TÜRKMEN İNANÇ ÖNDERİ : ŞEYH HASAN (SULTAN ONAR, OCAKLARI ve AŞİRETLERİ) - III PDF Yazdır e-Posta


1. “ BÜYÜK” ŞEYH HASAN ( SULTAN ONAR ) OCAĞI

Saptadığımıza göre Şeyh Hasan üç evlilik yapmıştır. Birinci evliliğini Türkistan’da İmam Rıza’nın kız torunlarından biri ile evlenmiş ve bu evlilikten Şıh Bahşiş olmuştur. İkinci evliliğini Muşar yöresine geldiğinde, Fırat boyu fetihleri döneminde, Dersimli Zaza bir aşiret beyinin kızıyla evlenmiş ve Seyyid Selahattin adlı bir oğlu olmuş. Üçüncü evliliğini de Piri Babanın kızı ile yapmış ve bu evlilikten; menkıbeye göre üç oğlu olmuş; Kara Muhammet, Habib Hasan ve İlik olmuştur. Diğer bir rivayete göre de; 2 kız, 8 erkek çocuğu olmuş ve köy 10 haneden teşekkül etmiştir. Biz belgelerden yola çıkarak bu iki söylenceyi de birleştirerek hareket odağı haline getirdik. Şeyh Hasan’ın Merzifonlu Piri Baba’nın kızıyla evliliğinden olma çocuklarının Malatya-Arapgir-Onar Köyü’nde; 1224 yılında babaların kurduğu Vakıf şeklindeki Zaviyesini Dede Ocağı’na dönüştürerek; Sultan Onar Ocağı, Büyük Ocak ya da Büyük Şeyh Hasan Ocağı olarak adlandırmışlardır. Şeyh Hasan’ın Türkmen Oymakları arasındaki adı; Onar Dede,  Onar Baba,  Sultan Onar olarak geçmektedir ki, ocağa da bundan dolayı ve babalarının adına izafeten Sultan Onar Ocağı denmektedir. Kürt-Zaza-Ermeni Alevi cemaatinde ise; Şeyh Hasan Ocağı olarak anılmaktadır. Tunceli’deki torunun kurduğu Şeyh Hasan Ocağından ayırmak için Büyük Şeyh Hasan Ocağı da denmektedir. Şeyh Hasan On-Er’e I. Şeyh Hasan ya da Büyük Şeyh Hasan da denmektedir.

Şeyh Hasan Oner’in kimliği masalsı anlatımlar biçiminde geldiği gibi, halk ozanlarının şiir diliyle de günümüze ulaşmıştır. Üç yüz yıl sonra Pir Sultan Abdal onun için bir nefes yazıp, yalvarıyorsa oldukça önemliydi. Pir Sultan Abdal; Onar Dede Destanı adlı deyişinde; "Adın Şeyh Hasan’dır, hem derik Oner / Yetiş Onar Dede sen imdat eyle!" demektedir.(30) Bu dönemde, Pir Sultan Abdal’ın Şah İsmail adına bölgede gizli örgütlenme yaptığı ve arandığını da hesaba katarsak; Şeyh Hasan Ocağı’nın önemi daha da belli olmaktadır.

2. ŞEYH AHMET DEDE OCAĞI

 

Şeyh Hasan ve Kardeşi Şeyh Ahmet’in 1204/5 yıllarında Şeyh Hasan (Tabanbükü) Köyü’nde bir “Dergâh” kurarlar ve amcazadeleri olan hocaları “Ahmed Yesevi”nin de adını tekkeye verirler. Bu nedenle bu ocağa “Ahmet Yesevi Ocağı” da denmektedir ki tüm ocakların başı sayılır. Daha sonraları ise Şeyh Ahmed’in çocukları Zaviyeye “Şeyh Ahmet Tavil” olarak değiştirerek babalarının adını verirler. Vakfa dönüşen tekke; Selçuklu ve Osmanlı sultanlarınca da onaylanır ve Şeyh Ahmet soylularına verilir.(32) Halk arasında her iki ad da kullanılmaktadır.

Şeyh Hasan’ın kardeşi ve Şeyh Hasanxanlı Aşireti’nin ikinci reisi Şeyh Ahmet’in Alaeddin Keykubat’ın kız kardeşlerinden olan oğlunun ve çocuklarının, Elazığ-Baskil-Muşar, Şeyh Hasan Köyü’nde kurdukları Dede Ocağıdır. Şeyh Ahmet’in soyu, I. Alaeddin Keykubat’ın kız kardeşi Güher Ana’dan olan oğlu Emir-el Mümin’den yürümüştür.

 

3. ŞIH BAHŞİŞ OCAĞI

Şeyh Hasan’ın Türkistan’daki evliliğinden olma Seyyid İbrahim’e dedesi Bahşiş Han’ın da adı verildiğinden Şeyh Bahşiş olarak çağrılmaktadır. Şıh Bahşiş’in Elazığ-Baskil ADAF (Kumlutarla) Köyü’nde tahmimi 1224 sonrası yıllarda kurduğu dede ocağın adı Şıh Bahşiş Ocağı, oymağının adı da Bahşişli olarak anılmaktadır. Bahşişli Oymakları, Akdeniz bölgesinde yoğun bulunmaktadır. Eğe ve Balıkesir yörelerinde ise Tahtacı ve yörük adına dönüşmüştür. Bulgaristan’da ve Afganistan’da Bahşişli Türkmen obaları vardır. Osmanlı döneminde Eskişehir’in Evliya Baki Bucağı’nda Bahşayış Tekkesi adıyla bir dergah vardir.

4. SULTAN SEYYİD OCAĞI

Şeyh Hasan’ın bugünkü Tunceli yöresinde Dersim Beyi olan bir ailenin kızıyla yaptığı evliliğinden doğan oğlu Selahaddin’in torunlarından Sultan Seyyid adlı bir zatın Tunceli’in Bodik köyünde kurduğu ocağın ve aşiretin adıdır. Genel olarak bu ocakta Şeyh Hasan Ocağı olarak anılmaktadır. Hozat’ın Dalören Köyü’nün kendi adıyla anılan dağda türbesi olan Sultan Seyyid; 1515-1530 yılları arasında Şeyh Hasan Köyü’nden yöreye gittikleri belgelerde belirtilmektedir.

5. (KÜÇÜK) ŞEYH HASAN OCAĞI

Şeyh Hasan’ın Tunceli bölgesinde Dersim Beyi’nin kızı ile evliliğinden olan oğlu Selahahattin’in torunlarından Seyyid’in Bodik Köyünde Sultan Seyyid adıyla; diğer kardeşi Şeyh Hasan ise, Ağdat’ta Şeyh Hasan Ocağı adıyla 1515/30 yıllarında bir dede ocağı kurmuşlardır. Ataları Şeyh Hasan’ın ocağına “Büyük Şeyh Hasan Ocağı” ya da sadece “Büyük Ocak” denir ki Arapkir Onar Köyü’ndedir. Torun Şeyh Hasan’ın Ağdat’taki ocağına ise; “Küçük Şeyh Hasan Ocaği” ya da sadece Şeyh Hasan Ocağı denmektedir. Bazı kaynaklar II.Şeyh Hasan olarak da anılan bu zatın Akkoyunlu ve Safeviler döneminde Çemişgezek’te Emir / Bey olduğunuda yazmaktadırlar. Seyyid Rıza da bu zatın soyundan gelmektedir.

Nazmi Sevgen: “Şeyh Hasan Dede aşireti bir müddet ‘bize göre 920 H. 1514 M. tarihine kadar’ bu mıntıkada (Şeyh Hasan Köyü’nde) kalmıştır. Torunlarından Şeyh Hasan’la Seyyit isminde iki kardeş, Yavuz Sultan Selim’in Aleviliğe ve Kızılbaşlığa karşı giriştiği mücadelesinden korkarak aşiret halkını toplamış, hayat ve mevcudiyet muhafazası kaygısıyla Fırat’ın şarkındaki dağlık mıntıkaya Dersim’e sığınmıştır” (33) demektedir.

"Bodik Vesikalari"ndaki kayıtlara göre: “...Şıh Hasan Köyünden... Şıh Hasan ve Seyyit 1530 senelerinde şecere ve erkânları alıp Pertek civarında 7 yıl kaldıktan sonra, oradan göç ederek Kızılkilise, Nazmiye civarında Kalman Köyünde yerleşmişler. Bir müddet sonra oradan da göç ederek Sultan Baba Dağı eteklerinde bulunan Bodik Köyüne yerleşen Seyyit burada kalmış, kardeşi Şıh Hasan Ağdat’a gitmiştir...”

6. TESLİM ABDAL OCAĞI

Şeyh Ahmet’in torunlarından olan Teslim Abdal’ın bugüne kadar yüzün üzerindeki şiiri; ozanlar ile dedeler ve zakirler vasıtasıyla söylenerek yaşatılmıştır. Edebiyat araştırmacılarından Sadettin Nûzhed Ergun, Atilla Özkırımlı, Cahit Öztelli birbirini tamamlayıcı bilgilerle Teslim Abdal'ın hayatı ve şiirleri hakkında açıklamalarda bulunmaktadırlar.(34) Teslim Abdal’ın IV. Murat (1623-1640) döneminde ve 1617-1670 yılları arasında kesin olarak yaşadığı bir çok araştırmacı tarafından ortak olarak benimsenmektedir. Çorum ve Denizli’de de tekkesi ve makamı vardır. Teslim Abdal ozanlığının yanı sıra dede olduğu için Anadolu’nun çeşitli köy ve kasabalarında bulunan taliplerinin “görgü-cemleri”nde de bulunmuştur. M.Beşir Aşan’ın Tabanbükü Köyü’deki Teslim Abdal’ın mezartaşından saptamasına göre ise; ölüm tarihi 1719’dur. Yani, Teslim Abdal 1617-1719 yılları arasında Şeyh Hasan (Tabanbükü) Köyünde yaşadığı kesinleşmiştir.(35)

7. ŞEYH HASAN OCAĞI’NIN REHBERLERİ İLE DİKME DEDELERİ

Şeyh Hasan Ocağına bağlı 200 çıvarında ki yerleşim biriminde yöresininin inanç önderi; Rehber ya da Baba veya Dikme Dede denilen kişiler ve ocaklar vardır. Bulardan bazıları “Ocak” statüsündedir. Keban’ın Nimri ve Zırkı Köyünde “Şeyh Hasan Rezzaki (Zevraki) Ocağı, Arapgir de Sarı Mecdin ocağı, Elazığ’da İmam Rıza ve Musa-i Hardi Ocağı, Ulaş’da Çavdarlı Ocağı, Çorum’da İmam Rıza Ocağı ve Teslim Abdal Ocağı, Tokat’ta Yunus (emre) Abdal Ocağı, Toroslarda Cılbak Baba ve Şıh Çoban Ocağı gibi onlarca rehber ocağı vardır. Bu ocakların büyük bir bölümü işlevini yitirmiştir.

1240 yılında Şeyh Hasanın kızı ile evlenen Celaleddin Harzemşah’ın oğlu Muhammed (Mehmet/Kal-Mem-Sır)’ın kurduğu “Dikme Dede Ocağı” süreklilk arzederek bugüne dek önemli bir işlev görmüştür.(36)

1613 yılında bugünkü Tunceli bölgesinden Sivas-Ulaş-Çavdarlı Köyü’ne giden Şeyhasanânlı Aşiretinin Seyyidânlı kolundan olan “Gilo-Gulgi”nin kurduğu köyde Rehberlik hizmetlerini yürütmesi ve soyununda günümüze kadar gelmesi de önemli bir tarihi vakadır.(37)


VI. ŞEYH HASANHANLI AŞİRETLERİ KONFERDEASYONU CEMAAT, OCAK, OBA VE OYMAKLARININ YERLEŞİM YÖRELERİ

Şeyh Hasanânlı Konfederasyonu (Şéx xasanxanli confederation): Oğuz Töresine uygun olarak önce ikili sonra on ikili bölünme ile 24 oymaktan teşekkül etmiştir.

“BÜYÜK” ŞEYH HASAN (Onar Köyü)    (OĞUZ) OĞULLARI VE TORUNLARI

1. “KÜÇÜK” Şeyh Hasan (Ağdat Köyü) Torun     (Boz-Oklar 12 Boy)

Küçük (ya da 2.) Şeyh Hasan’ın Üç Oğlundan Türediği kabul edilen 12 Oymak:

Hasanânlı Kolu: Abbashan, Bahtiyarhan, Ferhathan, Laçinhan, Karabali, Karikali,

Seyyid Kemal, Komeşli, İksorlu, Gülabi, Bütikanlı, Beyt oymaklarından oluşur.


2. Sultan Seyyid (Bodik Köyü) Torun (Üç-Oklar 12 Boy)

Sultan Seyyid’in Üç Oğlundan Türediği kabül edilen 12 oymak:

Seyyidânli Kolu: Arslan, Aşuran, Bal, Birman, Gav, Keçeli, Koç, Maksut, Rejik, Şam, Süleyman, Topuz, oymaklarından meydana gelmiştir.

Şeyh Hasanlı Aşiretlerinin bu tip örgütlenmesi kanımızca Dedelik Kurumunun teşkilatlanmasıyla hayatiyet kazanmıştır. Şah İsmail’in Erzincan, Tercan’ın Sarukaya yaylasında düzenlediği 1500 yılındaki “Türkmen Kurultayı"nda aşiretlerin böyle bir askeri yapılanmaya doğru örgütlendiği izlenimi tarihi vesika ve söylencelerde müşahade etmekteyiz.

Daha sonraları üç ana aşiretten meydana gelmiştir: Birincisi, on iki oymaklı Şeyh Hasanlı kolu; ikincisi, yine on iki oymaklı Seyyidânlı kolu ve; üçüncüsü, Bahşişli ocak, cemaat, oba ve oymakları ile Şeyh Ahmet Dede cemaati olmak üzere bölüntülere ayrılmıştır...

Bahşişli ya da Bahşayış oymakları Anadolu ve Rumeli’nin değişik yörelerinde obalar halinde yerleşik ve göçer durumdadırlar. (38)

Koçgiri Aşireti’nin bazı oymak ve obalarının da Şeyh Hasanlı Konfederasyonuna bağlı olduğunu bazı araştırmacılar belirtmektedir. (39)

Balıyan Aşireti’nin bir bölümünü Malatya Doğanşehir bölgesine gelen Şeyh Hasanlıların bir kolu olan Seyyidan Aşiretinin Bal ve Birim oymaklarının oluşturduğunu bilmekteyiz. (40) Sivas, Erzincan ve Malatya yörelerinde yaptığımız araştırmalar da her iki yazarı da (B.Öz ve H. N. Şahhüseyinoğlu’nu) doğrulamaktadır.

Şeyh Hasanânlı Aşiretlerine adını veren Şeyh Hasan; Bayat Boyu On-Er Oymağı’nın beyidir. Eski adiyla MUŞAR’da bugünkü Elaziğ’in Baskil ilçesinin Ayınlar bucağındaki Kale’de yari özerk bir beylik (1196-1205) kurmuştur. Torunlarından 2.Şeyh Hasan’da Çemişgezek’te Beylik kurmuştur.

Türkiye coğrafyasının birçok yöresine dağılmış olan Şeyh Hasanlı Aşireti yaşlılarıyla görüşmemizde hepsinin ortak düşüncesi ve anlatımları Malatya’dan hicret ettikleri noktasından hareket etmektedirler. Balıkesir’den Erzurum’a, Çorum’dan Mersin’e değin Şeyh Hasanlı oymakları Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde Malatya’dan bölgeye geldiklerini söylemektedirler. Büyük bir olasılıkla bu beyliklerin dağılma sürecinde ya da iç karışıklıkardan dolayı aşiret yurt sathına dağılma sürecine girmiştir. Göçebe olduklarından da bu dağılışta etken olmuştur.

Şeyh Hasanlı aşiret, oymak, oba ve cemaatleri adı ile kurucusu Şeyh Hasan’ın adını tarih yazıcıları değişik şekillerde telafuz etmektedirler. Şıh, Şeh, Şah, Şeyh, Şéx ile Hasanlı, Hasanlu, Xasanxanlı, Hasanhanlı gibi sözcüklerle yazmaktadırlar.

Şeyh Hasanhanlı’ların Türkiye sathına dağılma ya da iskan bölgelerine gelince; “Başbakanlık Arşiv Belgelerine Göre Osmanlı İmparatorluğunda; Oymak, Aşiret ve Cemaatleri” inceleyen Cevdet Türkay, 17. yy itibariyle yörelere göre iskanlarını/yerleşme bölgelerini tesbit etmiştir. Bizim şu andaki Şeyh Hasanhanlı Aşireti üzerine saptamalarımızla, 18. yüzyılda belli kabilenin ve ailenin Sivas-Yozgat-Amasya-Samsun-Çorum gibi illere iskanı dışındakilerle çakışmaktadır. Cevdet Türkay’ın bu büyük belgesel araştırmasına göre Şeyh Hasanhanlıların cemaat, oba, oymak ve aşireti Anadolu’nun şu bölgelerindedir:

a) Şeyh Hasanhanlı, Çarsancak (Diyarbakır Sancağı)(41)

b) Şeyh Hasanhanlı (Şeyh Hasanlu) Kemah, Erzincan kazaları (Erzurum Sancağı) Çarsancak Kazası (Diyarbekir Sancağı) Eğin Kazası (Arapgir Sancağı) Çemişgezek Sancağı, Diyarbekir-Kiği Sancağı, Palu Sancağı, Erzurum, Malatya Sancakları.(42)

c) Şeyh Hasanlı (Şeyh Hasananlu) Erzurum, Malatya, Arapgir, Harburt (Harput), Adana, Tarsus, Sis (Kozan), İçel ve Çemişgezek Sancakları, Erzincan civarı, Çarsancak kazası (Diyarbekir Eyaleti)(43)

d) Balıkesir kazası (Karesi Sancağı) Kığı Kazası (Erzurum Sancağı)Cemaatin adı; (nam-ı diğer Disumlu ekradı) (Şeyh Hasanlı ekradı) (Şeyh Hasan)Bağlı olduğu topluluk: Ekrad yörükan taifesinden, Diyarbekir Eyaletinde vaki Çarsancak kazasında, Şeyh Hasanlu demekle maruf Disumlu (Dersimli) ekradı eşkiyası, huşunet ve ruunet ile meluf bir taife idi.(44)

e) Bayat, Bayadi, Bayatlı, (Bayatlu) Bayat: Ankara, Teke, Karahisâr-ı Sâhib Sancakları, Haymana Kazası (Ankara), Taşköprü Kazası (Kastamonu Sancağı), Bağdad, Gümülcine Kazası (Paşa Sancağı), Arapgir Sancağı, Yâkub Beğ Derbendi (Karahisâr-ı Şarki), Rakka, Erzurum, Kengiri Sancakları, Söğüd Kazası (Hudâvendigâr Sancağı), Kars-ı Meraş Sancağı (Meraş Eyaleti) Bayat cemaati, Bozulus Aşiretindendir. Konar-göçer Türkmen Taifesiden.(45)

f) Bali Cemaati: Kengiri Sancağı, Zile Kazası (Sivas Sancağı), Çorum Sancağı, Turhal Kazası (Sivas sancağı), Mecitözü kazası (Amasya Sancağı) Keban Madeni kazası (Malatya sancağı), Aksaray Sancağı konar, göçer ekrad taifesinden...(46)

Halen Sultan Onar Ocağı’na; Çorum’un Sırıklı, Palabıyık; Amasya’nın Guyma; Zile’nin Oktap, Kırımoluk; Keban’ın Nimri, Dingider gibi köyleri talip olarak bağlıdırlar.

Karabali Cemaati: Malatya, Erzurum, Kırşehir, Bozok, Diyarbekir, Çemişgezek Sancakları, Çarsancak Kazası, (Diyarbekir Sancağı), Kuruçay ve Kemah Kazaları (Erzurum Sancağı) İznikmid Kazası (Kocaeli Sancağı).(47) Karabali Oymağı Hozat’ın İn Köyü’nden İzmit’e değin değişik yörelerde iskan edilmiştir. İzmit’in Köseköy ve Bayraktar Köylerinden bazi aileler kendilerinin Dersim’den geldiklerini söylemektedirler.

g) Bahşişli Oymakları:

1) Bahşiş, Bahşişli, Bahşişlu: İçel Sancağı; Anamur Kazası, Sis Sancağı (Kozan), Alaiye Sancağı, Selinti Kazası (İçel Sancağı) yörükan taifesinden...

2) Bahşayışlar, Bahşayışlı, Bahşayışlu: Adana Eyaleti; Sis Sancaği, Maraş Sancaği,Yeni İl Kazasi, Halep Eyaleti, Hazârgrad Kazasi (Niğbolu) Türkmen yörükân taifesi.

Bahşili (Bahşilu) Toyrak Kazası (Köstence Sancaği) (48)

3) M. Abdülhaluk ÇAY; Anadolu’da Türk Damgası adlı araştırmasında ise şunları yazmaktadır:

XVI. Yüzyılda Varna’da Karatekeli’lerin Tohtamış ve iki tane Bahşiş adını taşıyan köyleri vardı. Bugün de Hadım-Ermenek arasındaki Barcin-Balgusan yaylasında yaylayan, kışın Anamur-Gülnar köylerinde kışlayan Karatekeliler de Bahşiş Yörükleri olarak bilinmektedir. Diğer yandan büyük bir Yörük topluluğu olan Bozdoğanlar’ın bir boyu Tekelü adını taşımaktadır. (49)

4) Hilmi Dulkadir; IV Milletlerarası Türk Halk Kültürü Kongresine sunduğu bildirisinde, Bahşişler için şunları söylemektedir:

İçel/Anamur’da Gerce Bahşiş, Karalar Bahşiş, Güney Bahşiş ve Muratlı Bahşişleri (Anamur-Gülnar) yerleşiktir. Beyazıtlı Bahşişleri de Mut’da yerleşiktir. Antalya’da Alanya yörükleri olarak bilinenler de Bahşiş'tir; denilmektedir ki, Bahşişler’den bir grup Anadolu’ya gelerek “BAHŞİŞ” adını almiş ve çeşitli yerlere yerleşmiştir. Bu yerlerden biri de İçel bölgesidir. Başta Anamur olmak üzere, Gülnar, Silifke, Erdemli, Mut, Tat, Tarsus'ta "Bahşiş" adlı pek çok köye rastlanmaktadır. Bahşişlerle, Afganistan’daki Teke Türkmenleri’nin bir kolu olan Bahşiler arasında bir ilgi kurulmaktadır. Bahşiş dokumaları çok çeşitli tür ve aynı derecede çok yanışlıdır. (50)

5) Ali Rıza Yalman; Akdeniz bölgesinde Türkmen Oymakları üzerine araştırma yaparken, 21 Temmuz 1928 tarihinde Bahşiş Yörükleri’nin bulundukları yöreye de giderek incelemelerde bulunur ve şunları yazar: “Bugün, Alaçayır, Cumayalık, Konurcuk yaylalarına geçerek Bahşişler arasına girdim. Oymak, Bulgur Dağı’nın Bulgarsuyu adıyla anılan yaylasında, dağınık, geniş bir ovada yine dağınık bir halde yayılıyordu. Aşiretin güney-doğusu; Bulgar dağları ve Karagöl; Batısı, Bulgar Bozoğlan, Yüğlük tepeleri; Güneyi, Soğanlı ve Dudaklı Mehmet Ağa yaylaları; Kuzeyi, Karaman ve Ereğli sınırlarıyla çevrilmiştir... Bahşiş obaları yalnızca davarcıdır. Aşirette ekin ekmek adeti pek azdır... Bu aşiretin görgüsü de öbür aşiretlerden daha çoktur. Halkı uyanık, becerikli, konuşkan ve şirin dillidir. Bahşişler 1773 yıllarında Ermenek kazasının Barçın yaylasından göçmüş ve buraları yayla edinmişler. Bugün aşiretin 110 çadırından başka, Niğde, Armutlu, Aladağ taraflarındaki ayrı obalarında da daha birçok Bahşiş bulunur. Bahşiş Aşireti’nin toprağı yoktur. Bu aşiret kışı Adana’nın güneyindeki kiralık yerlerde kışlar.. Bahşiş büyüklerinden, Tekerlek Mustafa Bey, Mısırlı İbrahim Paşa zamanında yaşamış ve Mısırlı İbrahim Paşa ona 1840 yılında kılıç kuşatmıştır... Tekerlek Bey, bizim aşiretin son beyidir. 1912 yılında 120 yaşındayken Bulgar Dağı’nda ölmüştür. Mezarı buradadır.(51)

Şeyh Hasanhanlı Konfederasyonu Aşiretleri yüzlerce farklı “Oba Önderi”adları altında değişik yörelere köylere, kasabalara, kentlere yeleşmişlerdir.(52)

1) ABASÂNLAR: Ovacık, Hozat, Pülümür; Erzincan-Kırlangıç-Çağlayan-Karatuş; Tercan-Başbudak-Beşgözek; Kiği-Akimli-Estigkavak-Ayanoğlu-Güzgörü; Kelkit-Akdağ-Kömürlük; Erzurum-Aşkale-Gürkaynak-Koçbaba. Yukarı-Abbasânlılara "Kalanlılar"da denmektedir.

2) ARSLAN UŞAĞI: Ovacık, Kemah.

3) AŞURÂNLILAR: Ovacık, Erzincan.

4) BAHTİYARLILAR: Hozat, Azerbaycan, Kuzey İran ve Horasan.

5) BAL UŞAĞI:Erzincan-Çayirlı, Pülümür, Ovacık.

6) BALIYANLILAR: Malatya. Bu aşiretin bir bölümü Şeyhhasanlı'dır.

7) BAHŞİŞLİLER: Keban, Baskil, Adana, Mersin, Antalya, Bulgaristan.

8) BİRMANLILAR: Erzincan, Ovacık, Pülümür.

9) BÜTÜNKANLILAR: Erzincan,Tercan, Kiği.

10) FERHATÂNLILAR: Hozat, Çemişkezek.

11) GEVÂNLILAR: Hozat, Ovacik.

12) GÜLABİ UŞAĞI: Ovacik, Kemah-Herdif Köyü.

13) HASANÂNLILAR: Mazgirt, Kiği, İçel, Diyarbakır.

14) İKSORLULAR: Malatya, Elaziğ, Mazgirt, Nazmiye, Pülümür, Hozat.

15) KALAN UŞAĞI: Malatya, Ovacık, Mazgirt .Yukarı Abâsan, Kesel, Bozukanlı olmak üzere üç obaya ayrılır.

16) KARABALI UŞAĞI: Hozat, Ovacık, Çemişgezek. 1700'lü yıllarda bu oymağın bir bölümü Kırşehir'de zorunlu iskân edilmiştir. Kocaeli yarımadası. (Köseköy ve Bayraktar, Gölcük)

17) KARİKALİ UŞAĞI: Erzincan, Pülümür.

18) KEÇELİ UŞAĞI: Ovacık-Çat-Eğimli-Çambudak-Balveren-Aktaş-Yakatala.

19) KIRGANLILAR: Hozat-Deşt, Ovacık-Eğrikavak-Çemberlitaş.

20) KOÇ UŞAĞI: Hozat, Çemişkezek, Ovacık, Kiği (Holhol) Kurmeşli, Erzincan, Pülümür- Altınhüseyin.

21) KOÇGİRİLİLER: Bu Aşiretin bir bölümü Şeyh Hasanlı’dır. Sivas, Erzincan, Kayseri, Maraş, Tunceli.

22) KORMEŞLİLER: Erzincan, Pertek.

23) LAÇİNÂNLILAR: Hozat, Ovacık.

24) MAKSUT UŞAĞI: Hozat, Ovacık.

25) PEZGEVRÂNLILAR: Hozat, Pertek, Ovacık.

26) REJİK UŞAĞI: Çemişgezek, Hozat, Ovacık.

27) SEYYİDÂNLILAR: Tunceli, Pertek, Mazgirt, Hozat-Karabekir-Balkaymak; Nazmiye, Çemişgezek-Karacaköy.

28) SEYYİD KEMAL UŞAĞI: Erzincan, Ovacık.

29) SÜLEYMAN UŞAĞI: Ovacık.

30) ŞAM UŞAĞI: Ovacık-Otlubahçe-Tozkoparan-Bilge.

31) ŞAVALANLILAR: Erzincan - Tercan - Sarıkaya - Gedikdere - Sağlıca - Çakmaklı - Çayırlı - Eşmepınar - Boğazlı - Kavaklı - Harşen; Tunceli, Nazmiye, Pülümür.

32) ŞEYH AHMED DEDE UŞAĞI: Elazığ-Keban-Baskil, Malatya.

33) ŞEYH HASANÂNLILARIN OBALARI: Baskil, Arapgir, Keban, Eğin, Sivas, Tokat - Oktap, Kırımoluk, Almus, Büyük - Agöz, Yozgat - Çerçi - Göçetköm;  Amasya - Guyma, Çorum - Palapıyık - Sırıklı; Samsun- Ladik - Karapınar köyü, Vezirköprü, Malatya; Adıyaman,  Elazığ; Kale, Zırkı, Adaf, Denizli, Pınarlar, Dingider, Eğribük, Korucuk, Tunceli ,Ovacik, Mazgirt, Pülümür - Dereboyu - Çakırkaya - Koçtepe - Karagöz - Boğal; Gümüşhane - Kelat - Çömlekçik, Kozoğlu, Devekurusu, Güllüce, Obalar, Artdağ, Erzican;Palanga, Çayırlı - Bozağa, Yeşilbük, Büyükyaylı, Çayönü, Şengül, Sürümlü, Yaylakent, Sarıtaş, Hozanli, Yaylalar, Tosunlar, Çiftlik, Balibey, Oğultaşı; Maraş - Alibey, Ulaş - Çavdarlı, Zara - Sancakkale, Erzurum - Aşkale, Bingöl, Muş, Diyarbakir, Adana - Kozan, Mersin - Tarsus, Ermenek, Antalya, Ankara, Balıkesir - Edremit, Bigadiç.

34) TOPUZ UŞAĞI: Ovacık, Pülümür.