TARİHİ ŞEHİRLER
ORTA KARADENİZ’DE TARİHİ ZENGİN BİR KENT: NİKSAR


Danişment, Selçuklu ve Osmanlının izlerini taşıyan Niksar (Evliya Çelebi’ye göre Nik/İyi Hisar), tarihi değerlerinin yanı sıra, Canik Dağları ve Dönek Dağlarının ortasında, Karadeniz’in en önemli ovalarından biri olan Niksar Ovası ile de özellikli kentler arasında yer alıyor. Kültürel ve doğal birikiminin farkında olan Niksarlılar ve yerel yönetimler ise, kimlikli topraklarını geleceğe aktarmak için yoğun emek veriyor.

Kelkit suyunun ve kollarının beslediği Niksar Ovasında yetişen tahıl ve meyveler, özellikle de ceviz yöre ekonomisine katkı sağlayan başlıca değerler arasında. ÇEKÜL Vakfı’nın önderliğinde 2004 yılında kurulan Kelkit Havzası Kalkınma Birliği’nin üyesi olan Niksar, yörenin bütüncül kalkınmasına katkı sunmak için, bağlı olduğu Tokat ve diğer havza kentleriyle de ortak çalışmalar yürütmeye devam ediyor.

Devamını oku...
 
SOMUT OLMAYAN KÜLTÜREL MİRAS TOKAT’TA YENİDEN GÜNDEMDE


Tarihi Kentler Birliği Tokat Semineri 18-20 Haziran tarihleri arasında yapıldı. İki yıl önce Kars Semineri’nde TKB’nin gündemine giren “Somut olmayan kültürel mirasın korunması” konusu, TKB Tokat Semineri’nde yeniden gündeme geldi.

Tokat Belediyesi’nin ev sahipliğinde yapılan seminere, Tokat’a bağlı Erbaa, Niksar, Zile ve Turhal kentleri de destek verdi. Seminer yaklaşık 300 davetlinin katılımıyla gerçekleşti.

Seminer Cuma günü yapılan açılış konuşmalarıyla başladı. TKB Encümen Üyesi ve Erbaa Belediye Başkanı Ahmet Yenihan, Tokat Belediye Başkanı Doç. Dr. Adnan Çiçek, ÇEKÜL Vakfı ve TKB Danışma Kurulu Başkanı Prof. Dr. Metin Sözen ve Tokat Valisi Şerif Yılmaz açılış konuşmalarında, Kelkit havzasında yer alan Tokat’ın bölge için önemine değinerek, somut olmayan kültürel mirasın korunmasında, TKB üyelerine büyük görevler düştüğünü söyledi.

Prof. Dr. Metin Sözen, “Bugünü değerlendirmeden, geleceği planlayamazsınız,” diyerek belediye başkanlarına zamanı iyi değerlendirmelerini önerdi. Doğru ve uzman kadrolarla, kamu-yerel-sivil-özel birlikteliğini de göz önünde bulundurarak, koruma çalışmalarının planlanması gerektiğine dikkat çekti.

Devamını oku...
 
Tarihi Kentler Birliği Antakya Semineri


ANTAKYA’DA ORTAK PAYDADA BULUŞMA MESAJLARI VERİLDİ

Tarihi Kentler Birliği Antakya Semineri 19-20 Şubat tarihlerinde yapıldı. TKB üyeleri, ilgili valiler, TKB Danışma Kurulu üyeleri, belediyelerin teknik ekipleri ve yerel katılımcılarla semineri takip edenlerin sayısı 500’ün üzerindeydi.


“Kültürel Miras: Ortak Paydada Buluşma”

TKB Antakya Semineri Cuma günü açılış konuşmalarıyla başladı. Antakya Belediye Başkanı Doç. Dr. Lütfü Savaş,  TKB ve Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Özhaseki ve Hatay Valisi Celalettin Lekesiz, Antakya’nın kültürlerarası birlikteliğinin yıllardır devam ettiğini vurgulayan mesajlar verdi.

Belediye Başkanı Lütfü Savaş, Antakya’nın Ortadoğu ve Anadolu’yu birbirine bağlayan bir geçiş merkezi olmasının, yüzyılladır her mezhepten ve dinden insanların bir arada yaşamasına zemin hazırladığını söyledi. Ünlü düşünür Libadios’un ‘Dünyayı gezip görmekteki amacınız eğer farklı kültürleri bir arada görmekse, Antakya’yı ziyaret etmeniz yeterlidir,” sözünü hatırlatarak bu birlikteliğin devam edeceğini vurguladı.

Devamını oku...
 
KALELİ KENTLER SERGİSİ


TARİHİ KENTLER BİRLİĞİ’NİN KALELİ KENTLER SERGİSİ KOCAELİ’DE

Tarihi Kentler Birliği ve ÇEKÜL Vakfı’nın ortaklaşa düzenlediği “Kaleli Kentler Sergisi”, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde Gebze Osman Hamdi Bey Kültür Merkezinde açıldı. Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Karaosmanoğlu tarafından açılan sergi 7, 8, 9 Ocak tarihleri arasında Kocaelili ziyaretçilere sunuldu.


26 YERLEŞİMİN KALELERİ

İlk kez, 8-10 Ekim 2009 tarihlerinde Bursa’da düzenlenen Tarihi Kentler Birliği Semineri ve Dünya Kaleli Kentler Birliği’nin “19. Kaleli Kentler Sempozyumu” kapsamında gerçekleştirilen “Kaleli Kentler Sergisi”, 7-8-9 Ocak 2010 tarihlerinde Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından, Eskihisar Kalesi’nin yer aldığı Gebze’de, Osman Hamdi Bey Kültür Merkezi Sergi Salonu’nda ziyaretçilerin beğenisine sunuldu. Sergide ülkemizin 26 yerleşiminde bulunan kalelerin fotoğrafları yer alıyor. Sergide özellikle kaleleri sağlam durumda bulunan şehirlerin kaleleriyle ilgili genel görünüm fotoğrafları, restore edilenlerin uygulama öncesi ve sonrasını gösteren görselleri, tarihi, mimari özellikleri gibi özet bilgiler bulunuyor.


KOCAELİ TARİHİ BİR ŞEHİR

Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Karaosmanoğlu yaptığı konuşmada, böyle güzel bir serginin Kocaeli’de açılmasından duyduğu sevinci dile getirerek “Kaleli Kentler Birliği sergisine ev sahipliği yapmaktan mutluluk duyuyorum. Hannibal’in ebedi yurduna, Nikomedia’ya, Selçuklu İmparatorluğu’nun mola yerine ve Osmanlı Komutanı Akçakoca’nın bizim kıldığı şehrim Kocaeli’ye hepiniz hoş geldiniz. Kocaeli tarihi ve doğal güzellikleri ile dikkat çeken bir şehir. Şehrimize gelen bütün konuklarımıza teşekkür ediyorum” dedi.

Tarihi Kentler Birliği’ne üye 26 belediyenin kaleleri ile katıldığı sergi, Türkiye’nin kaleli kentlerini sırayla gezecek.

http://www.tarihikentlerbirligi.org/icerik/haberDetay.asp?newsID=210

 
TARİHİ KENTLER BİRLİĞİ MEVLANA’NIN KENTİ KONYA’DA BULUŞTU


Tarihi Kentler Birliği Konya Buluşması 25-27 Eylül tarihlerinde yapıldı. TKB üyeleri ve ilgili valilerin izlediği Konya Buluşması’nı dört yüzün üstünde katılımcı takip etti.

TKB Konya Buluşması, Mevlana Müzesi Gül Bahçesi’nde yapılan açılış konuşmalarıyla başladı. Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Akyürek, TKB ve Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Özhaseki, ÇEKÜL Vakfı ve TKB Danışma Kurulu Başkanı Prof. Dr. Metin Sözen ve Konya Valisi Aydın Nezih Doğan yaptıkları konuşmalarda Selçuklu eserleri ve Mevlana’nın varlığıyla özel olan bu kentin, korumacılık kapsamında önemli çalışmalar yapmaya hazır olduğunu vurguladı.


Hz. Mevlana’nın ve yakınlarının türbelerinin de bulunduğu müzenin gül bahçesinde ikram edilen akşam yemeğinde, seçimlerden sonra belediye başkanlığına yeni başlayan kent yöneticileri tanışma fırsatı yakaladı.

Konya Buluşması takipçileri, yemeğin ardından, Konya Valiliği’nin davetlisi olarak bu yıl altıncısı düzenlenen Mistik Müzik Festivali’ne katıldı. Amerikalı Branches Breath grubunun, Kızılderili mistik müzikleri ilgiyle izlendi. 

Devamını oku...
 
Çin, tarihi Kaşgar şehrini yıkıyor!


kasgar.jpg

Çin işgali altındaki Doğu Türkistan’da Çin yönetimi Müslüman Uygur Türkleri’nin tarih ve kültürleri ile bağını koparmak amacıyla tarihi İpek Yolu’nun önemli kavşak noktası Kaşgar şehrinin Eski Şehir kısmını dozerlerle yıkıp yerle bir etmeye başladı.

Tarihi Kaşgar şehrinin yüzde 85′inin yıkılmasının planlandığı bildirildi. Tarihi Kaşgar şehri İpek Yolu’nun kuzey güney kısımlarının birleştiği vahada yer alıyor. Kaşgar, Taklamakan Çölü’nün batı ucunda bulunuyor.

Tarihsel olarak Delhi ve Semerkant’tan yola çıkan tüccarlar, dünyanın en zorlu dağ yolunu geçkitten sonra Kaşgar’da yüklerini boşaltıp şehrin sokaklarında safran ve diğer ticari eşyalarını satıyorlardı. Çinli tüccarlar da aynı şekilde  ipek ve porselen yüklerini buraya getiriyorlardı.

Şimdi tarihteki tüccarların yerini turistler aldı. Eşeklerin çektiği arabalarla vadileri ve toprak evleri geziyorlar. Kaşgar şehri daha önce de Cengiz Han tarafından yakılıp yıkılmıştı. Yıllar sonra Kaşgar şehri tekrar talan ediliyor fakat bu sefer Çinliler tarafından.

The New York Times gazetesinin haberine göre, Kaşgar’ın tarihi bölümünde yapılan yıkım sebebiyle şu ana kadar 900 Müslüman aile Kaşgar’ın Eski Şehri’nden göç etti. Mimar ve tarihçi George Michell 2008′de yazıdığı “Kaşgar: Eski İpek Yolu’ndaki Vaha” adlı kitabında, Kaşgar için “Orta Asya’da bulunabilecek geleneksel İslam şehrinin en iyi korunmuş örneği” demişti. Şimdi işgalci Çin yönetiminin eliyle Orta Asya’da en iyi şekilde muhafaza edilmiş geleneksel İslam şehri bütün izleri ile tarih sahnesinden silinmeye çalışılıyor.

 

image0014.jpg

 

Bölgeki yetkililer, önümüzde bir kaç yıl içinde Kaşgar’daki eski şehrin en az yüzde 85′inin tamamen yıkılmış olacağını söylüyorlar. Yıkımlar sebebiyle Kaşgar Eski Şehri’nden 13 bin Müslüman uygur ailesinin zorunlu göç edeceği tahmin ediliyor.


Çin yönetimi, tamamen yıkılacak tarihi Kaşgar şehrinin yerine apartmanlar, plazalar, geniş meydanlara açılan yollarla yeni bir şehir inşa etmeyi planlıyor.

The New York Times’a telefonla konuşan Kaşgar’ın Çinli belediye başkan yardımcısı Xu Jianrong, Uygur kültürünün muhafaza edileceğini iddia ederek tarihi eski şehir tamamen yıkıldıktan sonra tarihi İslam mimarisi örneklerinin birer kopyasının yeniden inşa edileceğini söyledi.

Tarihi şehrin yıkılmasına gerekçe olarak her an bir deprem meydana gelebileceğini ve yüzlerce yıllık eski binaların yıkılacağını ve binlerce kişinin öleceğini ileri süren Xu Jianrong, “Bütün Kaşgar bölgesi deprem riski bakımında özel bir alan. Size soruyorum. Hangi ülkenin hükümeti vatandaşlarını doğal afet tehlikelerinden korumaz” iddiasıyla şehir katliamını savunmaya çalıştı.

Çinli belediye başkan yardımcısının görüşlerine karşı çıkanlar da var. Tarihi eserleri korumayı kendine görev haline getiren Pekin Kültür Koruma Merkezi başkanı Wu Lili, “Kültürel ve tarihi açıdan, onların bu planları aptalca. Bölge halkının görüşlerine göre, bu yıkım bir vahşet.” dedi.

Çin’deki şehirleşme faaliyeti sırasında bir çok eski şehir merkezi yıkıldı. Bunlar arasında başkent Pekin’deki tarihi dar yollar ve tarihi evler de bulunuyor. Fakat Kaşgar tipik bir Çin şehri değil.

image0031.jpg


Tarihi Kaşgar şehrinin hala büyük bir bölümü ayakta. Batısında camiler yerinde duruyor. Müezzinler hala ezanlarını okuyorlar. Yüzlerce sanatçı bakır işçiliği, ağaç oyma ve namaz takkesi yapıyor.

Kaşgar’da on binlerce Uygur Türkü, hala kapıları ağaç oyma olan iki katlı evlerde yaşıyor. Evler dar sokaklarla çiçeklerle dolu bahçelere açılıyor.

Şehrin Çin yönetimi planın her aşamasında yerel Uygur Türkleri’ne danışıldığını söylüyor fakat bölge sakinleri kendilerini sadece yıkım tarihlerinin ve ödenecek tazminatların duyurulması için toplantılara çağrıldıklarını belirtiyorlar.

Çin yönetimi, Uygur Türkleri’ne yıkılacak evlerinin yerine yenisini inşa edebileceklerini söylüyorlar fakat ödenecek tazminatlar yeni ev inşaatı masraflarının çok azını karşılayabilecek.

Kaşgar’ın Eski Şehir kısmında iki katlı bir evde yaşayan kendisini Hacı ismiyle tanıtan 56 yaşındaki bir Uygur Türkü, “Ailem bu evi 500 yıl önce inşa etti. Toprak kerpiçten yapıldı. Yıllar içinde eklemeler yapıldı. Fakat oda sayısı değiştirilmedi.” dedi.

Evin altındaki garaj kısmını şekerleme ve turistik süs eşyalarının satıldığı bir dükkan olarak kullanan aile, yıkım kararı üzerine yıkım kararı üzerine dükkanı kapatmak zorunda kalacaklar ve geçimlerini sağlayamayacaklar.

Hacı ve eşi, hasta bir çocukları sebebiyle bütün birikimlerini harcadıklarını belirterek, yıkım karşılığında belediyenin vereceği paranın yeni bir ev inşaatına yeterli olmayacağını söylediler.

Hacı’nın eşi, “Ev bize ait. Bu tür evde, bir çok nesil yaşayabilir. Fakat bir apartman dairesine taşınırsak, apartman her 50 veya 70 yılda yıkılmak zorunda kalacak. Bu hayatımızdaki en büyük problem. Çocuklarımız nasıl bir apartman sahibi olabilecek.” şeklinde konuştu.


image0041.jpg


TARİHİ MİRASIN KURTARILMASI İÇİN İMZA KAMPANYASI

Tarihi Kaşgar şehrinin işgalci Çin yönetimi tarafından yıkılmasının durdurulması için İnternette (http://www.thepetitionsite.com/1/tell-china-to-protect-history-not-destroy-it) bir imza kampanyası başlatıldı.

Dilekçede ABD başkanı Barack Obama’ya bir çağrı yapılarak Kaşgar şehrindeki kültürel ve arkeolojik felakete bütün dünyanın dikkatini çekmesi ve yıkımı durdurmak için harekete geçmesi isteniyor.

Kaşgar şehrinde yok edilmek istenen tarihi mirasın sadece Uygur Türkleri’nin değil bütün insanlığa ait olduğu vurgulanıyor.

image0061.jpg

Kaynak: http://www.yenidenergenekon.com/403-cin-tarihi-kasgar-sehrini-yikiyor

 
SAFRANBOLU'DA TARİHİ YAPILAR

Safranbolu, Karabük ilinin en büyük ve gelişmiş ilçesidir. Konumu yaklaşık olarak Ankara'nın 200 km kuzeyinde ve Karadeniz'in 100 km güneyindedir. Karabük ilçe merkezinin de 8 km  kuzeyinde bulunmaktadır. Safranbolu şehir merkezi ile Karabük il merkezi bitişiktir.

Ev örneklerine, Beypazarı, Göynük, Taraklı, Odunpazarı gibi Türkiye'nin birçok yerinde rastlanan Klasik Osmanlı kent mimarisini yansıtan tarihî evleri ile ünlü olan şehir, bu özelliği sayesinde 17 Aralık 1994 tarihinden beri Türkiye'de Dünya Miras Listesi'nde yer alan 9 kültürel varlıktan biridir ve turistik ilgi çekmektedir. Safranbolu ismini, bölgede yetişen ve nadir bir bitki olan safrandan alır.

Safranbolu'daki Önemli Tarihi Yapılar:

Köprülü Mehmet Paşa Camii:
1662 yılında ibadete açılan camii, Sadrazam Köprülü Mehmet Paşa tarafından yaptırılmıştır. Cami; Çarşı’da Çeşme Mahallesindedir. Kitabesi yoktur, ancak yapımını sağlayan Sadrazam Köprülü Mehmet Paşa tarafından gönderilen el yazması bir Kuran’dan 1661/1662 yılında ibadete açıldığı anlaşılmaktadır. Çarşıdan büyük kemerli bir kapıdan avlusuna girilmektedir. Ayrıca Arasta’ya açılan bir diğer kapısı vardır.

Caminin ana mekanı kare planlıdır, üstünü tromplarla geçilen bir kubbe örtmektedir. Ayrıca bu kubbenin oturduğu sekizgen kasnak dışardan payandalarla desteklenmiştir. Beş bölümlü beşik tonozlarla örtülü bir son cemaat yeri vardır. Köprülü Mehmet Paşa Camii Sütunlara oturan, kemerlerle avluya açılan giriş kısmının sağ tarafından tek şerefeli minaresi yer almaktadır. Camide, özellikle içerde, daha geç bir devrin ürünü olan kalem işleri, mahfil kısmı belirgin noktalardır. Köşe sütunlarıyla belirlenen boyalı mihrabı, ahşap geometrik motiflerle şekillenen minberiyle, bu yapıda yer yer çözüme ulaşmamış kısımlar bulunmaktadır.

Cami tümüyle XVII yüzyılın özelliklerini belirgin bir şekilde ortaya koymaktadır. Cami iki kez restore edilmiştir. Avlusunda şadırvan, güneş saati ile kütüphane ve muvakkithane olarak müştereken yapılmış bina bulunmaktadır.

Devamını oku...
 
TKB Kars Buluşması Sonuç Bildirgesi


Kültürel Mirasımızda Yeni Bir Alan: Somut Olmayan Kültür

Vurgulamak isteriz ki; son yıllarda çok hızlı gelişen kitle iletişim araçlarının, özellikle televizyon yayıncılığının neden olduğu “kültürel farklılaştırma” ile toplumumuzun tarih içinde var ettiği anonim kimlikler yok olmakta, aynı ihtiyacı karşılamak üzere ithal yabancı kimlikler yaratılmaktadır. TKB olarak hem toplumu, hem de yeni yetişen kuşakları bu “kültür fakirleşmesinden koruyacak” yasal ve eylemli tedbirlerin alınmasını ilgili kurumların dikkatine sunmayı bir borç bilir; bu alanda görevli kurumlarla işbirliği yapmaya, katkı koymaya hazır olduğumuzu kamuoyu ile paylaşırız.

3-4-5 Kasım 2008 tarihlerinde Kars’ta toplanan Tarihi Kentler Birliği, olağan genel kurul toplantısını 4 Ekim 2008 Cumartesi günü Sarıkamış Toprak Otel Salonu’nda gerçekleştirmiş ve TKB Kars Buluşması boyunca tartışılan konuların bir açıklama ile kamuoyuna duyurulması kararlaştırmıştır.

Tarihi Kentler Birliği Meclisi, öncelikle yaklaşık 300 kişinin katıldığı TKB Kars Bulaşması’na kusursuz ev sahipliği yapan Kars Belediyesi Başkanı Naif Alibeyoğlu ile çalışma arkadaşlarını, içtenlikleri ve emekleri için takdir ve teşekkür duygularıyla anmaktadır. Kaldı ki TKB Kars Buluşması’nın Kars Kültür ve Sanat Festivali ile aynı tarihlere denk geldiği ve bir serhat ili olarak olanaklarının darlığı da göz önüne alındığında, gerek Kars insanının, gerekse başta Valilik ve Belediye olmak üzere kentli kurumların gösterdiği özveri her türlü takdirin üzerindedir.

Devamını oku...
 
ATLANTİS BULUNDU MU?

Google’un son teknolojisi Google Ocean tarafından çekilen bir görüntüyle 12 bin yıl önce kaybolduğu söylenen Atlantis şehrinin izine rastlanıldığı iddia ediliyor.

İngiliz The Sun Gazetesi’nde yer alan habere göre, internet kullanıcılarının okyanus tabanı ve derinliklerinde sanal gezinti yapmalarını sağlayan Google Ocean programı, Kanarya Adaları’na yakın Afrika’nın batı sahillerine 997 kilometre uzaklıkta yer altında ’gizemli’ şekiller keşfetti. Fotoğraflarda görülen kusursuz dikdörtgen şekillerin kayıp kıta Atlantis’e ait olabileceği söyleniyor. Dikdörtgen şekillerin Galler büyüklüğünde olduğu ve 4 kilometre derinlikte yer aldığı belirtildi. Birbirini direkt kesen belirgin çizgilerin haritayı andırdığı belirtiliyor. Şekillerin doğal yollarla oluşamayacak kadar düzgün olması dikkat çekiyor.

Filozof Platon, kıtanın M.Ö 9700’de sulara gömüldüğünden bahsetmişti. New York Üniversitesi’nden uzman Charles Orser, keşfi büyüleyici olarak niteledi. Orser, ’Şekiller Platon’un tarif ettiği bölgede bulunuyor. Kesinlikle daha yakından bakılmayı ve araştırılmayı hak ediyor’ dedi. Platon’un diyaloglarında gömülü bir hikáye halinde olan Atlantis, genellikle filozof tarafından kendi politik teorilerini anlatmak için oluşturulmuş bir efsane olarak görülüyordu.

Hürriyet, 21.2.2009