|
Antalya'da Yerli Tohum Üretimi |
|
Akdeniz Üniversitesi bünyesindeki Antalya Teknokent AŞ'nin tarım alanında yürüttüğü Ar-Ge çalışmaları sonucunda, yerli tohum üretimine başlandı. Akdeniz Üniversitesi bilimadamlarının, Anadolu'nun köylerini dolaşarak topladıkları yerli tohumlarla, üniversite yerleşkesindeki 17 dekar alanda ürettikleri tamamen yerli ürünler, yakında sofralardaki yerini alacak.
Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İsrafil Kurtcephe yaptığı açıklamada, Türkiye'de tarım sektöründe ithal tohumların daha çok kullanıldığını ve ülkenin ithal tohuma büyük miktarlarda para ödemek zorunda kaldığını kaydetti.
Antalya'nın Türk tarımında önemli bir yeri bulunduğuna değinen Kurtcephe, bu amaçla üniversite olarak, yerli tohum üretiminde çalışmaya karar verdiklerini anlattı. Tohumculuk Araştırma Merkezi ve Antalya Teknokenti bilimadamlarının Türk insanına sağlıklı ürünler sunabilmek için çalıştığını belirten Prof. Dr. Kurtcephe, ''Kıymetli bilimadamlarımız sayesinde ülkemizi dışa bağımlılıktan kurtaracak, insanlarımıza sağlıklı olduğundan emin olduğumuz ürünler sunacak çalışmalar bunlar'' dedi.
|
|
Devamını oku...
|
|
Kütahya Simav'da Seracılık |
|
SİMAV'DA JEOTERMAL ENERJİ İLE SERACILIK
Jeotermal enerjinin bina ısıtılmasından sonra Simav Belediyesine ait Simser A.Ş. vasıtası ile Eynal Bölgesinde ilk önce Belediye mülkiyetinde yaklaşık 16 Dekar Cam-polyester ve plastik örtü kaplı seralar yapılmış; ancak tek kuyu ile verim alınamadığından E-6 kuyusunun yanına E-8 kuyusu açılmıştır. Sera alanının tüm boruları ve çapları tekrar değiştirilerek özel paket çelik izolasyonlu borular ile şu anda yaklaşık 200 dekar sera alanını ısıtabilecek durumda olup böylece İlçede kurulacak olan Organize Sera Bölgesinin öncülüğünü yapmıştır. Belediye mülkiyetinde 100 dekar, özel şahıslar mülkiyetinde 100 dekar olmak üzere 200 dekar serada; domates, salatalık ve çiçek yetiştirilmektedir.
Eynal ve Sera Alanını besleyen kuyular ise E-6 ve E-8 kuyularıdır.
http://www.simav.bel.tr/simavdaseracilik.htm |
|
III.ULUSLARARASI HAVZA VE MERA YÖNETİMİ EĞİTİM PROGRAMI ERZURUM’DA YAPILDI |
|
TİKA Başkanlığı ile Tarımsal Üretim ve Geliştirme Genel Müdürlüğü (TÜGEM) işbirliğinde düzenlenen ve bu yıl üçüncüsü gerçekleştirilen “Uluslararası Havza ve Mera Yönetimi Eğitim Programı'' Erzurum’da yapıldı. Arnavutluk, Azerbaycan, Bosna-Hersek, Karadağ, Kırgızistan, Kosova, Moldova, Tacikistan ve Ukrayna-Kırım’dan 47 temsilcinin katıldığı programın açılışına, Erzurum Valisi Sebahattin Öztürk, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı Tarımsal Üretim ve Geliştirme Genel Müdürü Ali Karaca, Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Küçükler, TİKA Başkanlığı’nı temsilen proje yöneticisi Dr. Mahmut Çevik ile çok sayıda bürokrat ve akademisyen katıldı.
|
|
Devamını oku...
|
|
|
TORBALI TOHUM VE TARIM ŞENLİĞİ (29 EYLÜL 2010) |
|
TORBALI TOHUM VE TARIM ŞENLİĞİ (29 EYLÜL 2010) SİZLERİ YEREL TOHUMLARI DEĞİŞMEYE ÇAĞIRIYOR
Değerli Köylüler ve halkımız,
29 Eylül 2010 Çarşamba günü Torbalı pazar yerinde kaybolmakta olan yerel tohumlarımıza tekrar sahip çıkacağız. Saat 9.30-11.00 arasında isteyen çiftçilerimiz yerel tohumlarını küçük paketler halinde verecek. İsteyen çiftçiler veya kendi ihtiyacı için bahçelerinde ürün yetiştiren vatandaşlar tohumlardan karşılıksız olarak edinebilecekler. Böylelikle lezzetli, besin değeri yüksek, kimyasal ilaçlar ve kimyasal gübreler olmadan yetiştirilebilen bu çeşitlerimiz yaşamaya devam edecek. Takas sonrası yerel tohumlar ve hayvanlar üzerine bir panelimiz var. Konunun uzmanları ve yerel tohumları koruyan köylü kadınlarımız konuşacaklar. Panel sonrası herkese açık bir yemeğimiz var.

Bildiğiniz gibi şirket tohumları kimyasal ilaçsız, gübresiz yetiştirilemiyor. Kanser başta birçok hastalıktan insanlar sapır sapır dökülüyor. Tohumlar pahalı. İlaca ve gübreye köylümüz çok para veriyor. Bu tohumlar susuz veya az suyla da yetişmiyor. Kısacası köylümüz ve tüketicimiz görünüşü güzel ama lezzetsiz ve ilaç yüklü bu plastik domatesler ve biberlerce kuşatılmış durumda. İlacı, tohumu ve gübreyi çoğu zaman aynı çok uluslu şirketler üretiyor. Bunların çok hoşlandığı tohum yasası artık çiftçilere kendi tohumunu satmayı bile yasakladı. Tohumlarımızı patenlemeye çalışıyorlar. Yakında yerel tohumlarımızdan ürettiğimiz ürünleri sattırmazlarsa şaşmayalım.
Hâlbuki yerel çeşitlerimiz daha çok lezzetli. Kimyasal ilaçsız ve gübresiz, hatta bazıları susuz yetişebiliyor. Bilim insanları bunlarda bizi hastalıklardan koruyan antioksidantlar buluyorlar. Bu çeşitlerimizin vitamin ve mineral maddelerince daha zengin olduğu bilimsel bir gerçek.
|
|
Devamını oku...
|
|
Dünya genetik devi Monsanto, açtığı bir davayı kaybetti |
Dünya genetik devi Monsanto, açtığı bir davayı kaybetti ve karar kesinleşti. Patentli Transgene'in sahibi olan Monsanto'nun çevre tarlaların genetik kirliliğindeki sorumluluğunu kabul etmesi dünyadaki bütün çiftçilerin Monsanto'ya tazminat talebinde bulunmaları imkanını sağlıyor.
Daha önceki bir duruşmada, Kanada Temyiz Mahkemesi, Monsanto'nun Transgene'inin patent koruma hakkının yasallığını tanımış; ancak patentin canlılar ve canlı biçimleriyle ilgili yasallığı sorusunu yeniden değerlendirmek üzere Kanada Parlamentosu'na devretmişti. Daha önceki yasal normlara paralel olarak, belli bir gen üzerindeki patent sahibi aynı zamanda patente bağlı hasadının/ürünün de sahibi sayılmakta. Ancak bu mesele askı sürecinde ve Kanada Parlamentosu tarafından yeniden değerlendirilmek durumunda.
Schmeiser Monsanto'nun genetik yapısı değiştirilmiş tohumlarını ve çok-kapsamlı herbisit Roundup Ready'yi asla kullanmadığını, aynı zamanda oluşan genetik kirlilikten hiçbir çıkarı olmadığını kanıtlayabildiği için, Monsanto'nun tazminat taleplerinden aklanmıştı.
|
|
Devamını oku...
|
|
Tarımda Kendi Kendine Yeterlilik Nasıl Kazanılır? |
|
Tarımda kendi kendine yeter olmak çok önemlidir ve gıda güvenliği, sürdürülebilirlik, üretici refahı gibi tarımla ilgili bir çok temel sorun ile çok yakın ilişki içerisindedir.
Tarım açısından kendi kendine yetebilirlik öncelikle bir kişinin; sonrasında bir ailenin, bir köyün, ilçenin, şehrin, ülkenin ve hatta dünyanın en azından temel besin maddeleri açısından kendi ihtiyacını karşılayabilmesini anlatır. Ve kendi kendine yetebilirlik öncelikle kişinin kendi ihtiyaçlarını karşılayamayacak duruma gelmesi ile kırılmaya başlar. Zincirin kırılan bu ilk halkasından sonra diğer halkalar da yavaş yavaş kırılır ve insanlar, fırınlar ve süpermarketler iki güncük kapansa aç kalacak duruma gelirler.
Peki bu süreç nasıl işler ve bu noktaya nasıl gelinir?
Geliniz bunu Anropolog Peter Just*'ın 1980' lerin başında gözlemlediği Endonezya' daki Dou Donggo halkından olan Doro Ntika köylüleri ile ilgili izlenimlerine bir göz atalım:
|
|
Devamını oku...
|
|
BİTKİ GENETİK KAYNAKLARININ ULUSLARARASI PAYLAŞIM SORUNU |
|

Muhammet ŞAKİROĞLU SETA Analiz, No. 25, Ağustos 2010
SETA Analiz’e ulaşmak için tıklayın >>
Bitki genetik kaynakları, küresel gıda güvenliğinin biyolojik temellerini oluşturmaktadır. Tarihsel olarak serbest dolaşımda olan kaynaklar, son yıllarda genetik biyoteknolojinin gelişimi ve buna paralel artan patentleme imkânları sayesinde ticari meta olarak değerlendirilmeye başlanmış ve serbest dolaşımına yeni ve etkin sınırlamalar getirilmeye başlanmıştır. Genetik kaynaklar büyük çoğunlukla anakaraların güneyine tekabül eden tropik bölgelere yakın yerlerde yoğunlaşmıştır ve bu bölgeler gelişmekte olan ülkeler olarak sınıflandırılan ülkelerin bulunduğu coğrafik bölgelerdir. Bunun yanında genetik kaynakların işlenmesi ve besin maddesi olarak kullanılabilecek modern variyeteler dönüşümü ise daha çok tarımsal biyoteknoloji konusunda gelişmiş kuzey ülkelerinde yapılmaktadır. Büyük meblağlar karşılığında pazarlanan, küresel ticarette önemli bir yer tutan ve işlenmiş tohumlar için hammadde işlevi gören bitki genetik kaynaklarının paylaşımı, gelinen noktada uluslararası bir soruna dönüşmüştür. Bu analiz genetik kaynakların mevcut durumu ile ilgili bir değerlendirme yapmayı ve bitki genetik kaynaklarının küresel adil paylaşımı ile ilgili uzun vadeli stratejik adımlar için önerilerde bulunmayı amaçlamaktadır.
|
|
Devamını oku...
|
|
|
|
|
<< Başlangıç < Önceki 1 2 3 4 Sonraki > Son >>
|
|
Sayfa 1 ve 4 |