçe harcaması gerektiriyor. Örneğin, Balıkesir ölçeğindeki Granada`nın yıllık 300 milyon euro bütçe geliri var. Bizim bütçemizin 6 katı büyüklüğünde. Gelirimizin bu kadar olması halinde, elbette biz de şehrimiz için pek çok şeyi başarabiliriz. Ama kaynaklarımız maalesef sınırlı. Kısacası, bu geziden edindiğimiz bilgiler ve gördüklerimiz, belediyecilik adına bize iyi ve güzel şeyler kazandırdı.” 

İspanya`da, tarihi mirasın çok iyi korunduğunu ve bu eserlerin âdetâ üzerlerine titrenildiğini dile getiren Başkan Ok, sözlerine şöyle devam etti: “Tarihe geçecek devletler kurabilirsiniz; ancak, tarihe geçecek medeniyetler kurmak, her devletin başarabileceği bir iş değildir. İşte, Avrupa`nın İslam ile yüzyüze ilk buluşması ve tanışması, Endülüs İslam Medeniyeti ile olmuş ve bu medeniyet, İspanya`da yaklaşık 900 yıl hüküm sürmüştür. Burada, ilimde, sanatta ve kültür alanında sayısız bilginler, sayısız eserler vermişlerdir. Çok kültürlü yapısıyla insan hakları, din ve inanç özgürlüğü gibi konularda bir hoşgörü medeniyeti olan Endülüs Emevîleri, aynı zamanda İslam Dünyasına karşı Avrupa`da haçlı düşüncesinin doğmasına ve Haçlı seferlerinin başlamasına sebep olmuştur. 

Bu açıdan Endülüs İslam Medeniyeti, Doğu-Batı ya da İslam-Hıristiyanlık çatışmasının Ortaçağ tarihinin en önemli bölümü olmuş, bu askerî ve siyasî saldırılara 800 yüz yıl göğüs gererek ayakta kalabilmiştir. Diğer yandan bu dönem, hıristiyanlığın ve Kilise`nin gerçek yüzünü insanlığa gösteren tarihî bir dönem de olmuştur. Çünkü bu dönemde kilise, müslümanlara benzersiz sürgünler ve soykırımlar uygulamış; astronomi, tıp, eczacılık, fizik ve matematikte yazılmış olan binlerce eser, şehirlerin meydanlarında yakılmıştır. 1500`lü yılların başında, müslümanlar; hıristiyanlığı, sığınmayı veya ölmeyi kabûl seçenekleriyle karşı karşıya bırakılmışlardır. 

Hıristiyanların müslümanları İspanya`dan sürgün etmeleri, yani Endülüs`ün kaybı ise, tarihçilerce İslam dünyasının henüz acısını çektiği ekonomik ve kültürel duraklamanın başlangıcı sayılmıştır. Ama modern Avrupa, hayal edemeyeceğimiz ölçüde İslam kültüründen etkilenmiştir. 

Bugün ise, İspanya`nın Cordoba (Kurtuba), Sevilla (İşbiliye), Granada (Gırnata) ve bir çok şehrinde Endülüs İslam Medeniyeti`nden kalan saraylar, kütüphaneler, kağıt imalathaneleri, camiler, hastaneler, üniversiteler gibi İslam mimarisinin şaheserleri olan tarihi eserlere çok iyi bakılmaktadır. Ancak, İslam kültürü, berhevâ edilmiştir. Örneğin, 22 bin m² büyüklüğündeki Kurtuba Cami, bugün kiliseye çevrilmiş durumdadır. 

Ama bu eserler, büyük bütçe payları ayırılarak ve düzenli bakım ve onarımlar yapılmak suretiyle sistemli bir şekilde korunmaktadır. Onlar, tarihî ve kültürel miraslarını gözbebekleri gibi korurken; bizim, bu konuda geçmişimize ilgisiz ve bîgâne kalmamız, bizi derinden yaralamaktadır” şeklinde görüşlerini beyan etti. 

Başkan Ok, konuşmasını şöyle noktaladı: “Gerek Almanya`dan, gerekse İspanya`dan edindiğim izlenim odur ki, onlar bir yandan geleceklerini büyük bir titizlikle planlarken, bir yandan da geçmişlerini korumaya özen gösteriyorlar. 

Bizde, yani binlerce yıl farklı kültürlere ve medeniyetlere ev sahipliği yapmış Anadolumuzda, binlerce tarihî ve kültürel zenginliğimiz, hâlâ gerekli ve yeterli ilgiyi ve ihtimâmı görememektedir. Bu, cidden çok üzücü ve düşündürücüdür.”

http://www.balikesir.bel.tr/haber_gor.php?siras=785